YÖRÜK KÖYÜ’NDEN ÇIKAN BAŞARI ÖYKÜSÜ

Yıl 1976... Adana’nın Aladağ ilçesine bağlı Dayılar Köyü’nde, 10 çocuklu bir ailenin ferdi olarak dünyaya geldi. Toros Dağları’nın eteklerinde bulunan, Yörük kültürünün hâkim olduğu bir köyde yetişti. Okulu köyüne 8 kilometre uzaklıktaydı. Yol tamamen dağlık, taşlık ve oldukça zorluydu. Her gün bu yolu yürüyerek gidip geliyordu. İşte bugün bu köyden çıkan başarı öyküsünün evindeyiz. Vali Erdinç Yılmaz’ın konağındayız. Bugün sizlere bir başarı öyküsünü aktaracağız…

“Ben Toros Dağları’nın eteklerinde bulunan, tamamen Yörük kültürünün hâkim olduğu bir köyde büyüdüm. Rahmetli babam çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşırdı. Ben 10 çocuklu bir ailede yetiştim. İlkokulu köyümüzde okudum. Daha sonra hayatımın yönünü değiştiren önemli bir olay yaşandı. İlkokul öğretmenim Hasan İşiyok, okullar açılmadan önce köyümüze gelmişti. Babama, ‘Erdinç’i ortaokula kaydettirdin mi?’ diye sormuş. Babam da ‘Hayır.’ cevabını verince öğretmenim yol boyunca babama, ‘Bu çocuğun hakkını yiyemezsin. İstikbali çok parlak… Sen kaydettirmezsen ben götürür kaydettiririm.’ demiş.”

BENİM İÇİN BAMBAŞKA BİR DÜNYA

“Babam eve geldiğinde bana, ‘Oğlum, seni ortaokula yazdırsam okur musun?’ diye sordu. Ben de hiç düşünmeden, ‘Okurum baba.’ dedim. Ertesi gün gidip beni ortaokula kaydettirdi. İlk kez spor ayakkabı, eşofman ve takım elbise aldım. Benim için bambaşka bir dünyaydı.”

SEYİT DERESİ TAŞARDI

5.2 Büyüklüğünde deprem oldu!
5.2 Büyüklüğünde deprem oldu!
İçeriği Görüntüle

“Ancak okul köyümüze yaklaşık 8 kilometre uzaklıktaydı. Yol tamamen dağlık, taşlık ve oldukça zorluydu. Hemen hemen her gün yürüyerek gidip geldim. Kışın yağmurlar yağınca Seyit Deresi taşardı. Babam akşamları derenin en dar noktasında beni beklerdi. Oradan birlikte geçerdik. Ailem akrabaların yanında kalmamı çok istedi ama ben hiçbir zaman kabul etmedim. Her gün gidip gelmeyi tercih ettim.”

2-748HAYATINI DEĞİŞTİREN İKİ ÖĞRETMEN

“İlk zamanlar derslerde başarılı değildim. Köyden geldiğim için şehirdeki öğrencilerin çok daha ileride olduğunu gördüm. Hatta sınıfta kaldığım bile oldu. Daha sonra hayatımı değiştiren ikinci öğretmenim çıktı karşıma. Ayşe Koçak... Hacettepe Üniversitesi’ni birincilikle bitirmiş idealist bir tarih öğretmeniydi. Dersleri öylesine güzel anlatıyordu ki tarih dersini sevmeye başladım. Daha önce derslerle ilgisi olmayan ben, bir anda tarihin en başarılı öğrencilerinden biri oldum.”

TARİH SINAVI

“Sınavlara hazırlanırken koyun ve keçi otlatmaya gidiyordum. Koltuğumun altında yalnızca tarih kitabım olurdu. Bir gün tarih sınavı olduk. Hocamız sınav kâğıtlarını okumaya başladı. Sınıftaki öğrencilerin çoğu çok düşük not alıyordu. Ben ise 7 almıştım. O sınavda sınıfın en yüksek notu benimdi. İşte o gün kendime olan güvenim oluştu. Kendi kendime dedim ki, ‘Demek ki çalışırsam ben de başarabiliyorum.’”

YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA

“O günden sonra sürekli çalıştım. Teşekkür ve takdir belgeleri aldım. Liseyi birincilikle bitirdim. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü kazandım. Yüksek lisansımı ve doktoramı da birincilikle tamamladım.”

KAYMAKAMLIK HAYALİ

“Ortaokul ikinci sınıftaydım. O dönem Adana Valisi Recep Birsin Özen, okulumuza yakın bir köye gelecekti. Sağlık taramaları ve diş sağlığıyla ilgili bir etkinlik düzenleniyordu. Okul müdürümüz hazırlık yapıyordu. Ben de yanındaydım. Müdürümüz bile valiye mektup yazarken büyük bir heyecan yaşıyordu. O an kendi kendime, ‘Demek ki vali olmak çok büyük bir makam.’ diye düşündüm.”

NASIL VALİ OLUNUYOR?

“İçimden sürekli, ‘Keşke beni de karşılama heyetine seçseler.’ diye dua ediyordum. Gerçekten de seçildim. Vali Bey geldi. Bugün bile o anı dün gibi hatırlıyorum. Elini omzuma koydu, adımı sordu, bana diş fırçası ve diş macunu hediye etti. Çok babacan bir insandı. O gün kendi kendime şu soruyu sordum: ‘İnsan vali nasıl oluyor?’ Araştırdım. Önce kaymakam olmak gerektiğini öğrendim. İşte kaymakam olma hayalim o gün başladı…”

VALİ KONAĞI’NDA KEYİFLİ SOHBET, 23 TEMMUZ PERŞEMBE GÜNÜ DEVAM EDECEK…

Kaynak: Haber Merkezi