Örgütün işleyişinden 10 yıllık firarına kadar pek çok şeyi itiraf eden Karatepe, ‘Selim’ kod adı faaliyet gösterdiğini belirtti. FETÖ ile ortaokul son sınıftayken Eskişehir’de tanıştığını belirten Burkay Karatepe, evliliğini örgütteki izdivaç abisi diye tanımlanan kişi aracılığı ile yaptığını 15 Temmuz’dan sonra da evlendiği eşinin kendisini boşadığını belirtti.
"Maaşın yüzde 10’u ve promosyonlar FETÖ’ye verilir"
Askeriyede görev yapan FETÖ üyelerinin maaşlarının yüzde 10’u ile promosyonları himmet adı altında örgüte toplandığını ifade eden Burkay Karatepe, kendisine askeri öğrencilik yıllarında örgüt tarafından ‘kurmaylık’ vaat edildiğini ancak Özel Kuvvetler’i tercih ettiği yolunda ifade verdi.
"Bilgisayarda Excel dosyası ile herkes fişlenmiş"

Belirli zamanlarda örgüt evlerinde buluşup rapor verdiklerini de itiraf eden Karatepe, örgütteki abilerin bilgisayara rütbeli olan herkesi işleyip kimin ne kadar maaş aldığından kimin parasının nerede olduğuna kadar her şeyi not aldıklarını ve her ismin karşına da ‘müspet’ ya da ‘menfi’ şeklinde işaret koyduklarını belirtti.
"Yurtdışı görev ve gezilerde örgüt liderine ziyaret etmişler"
FETÖ’nün örgüt mensuplarına özel telefonlar verdiğini ve herkesin bir kod ismi bulunduğunu da itiraf eden Burkay Karatepe, "2012 yılının yaz aylarında ÖKK bünyesinde Amerika’ya paraşüt kursu için gittim. Colombus’ta bulunan askeri üsse eğitim için başladım. Yaklaşık 4 hafta burada paraşüt eğitimi aldım. Bu kursta askeri üste kalma zorunluluğumuz vardı. Kurs kısa süreli olduğu için ilk etapta askeri birlikte kalmaya devam ettim. Kurs için Amerika’ya görevlendirildiğim 2012 yılında Amerika’ya gitmeden önce bağlı olduğum abi Muhammet Baran ile yaptığımız görüşmede bana ismini hatırlamadığım Amerika’daki bir abinin numarasını verdi ve gittiğimde bu kişi ile irtibat kurmamı ve görüşmemi istedi. Amerika’dan tarifeli uçak ile önce Münih Havalimanına, oradan aynı gün aktarmayla Colombus’a gittim. Buradan kendi imkanlarımla eğitim alacağım askeri birliğe geçtim. Burada yaklaşık 4 hafta olan ilk eğitim bittikten sonra eğitimin ikinci aşamasından önce bir ara vardı. Bu izin esnasında Ankara’daki abinin verdiği numarayı arayarak görüştüm. Ben Amerika’ya gittiğimde oradan kullanmak üzere bir telefon hattı almıştım. Bu şahsı aradım ve Colombus’ta bir alışveriş merkezinde buluşmak üzere sözleştik. Bu alışveriş merkezinde buluştuk. Bu şahıs bana ismini söyledi ancak ismi şu an hatırlamıyorum, muhtemelen de kod isim söylemiştir. Bu şahsı görsem tanırım. Şahsın aracıyla evine gittik. Bu ev müstakil bir evdi. Evde şahsın eşi ve iki kızı vardı. Kızları 8 ile 10-12 yaşlarındaydı. Evde yemek yedik. Bir süre sohbet edip vakit geçirdik. Amerika’ya görevlendirildiğim dönemde benden sorumlu Muhammet Baran Amerika’da beni irtibatlandırdığı abi vasıtasıyla Pensilvanya’ ya gidebileceğimi, böyle bir imkan olduğunu, bana numarasını verdiği kişinin bu konuyu ayarlayacağını söylemişti. Yani bu durum, Pensilvanya’ya gitme konusu, Ankara’da iken kararlaştırdığımız bir konudur. Amerika’da evinde görüştüğüm şahıs bana bir numara verdi. Ben araba kiralayarak 5-6 saatlik bir yolculuk sonrası Pensilvanya’ya gittim. Şahsın verdiği numara ile irtibata geçtim. Bu görüştüğüm kişi bana bir konum gönderdi. Gönderdiği konuma gittim ve şahısla buluştum. Bu şahıs bana ismini söyledi ancak şu an ismini hatırlamıyorum. Bu kişi ile birlikte Pensilvanya’da bulunan Fetullah Gülen’in kaldığı malikaneye gittik. Buranın yakınında şahısla buluşunca ben kiraladığım aracı bırakarak şahsın aracı ile buraya geldik" dedi.
"Uydu takibini engellemek amacıyla kıyafet değiştirip şapka ve gözlük taktık"
Pensilvanya’da FETÖ Liderinin malikanesine girmeden önce uydu takibini önlemek amacıyla bazı tedbirler aldıklarını da itiraf eden Burkay Karatepe, "Malikanenin bulunduğu araziye girmeden önce şahıs bana kıyafetlerimi değiştirmemi, şapka ve gözlük takmamı, bu durumu uydu ile takibin engellenebilmesi amacıyla tedbiren aldıklarını söyledi. Ben de kıyafetlerimi değiştirip bana verdikleri kıyafetleri giyerek, şapka ve gözlük takmak suretiyle evin bulunduğu araziye giriş kapısından şahısla birlikte giriş yaptım. Burada bizi karşılayan kişiler beni bir odaya yerleştirdiler. Beni buraya getiren şahıs ise ayrıldı. Ben kendisini daha sonra görmedim. O gece bana gösterilen odada kaldım. Ertesi gün Fetullah Gülen ile görüşmek üzere kaldığı konuta götürüldüm. Geceyi geçirdiğim yer bu evin yakınında buradan bağımsız ayrı bir binaydı. Eve girdiğimde önce bekleme salonuna aldılar. Burada beni Cevdet Türkyolu isimli şahıs karşıladı. Ben Fetullah Gülen’e hediye olarak Özel Kuvvetler kantininden aldığım bir bıçak götürmüştüm. Bunu Cevdet Türkyolu’na gösterdiğimde "hediye olarak bunu mu getirdin" şeklinde aşağılayıcı bir tavırla söylendi. Beni bekleme salonuna aldı, burada beklemeye başladım. Fetullah Gülen’in bulunduğu odadan çıkan kişiler gördüm. Bu şahısları tanımıyorum. Benim sıram gelince odaya alındım. Odaya girdiğimde Fetullah Gülen odada değildi. Ben girdikten bir süre sonra başka bir kapıdan odaya girdi. Burada bana ismimi sormadı, nerde görev yaptığımı sordu. Ben de kendisine Özel Kuvvetlerde görev yaptığımı söyledim. Evli olup olmadığımı sordu. Ben bekar olduğumu söyledim. Başka bir detay sormaksızın bana mırıldanır şekilde dua okudu. Burada yaklaşık 10-15 dakika kadar Fetullah Gülen ile odada başka bir şahıs bulunmaksızın görüştüm. Bana dua okuduktan sonra odadan ayrıldım" diye ifade verdi.
10 yıllık firar süresini anlattı
İfadesinde 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra 10 yıllık firari dönemi nasıl geçirdiğini de ifadesinde dile getiren Karatepe, "İzmir’ e ulaştığımda akşam saatleriydi. Buradan Bornova Hükümet konağının üst tarafında oturan ve köylümüz olan Bayram Fil ve Binnaz Fil’in evlerine gittim. Bu eve yürüyerek gittim. Binnaz Fil kapıyı açtı. Beni karşıladılar. Binnaz teyze boynuma sarılıp ağlamaya başladı. Evde Bayram Fil ve Binnaz Teyze bana "nasıl böyle bir olayın içerisinde olursun" diye kızdılar. Yemek yedim, duş aldım. Onlardan direk olmamak kaydıyla babama burada olduğumu söylemelerini istedim. Bayram Fil babama ulaştı. Kimin vasıtası ile ulaştığını bilmiyorum. Bu evde bir gece kaldım. Ertesi gün babam bu eve yanıma geldi. Birlikte evden ayrıldık. Babam yanında telefon ile gelmişti. Güvenli olmadığını düşünerek babamın telefonunu kırıp attım. Dışarda babamla bir süre vakit geçirdik. Tekrar Bayram Fil’in evine döndük. Bayram Fil’ in oğlu Mehmet Fil bana seni istediğin yere götürebilirim dedi. Aynı gün gece 23/24.00 sıralarında Mehmet Fil’ in arabası ile Mercedes marka o dönem için son model olan, anlattığı kadarı ile dedesinin rahatsızlığı sebebiyle ÖTV indirim olarak almışlar, araç ile evden ayrılarak yola çıktık. İzmir, Manisa, Uşak üzerinden yaklaşık 3-4 saatte Emirdağ’ a ulaştık. Yolda tenha bir yerde bir kez mola verdik. Benim ailem aslen Afyon Emirdağ’ a bağlı Bağlıcak köyündendir. Burada annemin babasına ait köy evine gittik. Eve gelince evde Dayım İsmet Biçer’ in akrabası olan şahısların olduğunu gördüm. Ben evin boş olduğunu sanıyordum. Bu şahıslarla evde bir süre oturdum. Çay içtik. Olaydan haberleri vardı. Dayımı eve çağırmalarını istedim. Dayım gelince bana nasıl bir işe bulaştın, neden böyle bir şey yaptın diye kızdı. Benden ne istiyorsun dedi. Beni Eskişehir Mahmudiye ilçesindeki Teyzem Cemile Akkoyun’un yanına götürmesini istedim. Aynı gün dayıma ait araçlaydım ve eşi ile birlikte Teyzemin evine gittik. Beni evin yakınında bıraktılar ve gittiler. Teyzem yaşlıydı. Eve gidince eni kabul etti. Televizyondan bir şeyler görmüş fakat konunun tam olarak ne olduğunu anlamamıştı. Teyzemin eşi Ramazan Akkoyun da evdeydi. Çocukları evli ve evleri ayrıdır. Gece burada kaldım. Sabah eniştem evden ayrıldı. Burada 2-3 gün kaldım. Eniştem Ramazan kahvede olayın ne olduğunu ve benim arandığımı görmüş eve gelip bana hemen buradan uzaklaş, benim başımı belaya sokma dedi. Gidecek yerim olmadığı için babama haber vermelerini istedim. O gece evin çatısında yattım. Ertesi gün babam buraya, ablam ile birlikte kiralık eski model bir araçla buraya geldiler. Beni aldılar. Babam beni yaylaya götüreceğini söyledi. Bağlıca köyünün ortak yaylası olan yere götürdü. Babam erzak ve kıyafet getirmişti. Eksik olan malzemeleri de giderken yoldan babama aldırdım. Burada açık alanda 5 gün kadar kaldım. Yaylada çeşmeye yakın bir yerde açık alanda kaldım. Burada barınak tarzı derme çatma bir yer yapmaya başladım. Yaylada iken burada birsiyle karşılaştım. Ailem ile kavga ettiğimi kafamın bozulduğunu söyleyerek geçiştirdim. Beş günün sonra babam ve ablam başka bir araba ile yaylaya geldiler. Beni ilk bıraktıklarında benimle bir daha irtibata geçmemelerini, yanıma gelmemelerini, burada yaşayabildiğim kadar yaşayacağımı söylemiştim" ifadelerini kullandı.
"Sahte kimlik ve Salih ismiyle yaşadım"
Kendisi ile ilgili haberleri görünce yakalanma endişesi ile sahte kimlik ve kendisine taktığı Salih ismi ile firari hayatına devam ettiğini belirten Burkay Karatepe, "Babam cezaevinden çıktıktan sonra bana Tayfun Gezveci adına düzenlenmiş eski tip sahte kimliği getirmişti. Afyon’a geldikten sonra kendimi Salih ismi ile tanıttım. Hurda toplama işini bir süre yaptım. Ayrıca inşaat işlerinde amele olarak çalışmaya başlamıştım. İlk eve taşındığımda iki yıl kadar hiçbir işte çalışmadım. Evden dışarıya zorunlu olunca geceleri çıkıyordum. İki yıl sonunda önce hurda toplama işlerine başladım. Bu süreçte ufak ufak inşatlarda amelelik yapmaya da başlamıştım. Bu süreçte ayrıca Pakistanlı Agha Waqar, Kale civarında hediyelik üç boyutlu tablo satışı yapıyordu. Ben de Agha Waqar'dan satmak üzere bana da bu tablolardan getirmesini istedim. Aldığım tabloları Ayşe Çelikbilek ismindeki bir bayan şahsa kendini bir miktarını almak üzere seyyar olarak satması için anlaştım. Bu bayan şahıs zaten Kale civarında kendi evinin önünde hediyelik küçük eşyalar satıyordu. Ben Aga Waqar'dan aldığım üç boyutlu tabloları Ayşe Çelikbilek’e vererek 3-4 yıl oyunca satışını sağladım ve gelir elde ettim. Ayşe Çelikbilek isimli şahsı daha önceden tanımam. Kale civarında dolaşırken seyyar satıcılık yaptığını gördüm. Kendisi ile tanıştım ve sohbet ettik. Daha sonra Agha Waqar'dan aldığım üç boyutlu tabloları bu şahsa vererek satmasını kendi yapını vermek üzere anlaştım. Bu kişiyle tanışınca önce onun evinin boya ve badanasını yaptım. Zaten inşaat işlerine amele olarak gidiyordum. Zamanla oturduğum mahallede ve çevrede bu işleri yaptığım bilinir oldu. Ben de boya ve seramik, mermer ve çatı aktarma konusunda işleri öğrenmiştim. Bu şekilde ufak inşaat ileri yaparak hara kazandım. 15 Temmuzda benimle ilgili haberleri görünce, bu tadar göz önünde olmam sebebiyle birilerinin beni tanıyabileceği şüphesine düştüm. Evden taşınmaya karar verdim. Bu dönemde inşaat işleri dolayısıyla 2022 veya 2023 yılında Özcan Atlı ile tanıştım. Birlikte birçok kez iş yaptık. Bana iş bulduğu da oldu. Yeni bir ev aradığımı söyleyince bir evin olduğunu söyledi. Özcan Atlı bu haberlerden beni görünce tanıdı. Önce inkar ettim fakat sonra kabul etmek zorunda kaldım. Daha sonra bana bahsettiği evi tutmaya karar verdim. Eşyalarımı evde bırakarak Özcan’ın bulduğu evde gittik. Bundan önce ilanlardan Özcan ile evlere baktık. Fakat çeşitli sebeplerden ev tutamadım. Sonra bu evden bahsetti. Kendimi apar topar bir valiz hazırladım. Özcan’ın yanına giderek bir gece iş yerinde yattım. Ondan sonra ev aramaya başladık. Daha sonra Özcan tanıdığı birinin evi olduğunu söyledi. Yakalanmadan bir iki gün önce, Özcan ev sahibine benim bir ustam var, maddi durumu iyi değil yanımda çalışacak, bir süre evde kalabilir mi diye sorarak bu evi bu şekilde tuttuk. Özcan’ın dükkanında bekledim. Özcan anahtarı aldı geldi ve eve geçtik. Eve geçince Özcan’dan bana bir telefon ve hat getirmesini istedim. Bir iki saat sonra Özcan bir hat ve telefon getirdi. Bu telefondan bir kez Özcan’ı aradım. Özcan evden ayrıldı. Aynı gece polisler bu eve gelerek beni yakaladılar" ifadeleri tutanaklarda yer aldı.




