Yıkılan eski Devlet Hastanesi arazisi ile eski Hava Hastanesi binası ve arazisi Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle özelleştirme kapsamına alındı...
***
Şimdi bu karardan dönülmesi için yargı yolu haricinde tek bir yol var.
O yol da, Cumhurbaşkanının aynı yetkiyi kullanarak yeni bir kararname imzalaması.
***
Yani, Cumhurbaşkanı yeni bir kararname imzalayarak, önceki kararnameyi tamamen yürürlükten kaldırabilir ya da mevcut kararnamede değişiklik yapar. Bu da yine resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer.
***
Sonuç olarak:
AK Parti İl Başkanı “Sağlık Bakanımızla görüştük. Eskişehir'deki sağlık alanlarının özelleştirilme kapsamından çıkartılması yönünde irade ortaya konuldu. Eskişehir'deki sağlık alanları katiyen satışa konu edilmeyecek” diyerek, eski Devlet Hastanesi arazisi ile eski Hava Hastanesi bina ve arazisinin özelleştirme kapsamından çıkartıldığını ima ediyor ya...
***
Maalesef resmiyette işler onun dediği gibi işlemiyor.
Zira...
Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere Cumhurbaşkanı kararnamesi ancak Cumhurbaşkanı kararnamesiyle iptal ediliyor ya da değiştirilebiliyor.
O yüzden...
AK Partililerin “Eskişehir'deki sağlık alanları özelleştirme kapsamından çıkartıldı” sözlerine, kapsamdan çıkartıldığına dair yeni bir Cumhurbaşkanı kararı imzalanıp, bu karar da resmi gazetede yayımlanmadan kesinlikle inanmam!
***
Böyle bir karar Cumhurbaşkanı tarafından imzalanır, resmi gazetede yayımlanır ve Eskişehir sağlık alanları böylece özelleştirme kapsamından çıkarsa eyvallah...
“Uğraştılar, görüştüler eski devlet hastanesi ve Hava Hastanesini özelleştirme kapsamından çıkartmayı sağladılar” diye takdir ederiz...
Fakat...
Bu olmaz ve söz konusu sağlık alanları özelleştirme kapsamında kalmaya devam ederse, bizimkiler bu açıklamalarıyla resmen fiyasko üzerine başka bir fiyaskoyu daha eklemiş olurlar.
Bizden söylemesi...

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
BÜYÜKERŞEN: KAMUOYU BELEDİYE BAŞKANINI TANIR, BİLİR. KADROSU UMURUNDA BİLE OLMAZ...
Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'ye seçildiği günden beri “Kendi kadronuzu kuracak mısınız?” sorusunun yöneltildiğini, bu soruya her defasında “Bu kadro benim 8 yıldır birlikte görev yaptığım kadro” cevabını verdiği ile ilgili bir yazı kaleme almıştık önceki gün...
***
Önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen okumuş yazıyı, aradı...
“Aslında bu yeni kadro kurulması yakınmaları kamuoyundan değil bizzat belediyenin içinden çıkar. Kamuoyu kadro ile ilgilenmez bile. Ama her seçim sonrası belediye içinde bir üst göreve yükselmek isteyenler hemen kaynaşmaya başlar. Önce basın yoluyla bu mesele dillendirilir, ardından siyaset meselenin üzerine çullanır. Yapılamayan ne kadar iş varsa kadroya yüklenir. Kadroda kimin olduğu kimin olmadığı vatandaşın umurunda bile değildir” diye başladı anlatmaya...
***
Büyükerşen 25 yıllık fiili tecrübesine dayanarak, belediyelerde kadro meselesinin tartışmaya açılmasının, bizzat belediyeler içinde yer alanların “Birinin ayağı kaysın, ben geleyim” hesabı ile yarattığı bir mesele olduğunu söylüyor. Belediye başkanlarının da bu meseleyi kamuoyunun isteği olarak algılama gibi bir yanılgıya düştüğünü ifade ediyor.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
İKİ TARAF DA HAKLIYSA...
CHP'liler iktidarı, şehrin kamusal alanlarını satmakla suçluyor.
AK Partililer de belediyeleri, ellerindeki mülk ve arazileri satmakla suçluyor.
Aslına bakarsanız her iki tarafın da haklı olduğu çıkıyor ortaya.
Zira...
İktidar da belediyeler de satıyor!
***
“İki taraf da haklıysa” genelde ortada görünmeyen bir üçüncü taraf vardır ve çoğu zaman kaybeden odur.
Bu tür durumlarda kaybeden, ortak zemin, güven ve en nihayetinde toplumun kendisi olur.
***
Çünkü herkes kendi açısından haklıyken kimse geri adım atmaz; çözüm değil, çıkmaz büyür.
Olan da tarafların ötesinde kalanlara yani gündelik hayatını sürdürmeye çalışan insanlara olur. Gürültü artar, sonuç çıkmaz, bedeli ise sessiz çoğunluk öder.
Kısacası, iki tarafın da haklı olduğu yerde kazanan pek çıkmaz; ama kaybeden genelde hep aynıdır.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,