Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos, basın meslek örgütleri adına kamuoyuna yönelik sert ve çarpıcı bir açıklama gerçekleştirdi. Türkiye'de medya üzerindeki denetim, tutuklama ve sansür baskılarının tahammül sınırını aştığını belirten Lodos, "Artık yeter! Nefes alamıyoruz!" diyerek iktidarın basın politikalarına tepki gösterdi. Gazeteciliğin siyasi iktidarların ya da sermaye odaklarının değil doğrudan halkın hizmetinde olması gerektiğini vurgulayan Lodos, bağımsız basının olmadığı bir iklimde demokrasiden söz edilemeyeceğini net bir dille ifade etti.

Eskişehir'de Gazze için 'Hayır Çarşısı' kuruldu...
Eskişehir'de Gazze için 'Hayır Çarşısı' kuruldu...
İçeriği Görüntüle

​I M G 1011

"Gazetecilik Suç, Haber Tehdit Sayılıyor"

​Açıklamasında basın mensuplarının karşı karşıya kaldığı kurumsal ve hukuki kuşatmayı detaylandıran Eylem Lodos, televizyon kanallarına atanan kayyımlardan haber sitelerine getirilen erişim engellerine kadar uzanan tabloya dikkat çekti. Lodos, "Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız" dedi. Basın özgürlüğünün yok edildiği bir yapıda çalışanların da sosyal haklarının tırpanlandığını belirten Lodos, "Gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırıldığı ve açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez" ifadelerini kullandı. Gazetecinin asli görevinin kamusal fayda üretmek olduğunu hatırlatan ÇGD yöneticisi, iktidarın bilinmesini istemediği gerçekleri halk adına ortaya çıkarmanın vazgeçilmez bir meslek ilkesi olduğu söylemlerinde bulundu.

​I M G 20261024 W A0013(1)

"Hedef Sadece Haberciler Değil, Toplumun Gerçeğe Ulaşma Hakkıdır"

​Baskı ve sansür politikalarının arkasındaki temel hedefin toplumsal bilinci köreltmek olduğunu vurgulayan Lodos, son yıllarda bağımsız mecralara yönelik sistematik engellemelere değindi. Gazetecilerin kamu kaynaklarının kullanımını, yolsuzluk iddialarını ve ezilenlerin hak arayışlarını duyurdukları için bedel ödediğini dile getiren Lodos, "Gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkûm edilir. İstenen de tam olarak budur: Gazeteci yazmasın, toplum gerçekleri öğrenmesin" dedi. Sansür mekanizmasının doğrudan vatandaşı hedef aldığını aktaran Lodos, "Susturulan sizin hakkınızdır. Engellenen sizin gerçeklere ulaşma hakkınızdır. Kapatılan sizin politik iradenizi oluşturma hakkınızdır. Sadece gazeteciler değil siz de susturuluyorsunuz" ifadelerini kullandı. Sektördeki oto sansür mekanizmasını ve mesleki dayanışma eksikliğini de eleştiren Lodos, kimliğine veya yayın çizgisine bakılmaksızın her gazetecinin hakkının savunulması gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulundu.

​I M G 20261024 W A0015

Basın Meslek Örgütlerinden 6 Maddelik Acil Talep Listesi

​Konuşmasının son bölümünde "Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur" mesajını yineleyen Eylem Lodos, tüm meslektaşlarını ve yurttaşları sansüre karşı ortak mücadeleye davet etti. İktidara ve yargı mercilerine seslenen Lodos, acil olarak yerine getirilmesi gereken talepleri kamuoyu önünde sıraladı:

​Tutuklu bulunan basın mensuplarının derhal serbest bırakılması,

​Haberin ve gazetecinin üzerindeki yargı sopasının geri çekilmesi,

​Medya kuruluşlarına yönelik kayyım uygulamalarına son verilmesi,

​İnternet medyasına ve sosyal ağlara dönük hukuksuz erişim engellerinin kaldırılması,

​Kamu ilan ve reklamlarının adil ve eşit dağıtılması,

​Anayasa ile teminat altına alınmış olan basın özgürlüğünü zedeleyen tüm idari ve hukuki saldırılardan vazgeçilmesi.

Muhabir: Burak Akın