Alpu ilçesi sınırları içinde kömürlü termik santral yapılmak istenilmesi şehirde büyük tartışmalara neden olmuştu, hatırlarsanız.

***

Bir yandan kurulmak istenilen santralin suyu, çevreyi ve doğayı mahvedeceğini söyleyen çevreciler ve vatandaşlar santralin kurulmasından vazgeçilmesi için ayaklanırken, diğer taraftan bakanlık kurumları santralin çevreye bir zararı olmayacağına ilişkin bilgilendirme toplantıları yapmış, hatta bu toplantılarda muhtarlara kömürden yapılmış kremler ve güzellik malzemeleri hediye etmişti.

***

Defalarca ihaleye çıkılmasına rağmen açılan ihalelere giren olmaması nedeniyle santralin kurulması ertelenirken, bakanlık bu santralin kurulmasından bir türlü vazgeçmedi.

***

Büyük ova olarak adlandırılan alanın içinde ve verimli tarım arazilerinin üzerinde kurulmak istenilmesine rağmen bakanlık bu santralin kurulmasında ısrarcı olurken, süreç içinde santralin kurulmamasına yönelik çeşitli davalar açıldı.

***

İşte o davalardan en önemlisi önceki gün sonuçlanmış.

***

Bursa Bölge İdare Mahkemesi, verimli tarım arazilerinin termik santral enerjisi üretim alanı olarak kullanılmasına izin veren tüm işlemleri iptal ederek Beyazaltın ve Kozlubel mahallelerindeki tarım alanlarının korunmasına hükmetmiş...

***

Böylece bölgede kömürlü termik santral kurulması imkânsız hale gelmiş.

***

Söylenilenlere bakılırsa mahkemenin aldığı bu karar aynı bölgenin yanı başında başlatılan URAYSİM yani Uluslararası Raylı Sistemler Projesi’ni de etkileyebilecek bir karar.

***

Bozan-Çardakbaşı ve Yeşildon bölgesinde başlayan projenin de verimli tarım arazileri üzerinde olmasının bu projeyi de emsal mahkeme kararıyla durdurabileceği ifade ediliyor.

***

“Neticede bu proje de söz konusu tarım alanlarının korunması ile ilgili” yorumları getiriliyor...

1-779

2-645

KADINLAR ATATÜRK SAYESİNDE...

Yıl 1959…
Yer Amerika Birleşik Devletleri.

***

Ruth Bader Ginsburg isimli başarılı bir kız öğrenci Harvard Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesini kazanır.
Kadınlar tuvaletinin bile olmadığı üniversiteyi birincilikle bitirir.
Amacı avukat olmak…

***

Fakat hiçbir hukuk bürosu kadın olduğu için onu işe almak istemez..
-“Kadından avukat olmaz” derler…
-“Eşin zaten Yahudi” derler…
-“Çocuğun var. Git evde ikincisini doğur” derler.

***

Çok istediği avukatlığı bir türlü yapamaz.
Mecburen akademisyen olur ve profesörlüğe kadar yükselir.
Ama avukatlık yapma çabasından da bir türlü vazgeçmez.

***

En sonunda Amerikan Vatandaş Özgürlükleri Birliği (ACLU) eşit haklar davası için görevlendirir kendisini.
Davaya girer ve kazanır.

***

Kazandığı dava ülke genelinde hem büyük ses getirir, aynı zamanda Amerika’da kazanılmış ilk cinsiyet ve eşit haklar davası olur.
Ginsburg Amerika’nın ilk ve en önemli eşit haklar savunucusu olarak tarihe geçer.

***

Yıl 1925…
Yer Türkiye Cumhuriyeti…

***

Süreyya Ağaoğlu isimli başarılı bir kız öğrenci İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden birincilikle mezun olur.
Amacı avukat olmak…

***

Adalet Bakanlığında staja başlar.
Ama öğle yemeği sorunuyla karşılaşır.

***

Evine gidemez, çünkü bakanlık evine çok uzaktır.
O zamanlar Ankara’da yemek yenecek bir tek İstanbul Lokantası vardır ve sadece milletvekillerinin yemek yediği bu lokantada kadınların yemek yediği görülmüş şey değildir.

***

Durum bir şekilde Atatürk’e intikal eder.
Atatürk hemen birkaç milletvekilini arayarak İstanbul Lokantası’na eşleriyle birlikte gidip yemek yemelerini söyler.
Süreyya Ağaoğlu’na da “Lokantada yemeklerinizi yiyebilirsiniz” mesajını gönderir.

***

Genç avukat adayı çekinerek gittiği lokantada milletvekili eşlerinin de olduğunu görür.
Kimse o kadınları bakışlarıyla bile rahatsız etmeye yeltenemez.

***

Bu bir ilk olur...

***

Atatürk ve Türkiye’nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu, kadınların tıpkı erkekler gibi bir lokantada yemek yiyebilmesine de öncülük eder...

***

Süreyya Ağaoğlu ise Türkiye’nin ilk kadın avukatı olarak mesleğini son derece başarılı bir biçimde sürdürür.

***

Sonuç olarak…

Amerika’nın ilk kadın avukatı 1959 yılında ilk davasına girdiğinde, Türkiye’nin kadın avukatları, başta Süreyya Ağaoğlu olmak üzere, erkek avukatlarla eşit haklara sahip bireyler olarak 34 yıldır avukatlık yapıyordu bu ülkede…

***

Yukarıdaki yazıyı, yarın Dünya Kadınlar Günü olması nedeniyle özellikle yazma gereği duyduk…

Yazarken de…

***

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dâhiliğini ve ileri görüşlülüğünü ve özellikle de kadınlara verdiği önem ve değeri bir kez daha vurgulamadan, ona bir kez daha hayranlık duymadan geçemedik…

K A D I N L A R-3

DELİKLİTAŞ'IN DELİK DEŞİK TAŞLARI!

Fotoğraf, Deliklitaş Mahallesi Değirmen Sokağı'nın hemen arkasında bulunan bir tretuvarı gösteriyor.
Fotoğrafı çeken ve sosyal medyaya koyan vatandaş, bu halde bulunan tretuvarın en az 2-3 yıldır bir türlü onarılmadığından yakınmış, haklı olarak.

***

Deliklitaş gibi şehrin ortasında bulunan bir mahalleye yakışmadığı ifade edilmiş.
Bu manzara gerçekten olacak şey değil.

***

Nedir ki yani bir tretuvarı onarıp düzgün hale getirmek?
İki kişiden oluşan bir belediye ekibinin en fazla bir iki saatini alır.

***

Ama gelin görün ki yıllardır yapılmıyormuş.
Mahallenin ismi Deliklitaş diye, bu mahallenin tretuvar taşları da delik deşik halde olmamalı değil mi?

D E L İ K L İ T A Ş