AK Parti'nin Eskişehir'deki aktörleri yıllardır aynı cümleyi kurup “Eskişehir'e Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımını yaptık” söylemimde bulunduğunu yazdık önceki gün bu sütunlarda.
Sürekli olarak iktidarlarının Eskişehir'e 23 yılda 367 milyar liralık yatırım yaptığı ile övündüğünü ancak bu söylemin Eskişehir kamuoyunda gerçekten karşılığı olup olmadığını sorduk?
***
Zira bu söylemin kamuoyunda bir karşılığı da inandırıcılığı da pek yoktu.
Çünkü...
Eskişehir’in, büyükşehirler arasında, iktidarın yatırımlarından en az payını alan şehir olduğunu, öte yandan, Eskişehir kamuoyunda uluslararası standartlara sahip havaalanından yurt içi uçak seferlerini başlatamamış, karayollarının kesiştiği şehre bir alternatif çevre yolu kazandıramamış, Demiryolu kentini demiryolu ile limana kavuşturamamış, hızlı treni olan ama bilet işini çözememiş, Devlet hastanesi sözü verip, yerini özelleştiren bir iktidar algısı olduğunu dile getirip şu yorumda bulunmuştuk: “İktidar Eskişehir'e Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımını yaptığı söyleminin kamuoyunda karşılık bulmasını istiyorsa, önce kamuoyunun yukarıda sıraladığımız “Yap(a)madıklarını yapması lazım.”
***
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak aradı yazı ile ilgili...
“Eskişehir'e bu kadar hizmeti biz yapmadıysak ki yaptı?” diye sordu telefonu açar açmaz...
Yukarıda da sıraladığımız yapılmayan yatırımları sorduk?
“Hepsi olacak. Her biri ili ilgili girişimlerimizi yaptık ve oldukça da mesafe katettik.” dedi...
***
Gürhan Albayrak şehirde bir sahipsizlik sorunu olduğunu söylüyor.
“Herkes her şeyi istiyor, eksiklikleri sıralıyor ama kendisi olaylara müdahil olmuyor. Katkı sağlamıyor” dedikten sonra “Bak uçak seferleri için iki kez Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanına gittik. Halbuki Eskişehir'de Unakıtan zamanında uçak seferleri konuldu. Kimse sahip çıkmadı. Uçaklar boş gidip boş gelince THY zarar ettiği için seferlere son verdi. Halbuki o zaman sahip çıkılsaydı, belediyeler, odalar, mesleki örgütler “Bu uçaktan üyelerimiz yararlanacak” diye her ay belirli oranda koltuk satın alsaydı. Seferler belli bir düzene girer, hala devam ediyor olurdu. Bu sahipsizlik hala devam ediyor. Bizim tek amacımız bu şehirdeki sahipsizliği ortadan kaldırmak” diyor.
***
Şehrin sahibinin belediye başkanı olması gerektiğini de söylüyor Albayrak.
“Aslında sahipsizliğe son verecek olan, şehrin tüm unsurlarını harekete geçirecek olan da belediye başkanıdır. Ama gelin görün ki kendisi böyle bir konum üstlenmiş değil. Mesela, geçtiğimiz günlerde Belçika Kraliçesi geldi ülkemize. Eskişehir'den Belçika'ya karşılıklı uçak seferleri var. Eskişehir'den bir heyet de karşılamada olsaydı fena mı olurdu? Eskişehir ile Brüksel arasında Uluslar arası ilişkiler ve iş birlikleri konusunda yeni projelerin temelleri atılsa fena mı olurdu? İşte bu benzeri organizasyonları düşünecek, hayata geçirecek ve bizleri de harekete geçirecek kişi belediye başkanıdır. Ama bu olmuyor, yapılmıyor. Çünkü şehrin sorun ve problemlerini çözme konusunda hem yetersiz hem de beceriksiz kalıyor. ” diyor...

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
ASIL SİYASİ YASAK BUNLARA GETİRİLMELİ...
İYİ Parti'den milletvekili seçiliyor...
İstifa edip CHP'ye geçiyor.
CHP'den de istifa ediyor AK Parti'ye geçiyor.
Tüm bu geçişleri üç yılda yapıyor.
Üç yılda üç parti...
Geçtiği üçüncü partide kendisine yöneltilen sorular üzerine “Ben aynı Nimet'im, değişen hiçbir şey yok. Aynı misyonumla devam edeceğim” diyor iyi mi?
Değişen hiçbir şey yoksa parti değiştirmeye neden gerek olduğunu izah edememiş hanımefendi!
Ne diyelim?
Onurlu, ilkelerinden taviz vermeyen siyasetçiler, baskı ve zulme rağmen boyun eğmiyor, pek çoğu haksız yere cezaevinde günlerini, aylarını geçiriyor, ilkesiz, niteliksiz, çapsızlar telefon operatörü değiştirir gibi parti değiştiriyor!
İşte siyasi yasak asıl bunlar için gelmeli!
Gelmeli ki siyaset kurumu biraz oldun nitelik kazansın.

,,,,,,,,,,,,,,,
BU KAVŞAKTA IŞIKLAR NEDEN ÇALIŞMAZ?
Ankara yolu üzerinden Organize yan yoluna giriyorsunuz ya aracınızla.
Bir müddet sonra köprünün altındaki göbeğin önüne ulaşıyorsunuz.
Sol tarafa döndüğünüzde Organize Sanayi Bölgesine, sağ tarafa döndüğünüzde ise ESTİM'e yönleniyorsunuz.
***
Her iki tarafa da yoğun bir araç geliş ve gidişi olduğu için, köprünün altındaki döner kavşak, belki de Eskişehir'in en hareketli, en çok tıkanan ve en çok kazaya sahne olan döner kavşağı...
***
Her nedense, bu döner kavşak etrafında sinyalizasyon ışıkları konulmuş.
Fakat...
Her nasılsa bu sinyalizasyon ışıkları konulduğu günden beri çalışmıyor.
Işıklar çalışmadığı için de sözünü ettiğimiz yerde karmaşa günün her saati yaşanıyor...
***
Hal böyle olunca insanlar ister istemez merak ediyor?
“O sinyalizasyon ışıkları madem çalışmayacaktı, oraya niye dikildi?” diye soruyor.
Madem döner kavşağın tarafına bu sinyalizasyon direkleri dikildi, o halde neden çalıştırılmadığı merak ediliyor?
Yetkili-ilgili birileri çıkıp bu durumu bize mantıklı bir şekilde izah edebilir mi?
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,