AK Parti'de eskiden il ve ilçe başkanları; milletvekili, belediye başkanı veya meclis üyesi adayı olabilmek için görevlerinden istifa eder, boşalan il ve ilçe başkanlıklarına genel merkez tarafından yeni isimler atanır, atanan isimler de sonrasında yapılan kongrelere tek aday olarak girer ve atama başkanlığından seçilmiş başkanlığa terfi ederdi.

***

Bu gelenek son birkaç yıldır resmen terk edildi.
AK Parti'de bir süredir sistem şöyle işliyor:
Mevcut il ve ilçe başkanları görevden alınıyor, yerlerine genel merkez tarafından yeni isimler aranıyor; bu isimler yapılan kongrelere tek aday olarak katılıp seçiliyor.
Sonrasında önce atanıp sonra seçilen il ve ilçe başkanları tekrar görevden alınıyor.

***

Sonuç olarak...
AK Parti'de süreç, görevden alınan başkanların yerine atamalarla başlayan süreç, atanan isimlerin de görevden alınması ile sonuçlanıyor...

***

Valla böyle devam ederse AK Parti normal bir kongre ile başkan seçmeyi unutacak!
Dahası...
Böyle giderse AK Parti'de neredeyse herkes görevden alınanların yerine atanmayı ve atanıp seçildikten sonra da görevden alınmayı tadacak...

BU ŞEHİR EN ZEKİ ŞEHİRSE...

Zeka Testi Merkezi diye bir merkez var.
Bu merkez her yıl araştırma yapıyor.
Araştırmanın sonuçlarını da kamuoyuyla paylaşıyor.
Söz konusu merkezin yaptığı araştırmalarda Eskişehir ismi sürekli yer alıyor.
Yani…
Eskişehir, söz konusu araştırma sonuçlarına göre Türkiye’nin en zeki şehirleri arasında sürekli ilk üç sırada yer alıyor.

***

Yapılan araştırmanın doğruluğunu ya da yanlışlığını elbette tartışmayacağız.
Ancak…
Zeki olmanın en büyük özelliği anlatılırken, hatta zekiliğin tanımı yapılırken genelde şu söyleniyor:
— “Zeki insanlar, karşılaştıkları her problemi, her zorluğu kolayca halletmesini bilen insanlardır.”
İşte yapılan bu tanım, bizi ister istemez Eskişehir’in zeki bir kent olması konusunda şüpheye düşürüyor.

***

Öyle ya...
Madem zeki insanlar karşılaştıkları her problemi, her zorluğu kolayca halletmesini bilen insanlarsa, zeki insanların yaşamış olduğu bir şehirde sorun ve problem olmaması gerekir, değil mi?
Hatta…
Var olan sorun ve problemlerin de zeki insanların yaşadığı bir şehirde kolayca halledilmesi lazım, öyle değil mi?
Ama gelin görün ki şehrin bugün sorunları var.
Üstelik var olan bu sorunlar bir türlü halledilemiyor.

***

Demek ki…
Ya bu araştırma sonucu yanlış, ya da bu şehrin zekiliği sorgulanması gereken bir durum…
Bana göre ikincisi doğru…
Bu şehirde pek çok kişisel zekâya sahip karar verici insanlar var…
Ama gelin görün ki o kişisel zekâlar bir türlü birleşip şehrin zekâsı hâline gelemiyor, gelemiyor…

Zeki Şehir

BİZ YAZMAKTAN, BELEDİYE TOPLAMAKTAN, ONLAR DÖKMEKTEN BIKMADI İYİ Mİ?

Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı…
Sistematik olarak her iki günde bir hafriyat atıklarının getirilerek atıldığı bir bulvar.
Biz yazmaktan bıktık, belediye atılan hafriyatları toplamaktan ve bir daha atılmasın diye bulvarın kenarlarını toprak bentlerle doldurmaktan yoruldu…
Ama gelin görün ki, şehirde yaşamanın ne olduğunun hâlâ farkında olmayan şeref ve vicdan yoksunları hâlâ buraya hafriyat atmaktan bıkmadı, yorulmadı!

***

Anlaşılan o ki:
Bu duruma izin vermek; pasif kalmak, “sadece belediyenin işidir” demek artık yeterli değil.
Bu, şehirde yaşayan herkesin meselesi olmalı.
Belediyeye, ilgili kurumlara baskı yapılmalı, hak talep edilmeli; bu sorumsuzluk, sıradan bir şikâyet konusu olmaktan çıkarılıp sistematik bir soruna dönüştürülmeli.

Zeki Şehir

BİZ YAZMAKTAN, BELEDİYE TOPLAMAKTAN, ONLAR DÖKMEKTEN BIKMADI İYİ Mİ?

Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı...

Sistematik olarak her iki günde bir hafriyat atıklarının getirilerek atıldığı bir bulvar.

Biz yazmaktan bıktık, belediye atılan hafriyatları toplamaktan ve bir daha atılmasın diye bulvarın kenarlarını toprak bentlerle doldurmaktan yoruldu...

Ama gelin görün ki, şehirde yaşamanın ne olduğunun hala farkında olmayan şeref ve vicdan yoksunları hala buraya hafriyat atmaktan bıkmadı, yorulmadı!

***

Anlaşılan o ki:

Bu duruma izin vermek; pasif kalmak, “sadece belediyenin işidir” demek artık yeterli değil.

Bu, şehirde yaşayan herkesin meselesi olmalı. Belediyeye, ilgili kurumlara baskı yapılmalı, hak talep edilmeli; bu sorumsuzluk, sıradan bir şikayet konusu olmaktan çıkarılıp sistematik bir soruna dönüştürülmeli.

Çöp-11