Doğu Karadeniz Bölgesi'nde heyelanların meydana gelmesinde meteorolojik olaylar, özellikle de aşırı yağışlar önemli rol oynuyor. Yağışların art arda ve yüksek miktarda gerçekleşmesi, toprağın suya doymasına ve heyelan riskinin artmasına neden oluyor. Bölgenin eğimli topografik yapısı da bu riski artıran faktörler arasında yer alıyor.
Artvin'in Hopa ilçesi, Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgeleri arasında bulunuyor. Bölgede yıllık yağış miktarı 2 bin milimetreye kadar ulaşabiliyor. Yüksek yağış miktarının yanı sıra eğimli arazi yapısı da heyelan riskini artırıyor. Önceki gün Hopa'da meydana gelen olayda heyelanla birlikte kaya düşmesi yaşanırken, olay bir kişinin hayatını kaybetmesine ve yaklaşık 7-8 tırın zarar görmesine neden olmuştu.
Tır parklarının, araçların yurt dışına çıkış yapmak için uzun süre beklediği alanlar olduğuna dikkat çekilirken, bu bölgelerde yukarıdan gelebilecek tehlikelere karşı gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerekiyor. Yamaçlardan gelebilecek kaya ve toprak hareketlerine karşı çelik kafesler ve bariyerler gibi koruyucu sistemlerin kurulması önem taşıyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kara, bölgenin coğrafi yapısı itibariyle heyelan riski altında olduğunu belirterek uyarılarda bulundu.
'Heyelanların en büyük sebebi meteorolojik olaylar'
Heyelanların en büyük sebebi meteorolojik olaylar olduğunu belirten Kara, 'Doğu Karadeniz Bölgesi'nde heyelanların en büyük sebebi meteorolojik olaylar, özellikle de yağışlardır. Yağışların art arda ve yüksek miktarda gerçekleşmesi, toprağın suya doymasına ve heyelanların daha fazla meydana gelmesine neden oluyor. Bir diğer önemli husus ise jeomorfolojik yapı, yani topografik yapıdır. Bölgemiz oldukça eğimli bir arazi yapısına sahip. Buna bağlı olarak eğimli yamaçlarda toprağın yerinde durması zorlaşıyor. Özellikle toprağın üst kısmının geçirgen, alt kısmının ise geçirimsiz olduğu durumlarda, yukarıdan aşağıya doğru gelen su kayma yüzeyinde birikerek üzerindeki toprağın kolaylıkla hareket etmesine neden oluyor. Belirtmemiz gereken üçüncü husus ise insan etkisi, yani beşerî etkilerdir. Yamaçlardaki yerleşimlerden yol açılmasına kadar birçok insan faaliyeti, heyelanların meydana gelmesinde etkili olabiliyor. Heyelanlarda yağış çok önemli. Yağışlı dönemler, toprağın suya doyduğu ve heyelanların en fazla görüldüğü dönemler oluyor. Örneğin yaz mevsiminden sonbahara geçiş döneminde meydana gelen aşırı ve şiddetli yağışlar, suyun toprak içerisinde aşağıya doğru süzülerek kayma düzeyine ulaşmasına neden oluyor. Su, burada adeta kaygan bir zemin oluşturarak toprağın kaymasına sebep oluyor. Dolayısıyla heyelanlar, yağışlı dönemlerde daha sık görülüyor' dedi.
'Arazi kullanımındaki değişiklikler, yamaçların stabilitesini olumsuz etkiliyor'
Artvin'in Hopa bölgesinin ülkemizin en fazla yağış alan bölgelerinden biri olduğuna dikkat çeken Kara 'Burada yıllık yağış miktarı 2 bin milimetreye kadar çıkabiliyor. İkinci önemli etken ise bölgenin eğimli, yani topografik yapısının heyelana elverişli olmasıdır. Burada yalnızca heyelan değil, heyelanla birlikte kaya düşmesi de meydana geldi. Bu iki olayın birlikte yaşanması, maalesef bir kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Bu alanlarda gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. Örneğin yukarıdan gelebilecek tehlikelere karşı çelik kafesler ve çelik bariyerler yerleştirilerek aşağıdaki alanların korunması lazım. Bence alınması gereken en önemli tedbirlerden biri de drenajın sağlanmasıdır. Tır parkının üzerindeki suyun yamaçta kontrolsüz şekilde hareket etmesi engellenmeli. Suyun toprağı kaymaya neden olacak derecede doyurmasının önüne geçilmesi gerekiyor. Bu da alınması gereken ikinci önemli tedbirdir. Bölgemiz, heyelanlar konusunda gerçekten dikkat edilmesi gereken bir bölge. Özellikle insanların can güvenliğini tehdit eden noktalarda çok daha kapsamlı tedbirler alınması ve önceden gerekli önlemlerin uygulanması gerekiyor. Heyelanlar bölgemizde sıklıkla görülüyor. Yağışların ve eğimin fazla olmasının yanı sıra zaman zaman yanlış arazi kullanımı da söz konusu. Özellikle ormanların çay ve fındık bahçelerine dönüştürülmesi gibi arazi kullanımındaki değişiklikler, yamaçların stabilitesini olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla bölgede çay ve fındık tarımının da etkisiyle bazı yerlerde heyelanlar tetiklenebiliyor. Bir diğer önemli husus ise ülkemizdeki heyelan risk haritalarında belirtilen riskli bölgelerde dikkatli olunmasıdır. Yapılaşmadan tır parkı olarak kullanılan alanlara kadar birçok noktada gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor' diye konuştu.


