NTV'nin haberine göre Hoiby, çocukluğundan bu yana medyanın yoğun takibi altında olmanın üzerinde büyük baskı yarattığını belirterek, “Aşırı onaylanma ihtiyacı” nedeniyle yıllarca partiler, alkol ve uyuşturucuyla dolu bir hayat sürdüğünü söyledi. “Ben hep prensesin oğlu olarak tanındım” diyen sanık, bu kimliğin kendisini çıkmaza sürüklediğini savundu.
Tecavüz Suçlamalarını Reddetti
Savcılığa göre Hoiby, Aralık 2018–Kasım 2024 arasında dört kadına tecavüzle suçlanıyor. İddialarda, rızaya dayalı ilişki sonrasında kadınların uyuduğu ya da bilincinin yerinde olmadığı anlarda saldırı gerçekleştiği öne sürülüyor. Hoiby, tecavüz suçlamalarının tamamını reddederken, bazı hafif suçları kabul etti.
Video Kayıtları Tartışma Yarattı
Davanın ilk gününde ifade veren bir kadın, 2018’de bir “after party” sırasında uyuşturulduğuna “yüzde 100 emin” olduğunu söyledi. Olayla ilgili çekildiği öne sürülen video kayıtları ise mahkemede büyük tepki çekti. Hoiby, videoyu kaydettiğini kabul etti ancak bunu hatırlamadığını belirtti.
Kraliyet Ailesi Üzerinde Baskı
NTV'nin haberine göre dava süreci, kraliyet ailesi için de zorlu bir döneme denk geldi. Saray, Veliaht Prenses Mette-Marit’in özel bir seyahatini süresiz ertelediğini açıkladı. Ayrıca Prenses’in geçmişte Jeffrey Epstein ile yazışmalarının ortaya çıkması, kamuoyundaki tartışmaları daha da alevlendirdi.
Mahkeme süreci sürerken, Hoiby’nin suçlu bulunması halinde en az 10 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.




