Usta-Çırak Geleneğinden Cumhurbaşkanlığı Korolarına
Eskişehir’de sanat hayatının 20’nci yılını geride bırakan Emre Gündüz, müzik aletleriyle dolu uzun yolculuğunun son 15 yılını kabak kemane yapımına adadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Kültürel Miras Taşıyıcısı” unvanı verilen Gündüz, usta-çırak geleneğiyle öğrendiği bu kadim sanatı Eskişehir’deki atölyesinde titizlikle sürdürüyor. Ürettiği enstrümanlar, bugün Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki korolarda dahi kullanılacak seviyeye ulaşmış durumda.
600 Yıllık Enstrüman Modern Yorumla Yaşatılıyor
Kabak kemanenin tarihinin 600’lü yıllara dayandığını belirten Gündüz, bu enstrümanın günümüzde modernize edilerek yaşatıldığını ifade ediyor. Ustası Galip Güvençoğlu’nun geliştirdiği ölçü ve sap düzenlemeleriyle günümüz kabak kemanelerinin daha dengeli ve profesyonel hale geldiğini vurgulayan sanatçı, her sazı tek tek el emeğiyle üretiyor.
Doğal Malzeme, Eşsiz Tını
Kabak kemanenin yapım sürecinde tamamen doğal malzemeler kullanılıyor. Enstrümanın teknesi su kabağından, gövdesi oğlak derisi veya yürek zarından, sapı ise akçaağaçtan oluşuyor. Gündüz’e göre kullanılan doğal malzemeler, her sazın karakterini belirliyor. Kabak boyutu küçüldükçe daha tiz ve volümlü bir ses elde edildiğini belirten usta, “Beş saz yapıyoruz, beşi de birbirine benzemiyor” sözleriyle her enstrümanın eşsizliğine dikkat çekiyor.
Gelecek Nesillere Aktarılan Kültürel Miras
Kabak kemanenin yaygınlaşması için okullara ve gençlere özel enstrümanlar üreten Gündüz, Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Korosu’nda 7–8 yaş grubundaki öğrencilerin kendi yaptığı kemanelerle eğitim aldığını belirtiyor. Ortalama 15 bin liradan başlayan tamamen el yapımı profesyonel sazları için ise tek bir prensibi olduğunu söylüyor: “Benim kemanem sizde güzel sesler bulsun.”






