Arslan, Kurtuluş Savaşı'nın Osmanlı Devleti'ne karşı değil, Anadolu'yu işgal eden emperyalist güçlere karşı verildiğini belirterek, "İzmir işgal edildiğinde, Sevr Antlaşması'yla Anadolu paylaşılmak istenirken milletimiz işgale, emperyalizme ve esarete karşı direndi. 'Neden kurtuluyoruz?' sorusunun cevabı da budur" ifadelerini kullandı.
"Kavramlar birbirini tamamlıyor"
"Millî Mücadele" ve "Kurtuluş Savaşı" kavramlarının birbirinin alternatifi olmadığını söyleyen Arslan, Millî Mücadele'nin kongrelerden diplomatik girişimlere kadar uzanan süreci, Kurtuluş Savaşı'nın ise bu mücadelenin silahlı direniş bölümünü ifade ettiğini dile getirdi.
"İdeolojik bir tercih"
Kurtuluş Savaşı kavramının yıllardır ders kitaplarında ve toplumun ortak hafızasında yer aldığını vurgulayan Arslan, bu ifadenin müfredattan çıkarılmasının eğitimsel bir zorunluluk taşımadığını belirtti. Arslan, "Bu değişikliği bilimsel bir ihtiyaçtan çok ideolojik bir tercih olarak görüyoruz" dedi.
Cumhuriyetin bağımsızlık mücadelesinin ürünü olduğunu ifade eden Arslan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın görevinin tarihi siyasi tercihlere göre yeniden tanımlamak değil, Atatürk önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesini bilimsel, laik ve çağdaş eğitim anlayışıyla gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyledi.
Arslan, "Kurtuluş Savaşı bu milletin ortak hafızasıdır. Bu hafızayı silmeye ya da gölgelemeye yönelik hiçbir girişimi kabul etmeyecek, cumhuriyetin tarihsel gerçeklerini savunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.