Yalaz CHP İl Başkanlığı önünde yaptığı açıklamada şunları söyledi;
"Üç yıllık il başkanlığı süresi sonunda bugün muhtemelen hayatımın en zor konuşmalarından birisini yapacağım. Bu mikrofonu elime belki günde on defa tutuşturdular. Hepsinde, hepiniz şahitsiniz, takır takır konuştuk. Şimdi ise inanın nereden başlayacağımı bilmiyorum. Çünkü görevden alınmayı elbette bekliyorduk. MYK'nın verdiği kararı tanımayacağımızı en başından ortaya koyduk. Biz Eskişehir örgütü olarak partimizi iktidar etme iradesini de en başta sizlerle birlikte ortaya koyduk. Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'nin birinci partisi yapan, gece gündüz demeden, yağmur çamur demeden çalışan, ikinci yüzyılın en önemli liderlerinden biri olan, sadece bir genel başkan değil, memleketi kurtaracak bir liderle yol yürümenin şerefini ve onurunu hep birlikte taşıdık. Bu şeref ve onuru taşıyanlar olarak, sarayın görevlendirdiği kişilerin ellerine geçirdikleri yetkilerle bizi görevden almaya çalışacağını biliyorduk. Görevden alınmayı kabul etmeyeceğimizi, mücadeleye devam edeceğimizi de bildirdik. Bugün beni üzen, dehşete düşüren şey görevden alınmamız değil. Biz görevimizin başındayız. Görevimize devam edeceğiz. Beni dehşete düşüren; kesin ihraç talebiyle, Cumhuriyet Halk Partisi'nden, baba ocağımızdan, hem de tedbir talepli olarak partiden ilişiğimin kesilmek istenmesidir. Onların beni partiden atma yetkisi yok. Bana bu görevi Cumhuriyet Halk Partililer verdi. O görevi aldıktan sonra da gece gündüz demeden, çoluğumuzu çocuğumuzu görmeden hep birlikte çalıştık. Siz kim oluyorsunuz da beni görevden alıyorsunuz? Siz kim oluyorsunuz da beni partiden atıyorsunuz? Recep Tayyip Erdoğan'dan aldığınız yetkiyle beni görevden alma, beni baba ocağından, Atatürk'ün partisinden atma yetkisini kendinizde nasıl buluyorsunuz? Senin o kararı aldığın MYK bile eksiktir.
Parti Meclisi'nden icazet aldı mı? Recep Tayyip Erdoğan'dan aldığın görevle beni sen partiden atamazsın. Cumhuriyet Halk Partisi bizim baba ocağımızdır. E-Devlet'te parti üyeliği yazdığınız zaman yine Cumhuriyet Halk Partisi'nin görüleceği günler gelecek. Sizin öyle bir yetkiniz yok. Asıl yargılanması gereken, asıl ihraç edilmesi gereken; sarayın kayığına binmiş olan, AKP'nin, Recep Tayyip Erdoğan'ın icazetiyle o görevde bulunmak iddiasında olan sizsiniz. Sizi de örgütün vicdanı yargılayacak. Bizim genel başkanımız Özgür Özel'dir. Baba ocağımız Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Cumhuriyet Halk Partisi sarayın partisi olamaz. Cumhuriyet Halk Partisi majestelerinin partisi olamaz. Cumhuriyet Halk Partisi halkın partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin sahibi Cumhuriyet Halk Partililerdir. Eskişehir Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün sahibi de işte buradaki alnı ak, başı dik, onurlu insanlardır. Sizin verdiğiniz karar bizler için burada da yok hükmündedir. Bu bayrağı bırakmayacağız. Savcılar siyasi yasak ister, dava açar; AKP tarafından görevlendirilenler partiyle ilişiğimizi kesmeye kalkar. İstiyorlar ki meydanı boş bırakalım. İstiyorlar ki bu halkı sahipsiz bırakalım. İstiyorlar ki Recep Tayyip Erdoğan'ı yıkacak, Recep Tayyip Erdoğan'ı yenecek olan Özgür Özel'in yanından çekilelim. Beni ihraç ediyorlar. Sizi korkutmak için ihraç ediyorlar. Korkacak mıyız? Mücadeleye yeni başlıyoruz. Bu daha başlangıç. Asıl mücadele şimdi başlıyor. Demek benim partiyle ilişiğimi kesersiniz.
Üç senedir şu şehrin sokaklarında alnımın terinin damlamadığı sokak yok. Sekiz yıldır teşkilatın her kademesinde, ilçe örgütünden il örgütüne kadar hepinizle birlikte mücadele ettik. Eskişehir'de AKP'yi bitirdik. Türkiye'de AKP'yi bitirmek üzere yol yürüyorduk. Onu kesmek istiyorlar. Vallahi de billahi de izin vermeyeceğiz. Yeni başlıyoruz. Lafını geri çeken, bir adım geri atan namerttir. Demek beni ihraç edersiniz. Bundan sonra göreceğiz, sesim nasıl daha çok çıkıyor. Sizin AKP'nin aparatı olduğunuzu, Recep Tayyip Erdoğan'ın koltuk değneği olduğunuzu her fırsatta haykıracağım. Utanması gereken sizsiniz. Üç haftadır Eskişehir'de yüzüne tükürülecek adam arıyorlar. Bugün beni görevden aldılar. Bir de partiden attılar. Yerime il başkanı bulamadılar. Bu örgütte karşılığınız olmadığının en açık göstergesi budur. Eskişehir Cumhuriyet Halk Partisi örgütü dik duracak. Sarayın aparatlarına partisini teslim etmeyecek. Şehrini, ülkesini teslim etmeyecek. Yeni başlıyoruz. Yolumuz açık olsun. Özgür Özel'le, yurtseverlerle yeni bir yola gidiyoruz. Hep birlikte bu ülkeyi AKP'den kurtaracağız. AKP'yle birlikte bunlardan da kurtulacağız. İyi ki varsınız. Mücadeleye devam. Yerimize atanmış birisini bulamadılar. Öyle birisi yok.
Burada kalabalıklarla filan nöbet tutmayacağız. Ama sizden isteğim şudur: Bir atama yapıldığında, sözüm ona Recep Tayyip Erdoğan’ın icazetiyle, AKP tarafından görevlendirilecek olan birisi şayet o görevi kabul ederse… Üç haftadır aradıkları, yüzüne tükürülecek adam bulamadılar. Belki arayan bulur. Diyelim ki buldular. O gün hepiniz hazır olun. O gün buraya geleceğiz. Şimdi değil, tek başıma bekleyeceğim. Herkes evine gidecek. Cumhuriyet Halk Partisi örgütü sahipsiz değildir. Biz siyaset yapma icazetini bu yargının, devletin aparatı olan yargı mensuplarından almadık. Biz siyaset yapma icazetini AKP’den de almadık. Biz siyasetimizi halktan ve sizden aldığımız güçle yaparız. Yanımda olduğunuzu bilmek benim en büyük gücümdür. Daha çok çalışacağım. AKP’yi bu ülkeden söküp atacağız. Onlarla birlikte bunları da göndereceğiz. Partimizi de ülkemizi de kurtaracağız. Hep birlikte başaracağız. Şimdi herkes evine gitsin. Burayı korumalık bir şey yok. Zor günler bizi bekliyor. Büyük bir mücadelenin kapısını hep birlikte aralıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’ni de işgal etmeye çalışıyorlar. Dört koldan mücadele ediyoruz. Genel Başkanımız Özgür Özel ile az önce görüştüm. Hepinize selamı var. Mücadeleye devam ediyoruz. Hepinizi çok seviyorum. Sizler yanımda olduğunuz sürece hiçbir güç beni durduramaz. Direne direne kazanacağız. Kayyumlar gidecek, biz kalacağız. Hepinize teşekkür ediyorum."