Açıklamada, kadınları hedef alan dilin yalnızca kişilere değil, kadınların kamusal yaşam ve siyasette var olma mücadelesine yöneldiği vurgulandı. Ünlüce’nin de aralarında yer aldığı kadın belediye başkanları, hakaret, iftira ve linç kampanyalarına karşı hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını duyurdu.
“Kadınları susturamayacaklar”
Cumhuriyet Halk Partili kadın belediye başkanları tarafından yapılan ortak açıklamada, son günlerde kadın siyasetçileri hedef alan saldırıların organize bir itibarsızlaştırma girişimi olduğu belirtildi. Açıklamada, “Kadın siyasetçiler olarak sistematik hale gelen hakaret dilini, yalanı, iftirayı ve linç kampanyalarını en güçlü şekilde kınıyoruz” ifadeleri yer aldı.
Kadınların siyasette daha fazla yer almasını engellemek isteyenlere de mesaj verilen açıklamada, “Genç kadınlara ‘bedeli ağır olur’ mesajı vermek isteyenlere açıkça söylüyoruz: Başaramayacaksınız” denildi. Açıklamada, kadınların onuruna, ailesine, kişilik haklarına ve siyaset yapma hakkına yönelik saldırıların kabul edilemeyeceği vurgulanırken, ortaya atılan yalan ve hakaretler hakkında gerekli suç duyurularının yapıldığı bildirildi. Kadın belediye başkanları, sürecin hukuk önünde takipçisi olacaklarını ve kadınların eşit temsil mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini ifade etti.
Cumhuriyet Halk Partili Kadın Belediye Başkanları Ortak Açıklaması;
"Son günlerde kadınları hedef alan, ahlak ve vicdan sınırlarını aşan saldırılar; sadece belirli kişilere değil, siyasetin onuruna, kadınların kamusal yaşam mücadelesine ve demokratik siyasete yönelmiş organize bir itibarsızlaştırma girişimidir. Bizler, kadın siyasetçiler olarak; sistematik hale gelen hakaret dilini, yalanı, iftirayı ve kadın siyasetçiler üzerinden yürütülen linç kampanyalarını en güçlü şekilde kınıyoruz. Türkiye siyasetinde geçmişte de sert tartışmalar yaşanmıştır. Ancak bugün gelinen noktada hakaretin, yalanın ve iftiranın olağanlaştırıldığı; ailelerin, çocukların ve kişisel hayatların hedef haline getirildiği zehirli bir siyasi iklim yaratılmıştır. Kadın siyasetçileri, kadınları susturmayı, itibarsızlaştırmayı ve toplum önünde yalnızlaştırmayı amaçlayan bu kirli anlayışı kabul etmiyoruz.
Kadınların namusuna, ahlakına ve kişilik haklarına yönelik alçakça saldırılar hiçbir koşulda kabul edilemez. Kadınların siyaset yapma hakkını baskı altına almak, onları aşağılık ithamlarla hedef göstermek ve kamuoyu önünde itibarsızlaştırmaya çalışmak; demokratik siyasete vurulmak istenen ağır bir darbedir. Çünkü hedef yalnızca bugün görev yapan kadın siyasetçiler değildir; hedef, yarının kadın siyasetçileridir. Kadınların siyasette daha fazla yer almasını engellemek, genç kadınlara “bedeli ağır olur” mesajı vermek isteyenlere açıkça söylüyoruz: Başaramayacaksınız. Bir insanın onuruna, ailesine, hayatına ve emeğine yalanlarla saldırmak; yalnızca siyasi bir çirkinlik değil, aynı zamanda büyük bir vicdan ve ahlak sorunudur. İnancı, ahlakı ve toplumsal değerleri dilinden düşürmeyenlerin; iftira karşısında sessiz kalması, hatta bu kötülüğü desteklemesi kabul edilemez.
Yargı eliyle siyaset dizayn edilirken, kadınların siyasetteki varlığını hedef alan bu karanlık dil; bizleri korkutamayacak, susturamayacak ve geri adım attıramayacaktır. Tam tersine, kadınların eşit temsil mücadelesini daha da büyütecek; dayanışmayı daha da güçlendirecektir. Kadınların kamusal yaşamda, karar alma mekanizmalarında ve siyasette eşit biçimde yer alma hakkı; hiç kimsenin karalama kampanyalarıyla engellenemeyecek kadar meşru ve güçlüdür. Bugün kadın siyasetçilere yöneltilen saldırılar karşısında sessiz kalmayan herkes, aynı zamanda demokratik toplum düzenine de sahip çıkmaktadır. Bu ülkenin vicdanına, kadınların dayanışmasına ve halkımızın sağduyusuna güveniyoruz.
Kadınları hedef gösterenlerden, nefret dilini büyütenlerden ve iftirayı siyaset yöntemi haline getirenlerden hukuk önünde ve toplum vicdanında mutlaka hesap sorulacaktır. Ortaya atılan tüm yalanlar, hakaretler ve kişilik haklarına saldırı niteliğindeki ifadeler hakkında gerekli suç duyuruları yapılmıştır. Başlatılan yargı süreçlerinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, kadınların onurunu ve siyaset yapma hakkını hedef alan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz" ifadeleri kullanıldı.