“Yeni rektör üniversite içinden olsun” diyenler samimi mi?

Abone Ol

Osmangazi Üniversitesi'nde Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak'ın görev süresi doldu.
Yeni rektör ataması önümüzdeki günler içinde yapılacak.
54 adaydan YÖK'ün 3'e düşürdüğü isimler Cumhurbaşkanı'na sunulacak. Cumhurbaşkanı, bu üç isimden birini ya da dışarıdan bir ismi, hatta aday bile olmamış bir ismi önümüzdeki süreçte rektör olarak atayacak.

***

Rektör ataması öncesinde, gerek üniversite içindeki akademisyenlerden gerekse eğitim ve sağlık sendikalarından, ataması yapılacak olan rektörle ilgili talepler var.
Hemen herkes, atanacak rektörün üniversite içinden olmasını istiyor.
Hemen herkes, ataması yapılacak rektörün şehri bilen ve şehirde ikamet eden biri olmasını istiyor.
Yine hemen herkes, atanacak rektörün üniversitenin hassasiyetlerine vakıf, liyakatli, makama yakışacak bir isim olmasını istiyor.

***

Herkes, özellikle de akademisyenler, yeni atanacak rektörün üniversite içinden bir isim olması gerektiğini, aksi takdirde üniversiteyi tanımayan ve dışarıdan gelecek bir rektörün kurumu geri götüreceğini söylüyor söylemesine de bu konuda ortaya herhangi bir irade konulmuyor.

***

Örneğin:
Yeni rektörün üniversite içinden atanmasını isteyen akademisyenler, “Eğer Eskişehir'i bilmeyen, üniversiteyi tanımayan bir rektör atanırsa, içimizden hiçbir isim dışarıdan gelen rektörün yönetiminde görev almayacak.” şeklinde bir ilke kararı al(a)mıyor!

***

Hatta...
“Rektör içimizden biri olmalı.” diyenlerin çoğu, dışarıdan gelen rektörün teklif ettiği görevlere balıklama atlayıp bir anda yeni rektörün ekibi oluyor.

***

O yüzden...
Ben şahsen “Yeni rektör üniversite içinden olmalı.” söylemlerini çok da samimi bulmuyorum.

***

Zira...
Bunu isteyen, sadece istemekle kalmaz; en azından bir şekilde bir irade ortaya koyardı.

BANA “CHP'DEN İSTİFA ET, DSP'YE GEL” DİYENLERLE, CHP'DE KALDIĞIM İÇİN “HAİN” DİYENLER AYNI KİŞİLER...

Erman Gölet'e zaman zaman takılırız...
CHP'de kalan Gölet'e bu kez “CHP'ye atanan yönetimle aran iyiymiş. Sürekli yönetimlerde görev alacak isimleri öneriyormuşsun?” diye takıldık bu defa...
“Valla soruyorlar, ben de isimleri öneriyorum” cevabını verdi.
***
Yeni Parti'ye geçmeyi neden düşünmediğini, muhalif olduğu isimlerin Yeni Parti'ye geçmesinin bunda etkisi olup olmadığını sorduk?
Sürecin başından beri CHP'den ayrılmayı ve Yeni Parti'ye geçmeyi aklının ucundan bile geçirmediğini söyledi.
***
Erman Gölet, partiden ayrılanların, kendisi gibi CHP'de kalanlara “Hain” suçlamasında bulunmasına bir hayli içerlemiş.
“Ben hain olsam, 2009 seçimleri öncesinde 'DSP'ye gel Odunpazarı belediye başkanımız ol' teklifi yapıldığında CHP'den ayrılırdım. Garanti belediye başkanlığı için bile CHP'yi bırakıp gitmedim. Bugün CHP'yi niye bırakayım. İşin enteresan tarafı, o gün bana CHP'yi bırakarak DSP'ye gelmemi teklif edenlerle, bugün CHP'de kaldığım için beni hainlikle suçlayanlar aynı kişiler” dedi.
***
Havayı yumuşatma adına neler yaptığını sorduk.
Geçenlerde, ikiz torunlarını görmek için Avusturya'ya, kızının yanına gitmiş.
Biri kız diğeri erkek ikiz torunları Luisa ile Melisa'nın telefonundaki fotoğraflarını gösterdi.
Devamla da; “2009 seçimleri öncesi bana 'CHP'den ayrıl DSP'ye gel' teklifi yapıldığında kızımla konuşmuş, o'nun 'Baba makam için CHP'den istifa etmen sana yakışmaz' sözü üzerine teklifi kabul etmeyerek CHP'de kalmıştım. Hani bana neden Yeni Parti'ye geçmediğimi sordun ya; işte, şimdi de ikiz torunlarıma sorduğumu, onların da “Dede CHP'den ayrılmak sana yakışmaz” dediklerini yazabilirsin” dedi kahkaha atarak...

ÖNCE KIRILDIĞINI SÖYLEMİŞ, SONRA GÖNÜLLERİNİ ALMIŞ...

Uğur Ergun'un yazısından öğrendik.

Meclis'te çerçeve yasa görüşmeleri öncesinde Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kapalı grup toplantısında, parti içi görüşme yapılmadan yasaya hayır diyeceklerini açıklayan üç milletvekiline kırıldığını belirtmiş.

Cemal Enginyurt, Süreyya Öneş Derici ve İbrahim Arslan için, “Keşke kapalı toplantıda ne söyleyeceğimi bekleyip ondan sonra kararınızı kamuoyuna açıklasaydınız.” demiş.

Özgür Özel, toplantı sonrasında ise üç milletvekiliyle sohbet edip gönüllerini almayı ihmal etmemiş.