AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, sosyal medya hesabından Büyükşehir Belediyesi önceki dönem başkanı Yılmaz Büyükerşen’i eleştirmiş.
Hem de ne eleştirme.
***
Yazısının başında “Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim” demiş ve “Senden bıktık, usandık” ifadesini kullanmış. Paylaşımın devamında da eleştiriler sürüyor.
Ayrıca dikkat çeken bir nokta:
Büyükerşen’e sürekli “sen” diye hitap ediyor.
***
Biz de yazının sonunda söyleyeceğimizi başında söyleyelim bari.
Olmamış Sayın Hatipoğlu, yakışmamış.
Büyükerşen gibi Eskişehirlilerin 5 dönem başkan seçtiği bir isme bu tarz ifadelerde bulunmak bir milletvekiline yakışmamış.
***
Elbette eleştirebilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz; ama üsluba da dikkat etmek gerekmez mi?
Büyükerşen bu şehrin önemli değerlerinden biri değil mi?
Anlaşılan Sayın Hatipoğlu, Büyükerşen’in verdiği bir röportajda sanayiciler hakkında söylediği sözlere epey içerlemiş.
***
Ayrıca, “Senin çeyrek asırlık hükmünden bu kente kalan; üç beş park ve sayısız soğuk heykelden ibaret. Ne temele dokundun ne de geleceği inşa ettin” ifadelerine de yer vermiş.
***
O üç beş park ve heykeller sayesinde Eskişehir bir turizm kenti oldu.
İnsanlar yurdun dört bir yanından akın akın Eskişehir’i görmeye geliyor.
Tabii Sayın Hatipoğlu öyle görmek istiyorsa, kendi fikridir.
***
Unutmadan, Nebi Hatipoğlu’nun İYİ Parti milletvekiliyken söylediği şu sözleri de hatırlatalım. Ne demişler: Söz uçar, yazı kalır.
***
Bakın Nebi Hatipoğlu o zaman ne demiş:
“Eskişehirimizin yüz akı ağabeyimizi ziyaret etmekten onur duyuyoruz. Yıllardır merkezi hükümetten destek alamamasına rağmen gurur duyulacak bir kent yaratan hocamızla, seçimden sonraki iktidarımızda yapacaklarımızı değerlendirmek için bir araya geldik.”
*********************************
EN AĞIR YÜK!
Geçtiğimiz günlerde Nefes Gazetesi’nin manşetinde yer alan bir fotoğraf ülkede gündem oldu.
İstanbul’da bir semt pazarında çekilmiş bir fotoğraf.
***
Fotoğraftaki kişi 70 yaşındaki Sefer amca…
Önünde bir pazar arabası var.
Ama alışveriş yapmak için değil.
***
Biraz yaklaşınca ne olduğu ortaya çıkıyor.
Üzerinde “Yük taşınır” yazıyor.
Başkalarının yükünü taşıyarak ekmek parası kazanmaya çalışıyor.
***
İşte en ağır yük bu olsa gerek.
Peki, Sefer amca ve onun gibilerini bu duruma düşürenler bu yükün altından kalkabiliyorlar mı acaba?
Yorum sizin…