90'lı yılların başı...
Eskişehir'de okulların önünde izinsiz kitap dağıtıldığı haberini almıştık.
Muhabirlerimiz gitti.
Haberi yerinde tespit etti.
Sakarya Gazetesi'nde haberi yayınladık.
****
Milli Eğitimin dağıtılan kitaplardan ve içeriğinden haberi yoktu.
Öyle söylediler...
Dağıtılan kitaplar Bilim Araştırma Vakfı'nın yayınlarıydı.
Kitaplarda Harun Yahya imzası vardı.
Aslında Harun Yahya ismini kullanan kişi Adnan Oktar; güzel sanatlar okumuş ama; Din, siyaset, biyoloji, nanoteknoloj ve evrim teorisi konularında pek çok kitabı bulunuyordu.
****
Biz haberi yayınladıktan sonra gazeteye, gazete çalışanlarına ve bu konuda yazıp çizenlere yönelik tehditler başladı.
O yıllarda e-posta, internet ve akıllı telefon yok.
Sadece; faks ve mektup var.
Bir anda organize bir biçimde yüzlerce faks ve mektup bonbardımanına tutulduk.
Bizi sindirmek için her türlü suçlama ve hakarette bulurdular.
Ama başaramadılar.
Biz sadece gazeteciydik ve görevimizi yapmaya sürdürdük.
Uğraşma bunlarla dediler ama; bunca tehdit ve hakaret üzerine yargıya başvurarak şikayetçi olduk.
****
..Ve Adnan Oktar, sözde Adnan Hoca Eskişehir'de yaşana o laylardan 30 yıl sonra; suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmekten ve pek çok ağır ve yüz kızartıcı suçlama ile tutuklandı.
Sonuç; 1075 yıl 3 ay hapis cezası...
Adalet geç de olsa yerini buldu...
DANIŞMA KURULU
Eskişehirspor'da ne zaman Yüksek Divan Kurulu lafı edilse, kurul üyeleri arasında kavga çıkıyor.
Adeta bir araya gelmeme konusunda direniyorlar.
Bu kurulda eski başkanlar ve en eski üyeler yer alıyor.
Eskişehirspor'un resmi sitesinde Divan Kurulu'nun adı ve üyeleri var.
Hepsi; Esişehirspor'da kendini kanıtlamış söz sahibi olabilecek isimler.
Belki buna da kızacaklar ama; işlevsiz durumdalar.
****
Divan kurulunu geçtik.
Eskişehirspor'a yıllarını veren, bilgi ve birikimleri ile kulübe yön verecek efsane futbolcular var.
Fikir alış verişi için onları toplamak çok zor olması gerek.
Eminim ortaya sağlıklı fikirler çıkacaktır...