Üniversitelerimiz sevgi dili kullanır.

Abone Ol

İnsanların isimlerini yazmama gerek yok! Beni fikirleri ilgilendiriyor. Bu fikirler de
ünvanları Prof ve Doçent olan, biyolojik, sosyolojik ve psikolojik bir varlıktır olan
insanlara ait olamaz. Bu varlıklar “Üniversiteler fuhuş yeri oldu,” diyebiliyor. Bir
diğeri ise “O iki insanın cenazeleri camilerimize giremez! Cenaze namazları
kılınamaz” hükmünü verebiliyor. Bu sözler akademik ünvanlara sahip insanların
ağzına yakışmaz. Size, gençlere böyle çirkin söz söyleme hakkını kim veriyor.
Camiler hepimizin. Siz insanları bölüyorsunuz? Ötekileştiriyorsunuz? Sizler elbette
azınlıktasınız. Üniversitelerimiz sevgi dilini kullanan akademisyenlerle doludur.
İnsan, biyolojik olarak; maddesel bir yapıya sahip, dik duruşa, gelişmiş bir beyine, dil
kullanarak konuşma kabiliyetine sahiptir. Sizin için bunları söylememiz mümkün
değil! Sosyolojik olarak; bir ailede ve toplumda doğar, o toplum ve ailenin içinde
büyür gelişir, o aile ve toplumun din, dil ve kültür gibi öğelerini öğrenir, yaşamını
şekillendirir. Sizler dininizi tekrar okuyun! Göreceksiniz ki o din sevgi dinidir. Son
olarak insan psikolojik bir varlıktır. Duygu, düşünce ve davranış gibi psikolojik
süreçleri yaşar, bu süreçler birbirini etkileyerek gelişim ve değişim sağlar. Sizlerde ise
bu süreç tersine işlemiş.
Köküne bağlı bir ağaç; yüzlerce kökünden ayrılarak kesilmiş ağacı taşıyan bir
kamyonun kendisine çarpması sonucunda kendinden olan yüzlerce ağaç dolu koskoca
kamyonu durdurur. Eğer güçlü, kuvvetli olmak istiyorsanız köklerinize inancınıza ve
ilkelerinize bağlı kalın. O zaman size karşı hiçbir güç başarılı olamaz. Cumhuriyetçi
köklerine bağlı kalan: Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesillerin mimarları olan tüm
öğretmenlerimizi saygıyla selamlıyoruz.