Stratejik vizyon ortaya kondu
komisyon çalışmalarının tamamlandığını ve hazırlanan raporun Cevdet Yılmaz ile Numan Kurtulmuş’a sunulduğunu açıkladı. 14 Ocak 2025’te kurulan komisyonun, yapay zekâ alanında Türkiye’nin yol haritasını belirlemeye yönelik kapsamlı bir çalışma yürüttüğü belirtildi.
“Sadece teknoloji değil”
Dönmez, yapay zekânın artık yalnızca bir teknoloji başlığı olmadığını vurgulayarak, ekonomik rekabetten ulusal güvenliğe, toplumsal dönüşümden veri egemenliğine kadar geniş bir etki alanı bulunduğunu ifade etti. Raporda Türkiye’nin sadece kullanıcı değil, aynı zamanda geliştirici ve düzenleyici bir aktör olması gerektiğinin altı çizildi.
Toplumun tamamını kapsayacak
Raporda yapay zekânın insan odaklı kullanımına dikkat çekilirken, eğitim, sağlık, tarım ve istihdam gibi birçok alanda dönüşüm sağlayacak politikalar önerildi. Bu dönüşümün toplumun hiçbir kesimini dışarda bırakmaması gerektiği vurgulandı.
Risklere karşı önlem çağrısı
Komisyon, yapay zekânın beraberinde getirdiği risklere de dikkat çekti. Algoritmik ayrımcılık, veri güvenliği ihlalleri, mahremiyet sorunları ve istihdam dönüşümü gibi konuların doğru yönetişimle ele alınması gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda etik standartların oluşturulması ve risk temelli düzenleme modeli geliştirilmesi önerildi.
100 politika önerisi hazırlandı
Çalışmalar kapsamında 13 toplantı yapıldığı, 119 uzmanın görüşüne başvurulduğu ve 48 yazılı görüş alındığı açıklandı. Raporda; insan kaynağı, veri altyapısı, kamu-özel iş birliği ve uluslararası konumlanma gibi başlıklarda toplam 100 politika önerisi yer aldı.
Hedef küresel aktör olmak
Dönmez, Türkiye’nin genç nüfusu ve potansiyeliyle yapay zekâ alanında önemli bir sıçrama yapabileceğini belirterek, “Türkiye yapay zekâ çağında edilgen değil, üretici ve düzenleyici olacak” dedi.