Süreci başından hatırlatmakta yarar var...
Eskişehir'deki CHP'li belediye başkanları, yeni bir parti kurulması gündeme geldiğinde partide yaşananlarla ilgili olarak, “Birlikte oturacağız, birlikte değerlendirip birlikte karar vereceğiz.” benzeri açıklamalar yaptı.
---
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, daha Yeni Parti resmen kurulmamışken meclis üyeleriyle birlikte CHP'den istifa ettiğini ve yeni partiye geçeceklerini ilan etti.
---
Başta Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve diğer başkanlar buna tepki gösterdiler. “Hani birlikte karar alıp birlikte hareket edecektik? Niye böyle ani bir harekette bulunuldu?” diye Kazım Kurt'u eleştirdiler.
Tepkilerinde haklılar mıydı?
Haklılardı...
---
Sonrasında CHP'li belediye başkanları, Büyükşehir Belediyesi Konukevi'nde bir daha toplandı.
Bu toplantı sonunda, belediye başkanlarının CHP'den istifa etme ve Yeni Parti'ye geçme iradesinin ön plana çıktığı ifade edilerek çarşamba günü kararın açıklanacağı ilan edildi.
---
Çarşamba günü geldi. Bu kez Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin makamında toplanan belediye başkanları, söz konusu toplantıdan, Mahmudiye Belediye Başkanı İsak Gündoğan hariç, “Şu günlerde CHP'den istifa edip Yeni Parti'ye geçmenin makul olmayacağı, CHP'de kalınacağı ancak önümüzdeki günlerde istifa ve geçiş için açık kapının da bırakıldığı.” kararıyla ayrıldı...
Yani...
Toplantıda, Mahmudiye Belediye Başkanı dışında diğer belediye başkanlarından istifa ve Yeni Parti'ye geçiş kararı, “şimdilik” ibaresiyle çıkmadı...
---
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'un, bir anda meclis üyeleriyle birlikte CHP'den istifa ederek Yeni Parti'ye katılacağını ilan eden çıkışına diğer belediye başkanlarının tepki göstermesinin haklı bir tepki olduğunu yukarıda söyledik ya...
---
Diğer belediye başkanları ise aldıkları “Şimdilik CHP'de kalma ve Yeni Parti'ye geçmeme” kararıyla bu kez Kazım Kurt'u yaptığı bireysel tercih nedeniyle sanki haklı duruma getirdi...
Öyle ya...
Gelinen süreçte Kazım Kurt, “Aldıkları kararı gördünüz. Ortaya konulmuş bir irade yok. Mesele havada ve sürece bırakılmış. Birlikte nasıl hareket edecektim? O yüzden kendi kararımızı kendimiz verdik.” dese çok da haksız sayılmaz hani...
YENİ PARTİ'NİN ÜYE SAYISI HER İLÇEDE 400'ÜN ALTINDA MI SINIRLI KALACAK?
Yeni kurulan bir siyasi partinin seçimlere katılabilmesi için Siyasi Partiler Kanunu iki temel şart öngörüyor.
Birincisi, illerin en az yarısında teşkilatlanmasını tamamlamış olması.
İkincisi ise ilk büyük kurultayını seçim tarihinden en az altı ay önce gerçekleştirmiş olması.
---
CHP'den ayrılarak kurulan Yeni Parti'nin teşkilatlanmayla ilgili bir sıkıntısı olduğu görünmüyor.
Ancak...
“Seçimlerden en az altı ay önce ilk büyük kurultayını yapmış olmak” koşulu, örneğin sekiz-dokuz ay sonra bir erken seçim kararı alınması hâlinde Yeni Parti'nin seçime girememesine yol açabilir.
---
Zira...
Yeni Parti'nin bugünden üyelikleri açarak sırasıyla mahalle ve köylerde delege seçimlerini, ardından ilçe ve il kongrelerini yapıp en son büyük kurultayını gerçekleştirmesi, nereden bakarsanız bakın en az üç ayı bulacak bir süreç.
“Seçimden en az altı ay önce kurultayı yapma” koşulundaki o altı ayı da eklediğinizde Yeni Parti'nin seçimlere katılmak için en az dokuz aylık bir süreci, erken seçim olmadan tamamlaması gerekiyor.
---
İşte Yeni Parti, bu süreci iki-üç ay kısaltmak, en azından yedi-sekiz ay sonra alınabilecek bir erken seçime katılma şartlarını sağlamak için başka bir formülü hayata geçirmeyi düşünüyormuş.
O formül şu:
Siyasi Partiler Kanunu'nda, bir partinin bir ilçedeki üye sayısı 400'ün altındaysa o partinin o ilçede delege seçimi yapması gerekmiyor. 400'ün altındaki üyeler delege kabul ediliyor ve ilçe kongresi bu üyelerle yapılıyor.
---
Yeni Parti, delege seçimleriyle vakit kaybetmemek için her ilçede üye sayısını 400'ün altında sınırlı tutmayı, böylece hızlı bir şekilde bu üyelerle ilçe ve il kongrelerini tamamlayıp büyük kurultayını da yaparak altı-yedi ay sonra alınabilecek bir erken seçime girmeye hazır hâle gelmeyi değerlendiriyormuş...
---
Eğer bu yöntemin uygulanmasına karar verilirse Yeni Parti, “seçimlere girme koşullarını süre kazanarak sağlamak adına” her ilçede üye sayısını 400'ün altında sınırlı tutacak.
Ancak...
Bu yöntemin geçerli izahı ve iknası yapılamadığı takdirde seçmen üzerinde olumsuz bir etkisinin ve algısının olacağı da aşikâr...
---
Bir tarafta, olası bir erken seçime girme şartlarını sağlamak adına süre kazanmak için üye sayısını 400'ün altında sınırlama seçeneği...
Diğer tarafta, böyle bir kararın kamuoyu ve seçmen gözünde yaratacağı “Dar bir kadronun ele geçirdiği parti” algısının ve etkisinin oluşma ihtimali...
Yani...
Bir tarafta, olası bir erken seçime katılabilmek için teşkilatlanma sürecini hızlandıracak bir yöntemin tercih edilmesi...
Diğer tarafta ise bu yöntemin kamuoyu nezdinde oluşturabileceği olumsuz algı ve siyasi risk.