-Milletvekillerini, görevi bittikten sonra emekli sayan ve ömür boyu 7-8 asgari ücret tutarında emekli maaşı bağlayan sistem devam ettikçe...
-Belediyelerde, odalarda, derneklerde başkanlara en fazla iki ya da üç kez seçilme hakkı getirilmeyip sonsuz seçilme hakkı tanıyan durum söz konusu oldukça...
-Milletvekillerine, belediye başkanlarına ve meclis üyelerine, seçildikleri partiden istifa etmeleri hâlinde başka bir partiye geçmelerinin önü sürekli açık tutulduğu sürece...
-Belediye başkanlarının birinci ve ikinci dereceden akraba ve yakınlarının, tıpkı meclis üyeleri için var olan yasada olduğu gibi, belediye bünyesinde çalışmaları ve belediye ile ticari iş yapmaları son bulmadıkça...
-Siyasi partilere, seçimlerde aldığı oy üzerinden ve Mecliste temsil oranına göre, halkın vergileriyle oluşan hazineden parasal yardım yapılması sürdükçe...
Milletvekillerini, belediye başkanlarını ve meclis üyelerini, partinin üyeleri yerine genel başkanlar belirledikçe...
Bu ülkede kimse, bu siyaset kurumuna ve siyasetçiye halkın güven duymasını, sorunlara çözüm, dertlere çare olmasını falan boşuna beklemesin!
***
YILMAZ HOCA VE HAVADA KALAN İSTİFA MESELESİ...
Büyükşehir önceki dönem Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in son bir yıl içinde üç önemli çıkışı oldu.
İlk çıkış, 2025 yılı Haziran ayı sonlarında, tam da CHP kurultay davası öncesindeydi...
Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Büyükerşen aynen şu açıklamayı yapmıştı:
“Son günlerdeki tutumu, kendisinin siyasi hırslarının maalesef aklının çok üstünde olduğu gerçeğini çok geç de olsa ortaya koymuştur.”
Oldukça kesin ve net bir açıklama...
İkinci çıkış, yine 2025 yılı Aralık ayı sonunda geldi.
Mihalıççık Belediyesinin düzenlediği törende Onur Ödülü alan Büyükerşen, burada yaptığı konuşmada şöyle bir ifade kullandı:
“Şu andan itibaren siyaseten kendimi emekli ettiğimi duyuruyorum.”
Siyaseti bıraktığını belirten kesin ve net bir açıklama.
Bu iki çıkışı da gayet net ve anlaşılır nitelikteydi...
Birincisinde, CHP'ye açılan kurultay davasındaki tutumu nedeniyle Kılıçdaroğlu'nu ağır sözlerle eleştiriyor, ikincisinde ise artık siyaset dışı olduğunu ilan ediyordu.
Ancak...
Bundan 1,5 ay önceye denk gelen çıkışı CHP'den istifa etmesiyle ilgiliydi, fakat bu çıkış net ve anlaşılır olmadığı için resmen havada kaldı...
Zira...
Büyükerşen'in CHP'den istifa edip etmediği bir türlü anlaşılamadı.
Çünkü...
CHP'den istifa ettiği haberleri ile CHP'de kaldığı haberleri aynı anda ve birbiri peşi sıra çıkmaya başladı.
Söylenenlere göre Büyükerşen, bir gazeteci arkadaşımıza CHP'den istifa ettiğini açıklamış, istifa ettiği haber kanallarında yayınlanmaya başladığında Ayşe Ünlüce acilen Büyükerşen'in evine gitmiş, “Belediye başkanı dururken danışmanı istifa etti derler. Bu beni müşkül durumda bırakır.” diyerek ikna etmiş, bunun üzerine Büyükerşen CHP'den istifa etmediğini duyurmuştu.
İşte o günden bu yana çoğu kişi Büyükerşen'in CHP'den istifa ettiğini, yine çoğu kişi istifa etmeyip CHP'de kaldığını biliyor.
Yine çoğu kişi hâlâ birbirine, “Yılmaz Hoca CHP'den istifa etti mi, etmedi mi?” diye soruyor.
Mesele öylesine havada ki televizyon kanallarında tartışma programlarına katılanlar bile zaman zaman “Yılmaz Hoca bile CHP'den istifa etti.” cümlesini kurarken, öte yandan belki de Yılmaz Hoca ile en çok görüşen kişilerden biri olan CHP Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP'de kaldığı hissiyatını verme adına birlikte çekildiği ziyaret fotoğraflarını yayınlıyor...
Ve bu durum, eminim Yılmaz Hoca'nın hoşuna gidiyor olsa da tavır ve tutumu dışarıda epey konuşuluyor, tartışılıyor, sorgulanıyor ve eleştiriliyor...
İKTİDARA YÖNELİK BİR ELEŞTİRİ HENÜZ DUYAMADIK...
CHP İl Başkanlığı görevine atanan Volkan Enver Kılıç, ilk mesajında “Benim isimlerle işim yok. Tek hedefim partime hizmet etmek.” dedi ama önce Seyitgazi İlçe Başkanı ve yönetimi hakkında, ardından da Yeni Parti İl Başkanı Talat Yalaz hakkında iddialarda bulundu.
Önce yönetim kurulu ile birlikte Vali’yi, ardından Milletvekili Jale Nur Süllü ile birlikte Esnaf Odası Başkanı ile Saadet Partisi İl Başkanını ziyaret etti.
Devamında Milletvekili Jale Nur Süllü’yü parti binasında ağırladı, onunla birlikte yönetim kurulu toplantısı yaptı.
Yılmaz Büyükerşen’i ziyaret etti, Zafer Partisi Mihalgazi meclis üyelerini parti binasında kabul etti.
İlk mesajında birlik-beraberlik ve muhalefet vurgusu vardı. Bugüne kadar ne birlik-beraberlik ne de iktidara muhalefet anlamında bir çıkışı oldu.
Ne diyelim?
Belki bundan sonra olur!