Sen hoca efendiden çok mu biliyorsun?

Abone Ol

Yirmili yaşlardayız. Yıl 1967.
Ülkenin bütün gazetelerinde sürmanşet:
“Amerika Ay’a astronot gönderiyor.”

Bu haberle ülke neredeyse ikiye ayrılmıştı.
Halkın bir kısmı Ay’a gitmeyi kabulleniyordu.
Ülkenin çoğunluğu ise dalga geçip, “Bunlar ancak rüyalarında Ay’a giderler.” diyordu.

Hatırlıyor musunuz?
Yazılı basında: “Astronotlar Ay’da araştırma yapacak.”

Bizim sokaktaki caminin hocası,
Cuma hutbesinde neredeyse küfür edecekti.
Aortlarını şişire şişire:
“Ay bir nurdur. Nuuur...
Sen nur’a nasıl ayak basabilirsin be imansız?”
diyerek söyleniyordu.

Cuma’nın bitiminde herkes hocayı haklı buldu.

Beni üzen şeyse hocayı haklı bulanların çoğunun hocadan daha fazla eğitim almış olmasıydı.
Ama hoca efendi öyle söylediyse, karşı gelinmezdi.
Söz hazırdı: “Sen hoca efendiden fazla mı biliyorsun?”

Oysa Apollo 11 uzay aracı 16 Temmuz 1969'da Neil Armstrong, Buzz Aldrin ve Michael Collins'den oluşan mürettebatla Ay’a gönderildi.
Collins, uzay aracının komuta modülünde, Ay'ın yörüngesinde kaldı.
Armstrong ve Aldrin’i taşıyan Ay modülü Ay’a indi.
Ay’a ilk ayak basmayı başaran Neil Armstrong oldu.

Yıllar geçti.
“Biz hala hoca efendiden fazla bilmeyi başaramadık…”