Sekiz çocuğa iş, 10’a araba! Ve ‘Eğitmen Ahmet’in’ 10 çocuğu

Abone Ol

Hafta başının ilgi çeken, sosyal medyada da paylaşılan haberlerinden biriydi:
Haberin kaynağı, 10 bin kadar adı sanı pek duyulmamış bir ilçemiz. Habere konu olan da o ilçenin (adı önemli değil) Belediye Başkanı.
Bay başkan, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birkaç yıldır konuşmalarının arasında sıkıştırdığı “her aileden en az üç çocuk bekliyorum” tarzındaki açıklamalarından etkilenmiş olacak ki el yükseltmiş:
“-İlçemizdeki ailelerden birine sekiz çocuğa ulaşmaları halinde aileden 1 kişiye Belediyemizde iş, 10 çocuk yaparlarsa son model bir araba benden!”
Sosyal medya yorumcularından biri bu absürt açıklamayı alıntılayarak öneride bulunuyor başkan beye:
“-Kaç çocuğun var bilmiyorum ama 10’a tamamlasan da arabaya sen sahip olsan!”
Açıkçası benim aklımdan geçen de böylesine bir ironi idi.

Köyümün Eğitmen Ahmet’i

Anımsayan olacaktır, bazı yazılarımda Eskişehir merkez köylerinden Kanlıpınar’da doğduğumu paylaşmışımdır okurlarımla.
Aklımın erdiği yıllarda duymuştum adını. Adının başındaki sıfatını da karineyle çıkartmaya başlamıştım. Adını, sanını duyduğumda o sıralarda 6 çocuğu olan ailenin benden 40 gün küçük çocukları Fazıl ile çoktan “oyun arkadaşı” olmuştum çoktan!..
Bu vesileyle de ailenin anaç annesi “Saniye Teyzemi”, de tanımış, hatta ara öğünlerde yemeklerini de kaşıklamaya başlamıştım!..
***
Kimdir Eğitmen Ahmet, sorusunun yanıtını da öğreniştim yıllar içinde. Ahmet Çetin de 1936 yılında, Hamidiye’de açılacak “eğitmen Kursları” binasının yapımında çalıştıktan sonra eğitmen adayı olarak 9 ay kurs görür ve köyüne, Kanlıpınar’a atanır. Sanırım beş-altı yıl sürer bu görev. Ardan da hemen köyün girişinde Vehbi Koç’a ait Mobil Oil benzin istasyonuna girer. Uzun yıllar sürer bu işi.
Bu arada Saniye hanımla evlenir ve “üretim” başlar! Sürekli güler yüzüyle hatırlarım kendisini.
-Işıklar içinde uyusunlar ikisi de…

Dile kolay, eğitimli 10 çocuk

Evet, gerçekten de o yılların şartlarında “dile kolay” 10 Çocuğu besleyip, büyütmek, yetiştirip okutmak, değil mi? Hemen hemen tümünü tanıdığım “Onları” bildiğim, öğrendiğim kadarıyla okurlara tanıtmak isterim:

Mustafa ÇETİN

Köyümüzün ilk okumuşudur merhum Mustafa abi. İlkokulu köyde tamamlamış, sonrası Eskişehir. Ortaokul ve Lise eğitimi Şimdiki Atatürk Lisesi’nde. İlk yıllar bir tanıdık yanında. Sonraları bisikletle köye gidip gelerek tamamlar lise eğitimini.
Ve sonrası İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Orman Fakültesini Yüksek Orman Mühendisi olarak bitirir. Çeşitli illerde Orman Bölge müdürlüklerinde görevlendirilir. Emeklilik öncesi son 3-4 yılında görev yeri Eskişehir’dir. Onunla ilgili bir ilk daha:
-Köyümüzden bir kızla, köyün tanınmış ailelerinden (Canbaz’ların Fatma’sı) ile evlenen tek kardeş olması.

Suat CETİN

Suat Abi, kapatılan Çifteler Köy Enstitüsü’nün son mezunlarından sayılır. Oradan da Yüksek öğretmen okuluna geçip mezun olduktan sonra Doğu illerinden birine atanır, hem öğretmenlik hem de müdürlük yapar iki yıl süresince.
Kariyerini yeterli görmemiş olmalı, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin inşat mühendisliğini bitirir. Öğrenim süresi içinde İngilizcesinin yeterli düzeye çıkarır. Bildiğim kadarıyla Suudi Arabistan’da Kraliyet Ailesinin fertlerinden biriyle ortak kurulan şirkette inşaatlar, özellikle de askeri amaçlı tünelleri projelendirip tamamlar. Dönüşünde İstanbul’da çeşitli projeleri gerçekleştirir. Şimdilerde çocuklarından biri Amerika’da baba mesleğini sürdürmekte.
(Kısa bir tanıtım oldu, kendisiyle söyleşi yapıp daha uzun bir öz geçmiş çıkarmayı düşünmekteyim)

Fuat ÇETİN

İlkokulu köyde bitirdikten sonra Eskişehir Sanat Enstitüsünün elektrik bölümünden mezun olur. Bundan sonrası Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği bölümü bölümüdür. Çeşitli firmalarda sürdürür mesleğini. Şimdilerde asude bir emeklilik sürdürmektedir Fuat Abimiz de..

Fethi ÇETİN

Fethi abimiz de Devlet Demiryolları’nın ünlü Çırak Okulu mezunlarındandır. Okulun Torna bölümünü bitirdikten iki yıl sonra istifa edip, İsveç’e gider ve orada bir özel işletmede çalışmaya başlar. Hastalanan patronunun “Kapatıyorum, götürebilirsen makineleri al götür memleketine” teklifiyle ve makinelerle döner İstanbul’da. Burada birkaç yıl çalıştıktan sonra Bursa Karacabey’de kurduğu fabrikada Tarım Makineleri üretmeye başlar. En son Bursa Kemalpaşa Organize Sanayi bölgesinde daha büyük bir fabrikada aynı dalda üretimini sürdürmektedir, biri makine mühendisi üç oğlu ile birlikte. Öğrendiğim kadarı ile iç piyasa dahil 20 kadar ülkeye tarım makineleri ihraç etmektedir.

Fazıl Çetin

Çocukluğumdan bu yana, yeni yetmelerin tanımlamasıyla “kankam olur” kendisi. O da Fethi abi gibi bizim Çırak Okulu’nun modelcilik bölümünden Modelcilik mezundur. Yine “O da” diyeceğim Fethi’den iki yıl sonra istifa ederek ayrılır Demiryolları’ndan. Alan olarak da İnşaatçılığı seçer. Eskişehir’de ünlü firmaların inşaatlarından formen olarak çalıştıktan sonra Kuzey Afrika ülkelerinden birinde çalışır bir süre ve İstanbul’a gider. Tuzla Serbest Bölgesi’nde Dericiler Sitesi’ndeki fabrikalarında inşaat kontrolörlüğü yapar. Çok uzun süre burada da çalışır. Aynı görev haftada bir gün olsun gider danışman olarak işini sürdürür. Şu da var: 50 yılı aşkın yakın çalışma hayatından sonra SSK’dan ancak emekli olabilmiştir!..

Türkan-Şükran ÇETİN

Saniye Teyzemin özlemle beklediği kızlar ardı ardına gelir. Türkan ve Şükran kardeşler Aile birlikte İstanbul’a Giderler. Onlar da büyüklerinin girişimci ruhuna sahip kişiler olarak boş durmazlar. İkisi Maltepe’de gelinlik üreten bir atölye kurar ve başarıyla işletirler. Ne yazık ki Şükran kardeşimin vefatından sonra kapatırlar iş yerini. Türkan Çetin, şu sıralar kardeşlerin baba ocağında yaptırdığı iki modern eve gelip gitmektedir.

Zafer-Yalçın ÇETİN

Suat Abi’den kaynaklanıyor olmalı ki Zafer ve Yalçın da inşaat sektörünü tercih etmişler. İkisi de STFA’nın çeşitli kuruluşlarında çalıştıktan sonra emekli olmuşlar. Çetin Kardeşler ne yazık ki Zafer’i de yakın zamanda kaybederek üçüncü ayrılığı yaşadılar.
Yalçın Kardeşim, baba ocağında yaptırdıkları iki birimden oluşan evlerinin ortaya çıkmasından büyük emek harcayan sonuncu erkek kardeştir. Adeta “sorumlu Müteahhit” . gibidir kendisi…

Vildan (Çetin) Altıntaş

İki aradan sonra son kız çocuk Vildan kardeşim. O da bir eğitimci kariyerine ulaşanlardan. Eskişehir Kız öğretmen okulunun mezunlarından bir Edebiyat öğretmeni. Yakın zamanlarda emekli edilen,1. Ordu komutanlarından Korgeneral Nazım Altıntaş ile mutlu bir evlilik sürdürmekte.
***
ON’ların Özet hikayesi bu kadar…

-----------------------------