Eskişehir'in ciddi bir trafik sorunu var ve bu sorun birilerinin sürekli dile getirdiği gibi sadece yollar ve alt geçitler yapmayla falan ortadan kalkacak bir sorun değil. Bilimsel ve akılcı uygulamalarla en azından rahatlamanın sağlanabileceği bir sorun.
***
Yüz ölçümünün yüzde 70'ine maden arama ruhsatı verilen, tek içme kaynağı olan Porsuk Nehri'nin Kütahya'dan itibaren sürekli kirletilen, ilkel döküm sahaları bulunan Eskişehir'in ciddi çevre sorunu var.
***
Eskişehir'de ulaşım sorunu var. Şehrin bir bölgesinden diğer bölgesine aktarmasız ve ucuza gidilemeyen, tramvayın uğramadığı yüz binlerce insanın yaşadığı mahallelerde sıkıntıya neden olan bir sorun bu.
***
Eskişehir'in gerek yaşayacağı ihtimalinin yüksek olduğu söylenen kuraklık gerekse kullanma suyu ile ilgili gelecekte büyük sıkıntılara yol açması beklenen bir su sorunu var.
***
Eskişehir'in, kira piyasasını şişiren, hizmet sektörünü mevsimsel hale getiren, düşük ücretli işleri yaygınlaştıran bir kırılgan şehir ekonomisi sorunu var.
***
Ev sahiplerinin kira oranlarını öğrencileri baz olarak belirlediği, düzenli maaşla çalışanların aynı mahallelerde barınamadığı, düşük gelirli ailelerin kırsalın da kırsalına itildiği bir kira ve barınma sorunu var Eskişehir'in...
***
Şehir kültüründe üniversiteliler, beyaz yakalılar ve seküler orta sınıfın görüldüğü, merkezin modern kenarların ise ıssız olduğu ve bunun da kültürel sınıf ayrımına yol açtığı bir sorun var bu şehide.
***
Üniversite öğrencilerinin okumaktan keyif aldığı ama “Burada kariyer yapamam” diye düşündüğü, geleceği planlanmamış düşüncesi yaratan ve gençlerin adeta geçiş durağı olarak gördüğü bir sorun var Eskişehir'de.
***
Çoğu kente oranla daha rahat bir sosyal hayatı sunan ama bu özgürlüğü üniversitelerin çevresi ile merkezde ortaya çıkan, düşük gelirli gençler için erişimi son derece pahalı olan bir sosyal ve kültürel hayat sorunu da mevcut bu şehirde.
***
Mahalleler arasında gerek sosyal çevre ve yaşam tarzı ile kamusal alan kullanımında değişik sunulan imkanların çatışma yaratmıyor olsa da mahalleler arasındaki ayrımı ortaya koyan bir sorun da var bu şehirde...
***
Velhasıl...
Alternatif çevre yolundan kentsel dönüşüme, merkezi ile vitrin şehir olmasından devlet imkanlarından yeterince yararlanamamasına, hatta eğitiminden sağlığına kadar bir çok eşitsizliği biriktiren daha sayılamayacak öneme sahip sorunları var.
***
Haş böyleyken bu şehrin yukarıda sıraladığımız gerçek sorunları ile bu sorunların çözümünün bulunmasına sıranın ne zaman geleceğini, bu gerçek sorunların şehri yöneten seçilmiş ve atanmışların radarına ne zaman gireceğini de doğrusu merak ediyoruz?
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
AÇIKLAMADAN ÇOK DOĞRUDAN MEYDAN OKUMA...
Sağlık Sen Eskişehir şube başkanı Hasan Hüseyin Köksal'ın yaptığı açıklama konuşuluyor iki gündür.
AK Parti'ye yakın olan sendikanın şube başkanlığını yapan, kendisi de AK Parti'den aday adayı olmuş bir isim için yapmış olduğu açıklama son derece enteresan...
Zira...
Yapılan sert açıklama, aslında bir kurum eleştirisinin çok ötesinde; doğrudan siyasi düzenin işleyişine yönelik bir meydan okuma niteliği taşıyor.
***
Metnin satır aralarına bakıldığında hedef sadece birkaç yönetici değil. Asıl mesaj; “liyakat yerine referans”, “kurumsallık yerine ilişki ağı”, “devlet ciddiyeti yerine siyasi koruma mekanizması” eleştirisi üzerinden AK Parti içerisindeki yerel siyasi yapıyı hedef alıyor.
***
Açıklamanın en çarpıcı kısmı şu cümlede gizli:
“Bütün idarecilerin referansları açıklansın! Kim kime kefil olmuş açıklansın!”
Bu cümle sıradan bir serzeniş değil. Bu doğrudan siyasetin atama mekanizmasına dönük bir rest aslında. Özellikle sağlık kurumları üzerinden şekillenen güç ilişkilerinin artık taşınamaz hale geldiğinin ilamı...
***
Metinde dikkat çeken başka bir unsur ise “sessizlik” vurgusu.
“Depo soyuluyor ses yok…Bıçak parası iddiası var ses yok…İhale ilişkileri konuşuluyor ses yok…Ama eleştiri olunca rahatsızlık başlıyor.”
Bu ifadeler yalnızca kurum yöneticilerine değil, siyasi koruma refleksi gösteren yerel aktörlere de gönderilmiş ağır mesaj aslında...
***
Metnin finalindeki: “Verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı mutluyuz” ifadesi ise klasik bir bürokratik açıklama değil; doğrudan siyasi meydan okuma adeta.
***
Sonuç olarak bu açıklama: AK Partili etkin ve yetkin isimlerin sırf kendi küçük işlerini gördürmek uğruna liyakatsiz kişilerin referansı olup atamalarını yaptırdığına, atanan liyakatsiz yöneticilerin de siyasetçileri arkasına almanın verdiği cesaretle her türlü usulsüzlüğün üzerini örtmelerine isyan niteliği de taşıyor...
Merak ettiğim ise bu zehir zemberek açıklamanın AK Parti cenahında “disiplinsizlik” olarak mı yoksa içeriden gelen bir alarm olarak mı okunacağı?
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
CHP BÖLÜNÜR MÜ?
Şu sıralar sık sık dile getiriliyor CHP'nin önümüzdeki süreç içinde bir bölünme yaşayıp yaşamayacağı.
Aslında CHP’nin resmen bölünmesine gerek yok; zaten parti uzun süredir farklı siyasi akılların aynı çatı altında durduğu bir yapı haline gelmiş durumda.
Tartışma kişiler kadar “CHP neyin partisi olacak?” sorusu etrafında da dönüyor.
Asıl mesele yeni parti çıkması değil; ortak dil ve ortak yön duygusunun zayıflaması hatta kaybolması.
Bir parti bazen hukuken değil, zihnen bölünür ya işte CHP'nin içinde yaşanan bölünme tam da böylesine bir bölünme.
Kısacası...
CHP'nin önümüzdeki süreç içinde resmen bölünüp iki farklı parti olmasa bile partide bölünme çoktan gerçekleşmiş sanki...
,,,,,,,,,,,,,,,,,