Lozan’da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından “Hukuk Reformu yapmakla” görevlendirilen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, savcılar için “Cumhuriyet Savcısı” unvanının isim babasıdır…
…………………..
Ata’nın huzurunda “Hukuk Reformu” için fikir fırtınası yapılırken, Bozkurt’a
“Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?
………..
Cumhuriyet Başbakanı, Cumhuriyet Bakanı, Cumhuriyet Müsteşarı, Cumhuriyet Valisi, Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da, neden Cumhuriyet Savcısı?
………….
Savcılara neden bu imtiyaz (ayrıcalık) tanınmaktadır?’ diye sorulur…
……………
Atatürk, Bozkurt’a, “Ne diyorsun?” diye sorar…
……….
Bozkurt’un cevabı çok net olur: “Çünkü öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir…
……….
İşte O Cumhuriyet Savcısı’dır…”
…………………..
Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder. “Devam et Bozkurt” der…
…………
Peki savcılarımız şimdi ‘Cumhuriyet Savcısı’ olmanın hakkını verebiliyorlar mı?
………………
Hakimlerimiz kararlarında özgür davranabiliyorlar mı?
……………….
Yoksa siyasi baskı altındalar mı?
…………
Pardon duyamadım, ne dediniz?
……………………..
STRATEJİ
Amerika’nın efsane dışişleri eski başkanlarından Henry Kissinger der ki ;‘Amerika iki sebeple güçlü(!)dür. Ülkesindeki vatan hainlerini bulur, öldürür. Diğer ilkelerdeki vatan hainlerini bulur, kullanır…’
……….
Sovyet müzakere stratejisi ise ‘Bizim olan her şey bizimdir, sizin olanlar ise müzakereye tabidir’ şeklindedir…
…………
Peki biz de nasıl?
……………
SOSYAL MEDYA
………………
GÜNÜN ESPRİSİ
…………………
GÜNÜN SÖZÜ
………………..
TEMEL’İN KÖŞESİ
Köyün birinde bir çukur varmış ve herkes bu çukura düşerek yaralanıyormuş. Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış.
Birincisi:
- Çukurun yanında bir ambulans beklesin hastaneye çabuk yetiştiririz. Demiş.
İkincisi:
- Çukurun yanına bir hastane yaptıralım düşenlerin hastaneye yetişmesi zaman almaz demiş.
Sıra Temele gelmiş:
- Sizde hiç akıl yok demiş, bu çukuru kapatalım hastanenin yanına bir çukur açalım…