Salgında Adliyeler

Abone Ol

Covid-19 salgını için hemen her yerde önlem alınırken adliyelerde alınan önlemler tamamen etkisiz. Adliyelere her gün binlerce kişi girip çıkıyor, duruşması olan, icrada dosyası olan, tanık olan hatta adliyenin içerisindeki postaneyi ve bankayı kullanmak isteyen binlerce insan her gün adliyelere girip çıkıyor.
Adliyelere vatandaşın işinin ne kadar çok düştüğü malum. Üstelik adliyeye bir kez girdiğiniz zaman, hele duruşmanız var ise çıkmanız saatler sürüyor.
Adliyeye girişte herkese hes kodu sorgulaması yapılıyor. Yapılıyor yapılmasına da, onlarca insan, hes kodu sorgulaması için birlikte uzun süre sıra bekliyor. Adliyenin içerisinde girildiğinde ise hem hes kodu sorgulaması için, hem de güvenlik için görevli polis memurlarının ve adliye danışma personelinin bulunduğu kısımda yoğunluk daha da artıyor. Hem vatandaş hem de memurlar büyük risk altındalar.
Adliyeye girdikten sonrası da ayrı bir tehlike. Duruşma saatleri saatlerce sarkıyor, duruşma saatleri sarktıkça duruşma salonu önünde bekleyen taraflar, avukatlar ve tanıklarla, her duruşma salonunun önünde onlarca kişi birlikte bekliyor. Duruşması olmayan evrak işi olan vatandaş için de durum farklı değil, özellikle memurların çalışma saati azaltıldıktan sonra adliyede yoğunluk daha da arttı. Her işlem için uzun süre beklemek gerekiyor.
Çözüm için bir çok meslektaş adliyelerin kapatılmasının, sürelerin durmasının en etkili çözüm olduğunu düşünüyor. Ancak ben bu kanaate katılmıyorum, adalet arayışı ve beklentisi en az sağlık kadar önemli bir ihtiyaç, ancak elbette bu ihtiyaç hayatı riske atmamalı. 
Mahkemelerin duruşma saatlerini gün içine yayarak duruşma saatlerine riayet etmeleri dahi birçok insanı hastalıktan koruyacaktır. Uyap vatandaş portalın tanıtılması ve kolaylaştırılması, aylar önce reklamı yapılan ve bir türlü yaygınlaşmayan online duruşmaların yaygınlaştırılması, adliye içerisindeki banka, postane, gibi iş yerlerinin pandemi süresince sadece adliye işlerinin devam ettirilebilmesi için ayırılması yoğunluğu çözecektir.