Türkiye’de salgın kısıtlamaları ve aşılama çalışmaları devam etse de, hasta sayılarındaki artışla beraber bir çok ülkeyi geride bırakarak, günde 60.000 vaka sınırına ulaşmış durumda.
Yüz yüze eğitime devam eden öğretmenler, kalabalık ortamda çalışmak zorunda kalan, her gün toplu taşıma kullanmak zorunda olan özel sektör çalışanları, her gün ailelerini ve kendi sağlıklarını riske atmak zorunda kalıyorlar.
Yaşlı veya riskli grupta olduğu için sokağa çıkma yasağına tabi olanlarla, kendi isteği ile çıkmayan insanlar ise birlikte yaşadıkları ve her türlü riskli ortama girmek zorunda kalan aile fertleri sebebiyle hastalanabiliyorlar. Esnaf dükkan kapatırken parti kongreleri ve toplu taşıma araçları virüsün yayılması için ortam sağlamaya devam ediyor.
Önlemlerin alınma şekli ve yeterliliği tartışılsa da, pandemiyi asıl kontrol altına alacak ve sona erdirecek olan en önemli etken yeterli aşılama.
Devlet herkesin sağlığını korumakla yükümlüdür. Anayasamizin 17. Maddesine göre: "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir." Devletin vatandaşlarının sağlığını koruma görevi, sadece vatandaşların sağlığına zarar verici uygulamalardan uzak durması anlamına gelmez, aynı zamanda vatandaşların sağlığının korunmasını da kapsar. Bu vatandaşları virüsten korumanın devletin görevi olduğu anlamına gelir.
İsrail halkının yüzde 60'ı, ABD vatandaşının yüzde 36'sı aşılanmışken, Türkiye halen bir çok Avrupa ülkesiyle birlikte yüzde 13 civarında aşılama oranına sahip. Türkiye'de aşı oranlarının düşük olması ile birlikte Türkiye'de yaygın olarak uygulanan aşının koruyuculuğunun düşük olduğu ve özellikle yeni mutant virüslere karşı koruyuculuğunun tartışmalı olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Aşılama oranları düşükken ve Türkiye'de halen günde 250'den fazla insan hayatını salgın sebebi ile kaybediyorken başka ülkelere aşı göndermesi, insan hayatının dış politikaya kurban edilmesi anlaşılır gibi değil.
Aşılama ile ilgili bir diğer sıkıntı da planlama. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, Biontech aşısı için randevu alanların aşı olmaya gitmemesi sonucu o dozların ziyan olduğunu söyledi. İnsanlar aşı bulamazken aşıların ziyan olmasının planlama hatasından başka açıklaması yok. Bozulma ihtimali olan aşılar için yedek listesi tutulması, çözüm yöntemlerinden sadece birisi.
Salgınla mücadelede planlamaların titizce yapılması, yeterli aşı temin edilerek vatandaşların korunması devletin öncelikli görevi. Salgın yönetiminde yapılan her hata daha çok can kaybına sebep olurken, her gün biraz daha fazla ekonomik yıkıma yol açacak gibi gözüküyor.