Öngörülen organize yoksullaştırma!

Abone Ol

Bugün Türkiye’de milyonlarca insan çalıştığı halde yoksul.
Çünkü maaşlar “öngörülen enflasyona” göre artırıldı, ama hayat gerçek enflasyona göre pahalandı. Devlet memura, emekliye, asgari ücretliye yüzde 30 zam verirken; markette, kirada, faturada zam yüzde 60’ı, 70’i buldu. Aradaki fark ise doğrudan vatandaşın cebinden çıktı, çıkmaya devam ediyor.
***
Sonra aynı iktidar çıkıp “kimseyi enflasyona ezdirmedik” diyor. Oysa emekli ayın ortasını göremiyor, asgari ücretli pazarda tane hesabı yapıyor. İnsanlar artık tatili, araba almayı, ev sahibi olmayı değil; ay sonunu getirebilmeyi hayal ediyor.
***
Bu yalnızca ekonomik başarısızlık değil; sistematik bir yoksullaştırmadır. Çünkü enflasyonun bedelini hep dar gelirli ödüyor. Büyük sermayeye teşvik, vergi affı ve ayrıcalık sürerken; halka sabır, fedakarlık ve kemer sıkma düşüyor.
***
33 milyon insanın yoksulluk sınırında yaşadığı bir ülkede sorun ekonomi değil, yönetim anlayışı.
En acı olan ise toplumun buna alışmaya zorlanması. Her gün biraz daha fakirleşen insanlar artık zam haberlerine şaşırmıyor. Çünkü sistem vatandaşın refleksini köreltti.
Sürekli kriz yaşayan toplum, bir süre sonra yoksulluğu kader sanmaya başlıyor.
***
NOT-Son günlerde okurlardan sürekli olarak “Tamam, iyi güzel konulara değiniyorsunuz ama neden ekonomi ve hayat pahalılığını yazmıyorsunuz? Siz bu konuları yazmadıkça yoksulluğu kader haline sokanlara hizmet ediyorsunuz” benzeri mailler alıyoruz. Sonuna kadar hak verdiğimiz bu tavsiye doğrultusunda bu yazıyı kaleme alma mecburiyetinde hissettiğimizi not olarak düşmek istedik.


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

BU İŞTE BİR TERSLİK YOK MU?

Büyükşehir Belediyesinin 2025 yılı kesin hesap bütçesinin görüşüldüğü önceki günkü meclis oturumunu izliyorum.
***
AK Parti grubunun eleştirisi:
“Çoğu müdürlük bütçede ayrılan ödeneği kullanmamış. Demek ki iş yapılmamış. Sonra da çıkıp bütçenin fazla verdiği ile övünüyorsunuz.”
***
CHP Parti grubunun savunması:
“Başarı bütçeyi sonuna kadar kullanmak değildir. İhtiyaç önceliğine göre kullanmaktır. Demek ki sırf bütçede ayrılan parayı kullanalım diye bir zorlama içine girmemişiz. Bu şikayet edilecek bir durum değil, takdir edilecek bir durum”
***
Bir buçuk yıl öncesinin bütçesi üzerinde enteresan bir tartışma...
Mecliste muhalefet olan AK Parti grubu bütçede ayrılan paranın müdürlükler tarafından neden kullanılmadığının hesabını soruyor, iktidar ise “Mecbur muyum kullanmaya. Gerek görmedim” cevabı veriyor...
Size de bu tartışmada bir terslik varmış gibi gelmiyor mu?
Asıl tartışmanın tam tersi bir durumda yaşanması gerekmiyor mu?


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

KEŞKE TAŞEL'İN TAVSİYESİNE TAM UYSAYDI...

CHP Genel Başkanı Özel'in istifa eden ya da etme niyetinde olan en az dört belediye başkanına attığı mesajları kamuoyuna yansıdı.
Bunun üzerine koskoca genel başkanın ergen çocuklar gibi mesaj atması kamuoyunda haklı olarak eleştiri konusu oldu.
İşte bu meseleyi, birlikte katıldığımız bir televizyon programında CHP önceki dönem il başkanı Recep Taşel'e sormuştuk, “Genel başkanınızın bu mesaj merakı kendisini zora sokmuyor mu?” diye...
***
Genel başkanın üzerinde inanılmaz bir baskı olduğunu, duygusal ve olaylara anında reaksiyon gösteren bir yapısı olduğunu, bunun da yaşamına yansıdığını söyledi önce.
Ardından da, kendisine bir tavsiyesi olduğunu söyleyip “Nokia 3310 telefonu bu işi çözer. ” demişti.
***
Özgür Özel gelen eleştiriler üzerine önceki gün WhatsApp mesaj hattını kapatmış...
Bu da bir şey ama keşke Taşel'in tavsiyesine tam uyup mesaj atma özelliği olmayan o eski telefonu kullanmaya başlasaydı.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,