On parmakta on marifet

Abone Ol

AKP iktidarı bir süredir, marifetleri artık işe yaramayan bir sihirbaza benziyor. Seyirciler, onların sahneye çıkıp yaptıklarını eskisi gibi ağızları açık izlemiyorlar.

“Ne sihirdir ne keramet…” deyip şapkanın içinden tavşan çıkarttığında bile birileri, “Hadi oradan, bizi ahmak mı sandın? Işıkları söndürüp şapkayı değiştirdin.” diyerek işin tadını kaçırıyor.

El çabukluğu ile bir şeyler yutturmak için seyircileri başka tarafa baktırmaya çalıştığında, münafık takımı “Yok, yemezler!” deyip gözlerini dikiyor.

Oysa bir zamanlar ne kadar kolaydı bu işler. Sihirbazlık, hokkabazlık, madrabazlık… Ne yapsan alkış alıyordu.

AAA, BAŞKAN YOK OLMUŞ!

Alın şu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu kaybetme oyununu!

Aradan bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen dava üstüne dava, suçlama üstüne suçlama, marifet üstüne keramet… Tüm çabalara rağmen halkın çoğu hâlâ suçluluğuna ikna olmuyor; onun siyasal nedenlerle saf dışı edilmek istendiğine inanmaya devam ediyor.

İşin kötüsü, artık yabancı gözlemciler ve dış basın da münafık seyirciler gibi düşünmekte! Resmî raporları bile satır aralarında, “Bu numarayı yutmadık ve beğenmedik.” diyor. Hem de dava üstüne dava, tanık üstüne tanık ekleyerek tılsımı güçlendirmek için yapılanlara rağmen!

Ne yani, inanmaları için ülkedeki tüm CHP’li belediyeleri yok etmemiz mi isteniyor?

Diyorlar ki adamın 32 yıl önce aldığı ve artık yalnız Cumhurbaşkanı adayı olmak için kullanabileceği diplomayı el çabukluğuyla kaybetme marifeti de bunun kanıtıdır. Ne oyundu ama!

Efendim neymiş, anketlere göre İmamoğlu aday olursa malum kişiyi bile açık farkla geçiyormuş! Peh! Bizim de el çabukluğuyla yapılmış anketlerimiz var. Onlarda da sizinkiler nal topluyor. Onlara niçin inanmıyorsunuz?

Bıktık artık sizin oyunbozanlığınızdan! Şurada yıllardır güzel güzel eğlenip gidiyorduk. Gösterinin tadını kaçırdınız!

KUKLA ÇIKARTTILAR

Ya şu mutlak butlan şamatanız? Ne var yani; ne sihirdir ne keramet, bir üfleyişte kocaman bir siyasal partinin genel başkanını toz etme marifetimizi niçin takdir etmiyorsunuz?

O parti ana muhalefet partisiymiş, Cumhuriyet’i kuran ve en çok destekçisi olan partiymiş! Ve anketlerde bizi geçiyormuş! Niçin böyle küçük şeylerin üzerinde duruyor, şapkanın içinden canlı kukla başkan çıkartma marifetimizi alkışlamıyorsunuz? Evet, kukla başkan! Üstelik konuşuyor! Biz ne dersek onu tekrarlıyor. Gülmekten çatlarsınız!

DAHA NELER

Peki, vatandaşları inim inim inleten enflasyonu bir dokunuşta düşürme marifetimize ne diyorsunuz? Yıllardır sık sık yapıyoruz bunu, çok beğeniliyor. O kadar beğeniliyor ki satıcılar etiketleri değiştirmeden hemen fiyatları yeniden yükseltiyoruz, hatta eskisinin birkaç puan üstüne çıkartıyoruz ki halkımız düş kırıklığına uğramasın!

Karadeniz’de gaz, Trakya’da petrol, Ege’de sondaj gibi ufak tefek marifetlerimizi saymak bile istemiyorum. Onları zaten biliyorsunuz! Unutmamanız için sık sık tekrarlıyoruz.

Bozgunculuğun âlemi yok! Hani “Marifet iltifata tabi” idi? Bizim on parmağımızda on marifet var!