Nerede hata yaptık?

Abone Ol

Normal sezonun son virajına girilirken şampiyonluğun Kütahyaspor’a kaptırılması, sadece bir sonuç değil; aynı zamanda sezon boyunca yapılan hataların bir özeti oldu. Kağıt üzerinde bakıldığında sezon başında favoriler arasında gösterilmeyen bir rakibin ipi göğüslemesi, ister istemez “Nerede hata yaptık?” sorusunu da beraberinde getiriyor.
***
Sezon başında yapılan teknik direktör tercihi, belki de zincirin ilk halkasıydı. Yanlış başlangıç, sadece puan kaybı değil, aynı zamanda oyun kimliğinin oturmamasına neden oldu. Üzerine eklenen sakatlıklar ve Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yürütülen süreçler kapsamında gelen cezalar, takımın ritmini ciddi anlamda bozdu. Futbol sadece sahada oynanmıyor; masa başı gelişmeler de en az saha içi kadar belirleyici oluyor.
***
Hücum hattında yaşanan üretkenlik problemi ise sezon boyunca kronikleşti. Özellikle zayıf rakiplere karşı yaşanan puan kayıpları, bugün gelinen noktada en çok can yakan detay olarak öne çıkıyor. İzmir Çoruhlu ve Ayvalıkgücü gibi maçlar, belki de sezonun kaderini belirleyen kırılma anlarıydı. O maçlarda alınabilecek birkaç puan, bugün bambaşka bir tabloyu konuşmamıza neden olabilirdi.
***
Takımın başına Hakan Şapcı’nın gelişiyle birlikte yakalanan ivme ise umut vericiydi. Ancak bu değişimin ikinci yarıya kalması, iş işten geçtikten sonra gelen bir toparlanma görüntüsü verdi. Futbolda zamanlama her şeydir ve Eskişehirspor bu noktada geç kaldı.
***
Öte yandan rakibin istikrarlı yürüyüşü kadar, tartışmalı hakem kararları ve dış etkenler de sezonun konuşulan başlıkları arasında yer aldı. Futbol kamuoyunda sıkça dile getirilen bu durumlar, şampiyonluk yarışının sadece saha performansıyla şekillenmediğini bir kez daha gösterdi.
***
Sonuç olarak; Eskişehirspor şampiyonluğu belki sahada değil, sezonun ilk yarısında kaybetti. Ancak hikâye burada bitmiş değil. Play-off yolu, her ne kadar daha zorlu olsa da, bu takımın o yolu aşabilecek gücü var. Yeter ki şehir, taraftar ve camia aynı inançla kenetlenmeye devam etsin. Çünkü bu hikâyede hâlâ yazılacak bir son var…