Eskişehir’in ortasından geçen demiryolu, yıllar sonra yer altına alındı.
Bir yılda tamamlanacağı açıklanan inşaat çalışması 6 yıl sürse de, sonunda Bağlar Geçidi’nin kilitlenmesine neden olan demiryolu hattı yer altına alınmış oldu.
***
Demiryolu yer altına alınınca, üzerinde kendiliğinden müthiş bir bulvar oluştu.
Şehrin ortasında 2-3 kilometre uzunluğunda devasa bir bulvar…
Bu durum, Eskişehir merkezi için adeta piyango niteliğindeydi.
***
Sıra, yeni oluşan bu bulvarın düzenlemesine gelmişti.
Şehir halkı, kent merkezinin ortasında oluşan ve şehrin vitrini olacak bu bulvar için güzel bir düzenleme yapılacağı beklentisi içine girmişti.
Ancak ortaya öyle bir düzenleme projesi çıktı ki, evlere şenlik!
***
Halbuki bilgisayarda kent kurma ve yönetmeyi amaçlayan SimCity adlı strateji oyununu oynamış 10 yaşındaki bir çocuk bile, söz konusu bulvar alanını; ortasından araçların geçtiği, her iki yanında yeşil bantlar ve yaya yolları bulunan, hatta iş yerlerinin önüne masa-sandalye konulabilecek şekilde düzenlerdi.
***
DDY tarafından Ankara’da, masa başında hazırlanan proje ile bunun tam tersi yapıldı.
Sonuçta ortaya; betondan oluşan, olabildiğince soğuk bir yürüme ve oturma alanı ile her iki tarafta da araç yollarının bulunduğu bir düzenleme çıktı.
***
Dönemin iktidar partisi aktörleri tarafından bile eleştirilen bu bulvar düzenlemesi, yapıldığı günden itibaren sürekli sorun yarattı.
Ne çöpleri doğru dürüst toplandı ne de bakımı yapıldı…
Ne aydınlatmaları düzenli yandı ne de kırılan, dökülen yerleri onarıldı.
***
Kısacası…
Israrla ve inatla belediyelere devri de yapılmayan Hatboyu, şehrin vitrini olması beklenirken, şehrin en ucube yapılarından biri hâline geldi.
***
Geçtiğimiz günlerde, demiryolu hattı yer altına alınıp üzeri kapatıldığında oluşan bulvarın, düzenleme öncesine ait bir fotoğraf geçti elimize…
Keşke Hatboyu, fotoğrafta olduğu şekliyle kalsaydı…
Keşke o çirkin düzenleme hiç yapılmasaydı.
***
Emin olun, birkaç küçük dokunuşla bugünkü donuk, bakımsız ve betonla kaplı görüntüsünden çok daha güzel ve çok daha faydalı bir işlevi olurdu.
ÜNİVERSİTELERİMİZİN MEMNUNİYET KARNESİ…
Kısa adı ÜniAr olan Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı, her yıl üniversitelerin memnuniyet araştırmasını yapıyor ve sonuçlarını yayımlıyor.
***
2025 yılına ilişkin memnuniyet araştırması sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı.
Yayımlanan araştırma sonuçlarını inceleyerek, Eskişehir’deki üç üniversitemizin ne durumda olduğunu görmek istedik.
***
136 devlet üniversitesi arasında yapılan genel memnuniyet araştırmasında;
Anadolu Üniversitesi 31’inci, ESTÜ 38’inci, ESOGÜ ise 93’üncü sırada yer aldı.
***
Vakıf üniversiteleri de dahil olmak üzere 200 üniversite arasında yapılan genel memnuniyet araştırmasında ise;
Anadolu Üniversitesi 52’nci, ESTÜ 64’üncü, ESOGÜ ise 145’inci sıraya yerleşti.
***
Öğrenim deneyimi tatminkarlığı araştırmasında;
ESOGÜ 77’nci, Anadolu Üniversitesi 89’uncu, ESTÜ ise 91’inci sırada yer buldu.
***
Yerleşke yaşamının doyuruculuğu sıralamasında;
Anadolu Üniversitesi 4’üncü, ESTÜ 109’uncu, ESOGÜ ise 163’üncü sırada oldu.
***
Akademik destek ve ilgi sıralamasında;
ESTÜ 97’nci, Anadolu Üniversitesi 106’ncı, ESOGÜ 131’inci sırada yer aldı.
Kurumun yönetim ve işleyişinden memnuniyet araştırmasında ise;
ESTÜ 36’ncı, Anadolu Üniversitesi 109’uncu, ESOGÜ ise 187’nci sıraya yerleşti.
***
Sonuç olarak…
Şehrimizin göz bebeği olan üniversitelerimizin, yapılan memnuniyet araştırmalarında ortaya çıkan tablo yukarıda sıraladığımız gibi çok da iç açıcı değil.
Bir zamanlar ilk 20–30’lu sıralarda görmeye alıştığımız üniversitelerimiz, memnuniyet araştırması sonuçlarına göre bugün ilk 50’lerde bile pek yer bulamıyor.
***
Umarız bu şehir için marka değeri taşıyan üniversitelerimiz, her geçen gün siyasetle iç içe hâle getirilmek ve siyasi aktörlerin her dediğini yerine getirmek yerine, gerçek birer bilim yuvası olmak için çaba harcar ve bu memnuniyetsizliği ortadan kaldırmaya gayret gösterir.
***
Zira…
Görüldüğü üzere, eğitimden ve bilimden uzaklaşıp siyasetçilerin oyun alanı hâline gelen kurumlarda memnuniyet de ortadan kalkıyor.
Belki farkında değiller ama bu memnuniyetsizliğin en büyük zararı da iktidara çıkıyor!
***
Son söz:
Üniversiteler, iktidarın olur olmaz her istediğini yapmayı; siyasetin aktörleri de üniversitelere olur olmaz her istediklerini yaptırmayı bir an önce bırakmalı!
***
Zira…
Böyle devam ederse, yaşanan bu memnuniyetsizlik hâli, üniversiteleri de iktidarı da gün gelir bitirir!
***
Bizden söylemesi…
HANGİSİNE KIZALIM?
Milletvekili ya da belediye başkanı seçildikten sonra, seçildiği partiden istifa edip görevinden ayrılmadan başka bir partiye geçenler var ya…
Seçmenin verdiği oyu, kendisine emanet edilen görevi ahlaksızca alıp başka bir partiye taşıyanlar…
***
İşte tam da burada insanın kafası karışıyor.
Bu onursuzluğu yapan seçilmişe mi kızmalı?
Onu torpille, hesapla kitapla aday gösteren partiye mi?
Yoksa dün ağız dolusu laf ettiği kişiye bugün rozet takıp el üstünde tutanlara mı?
***
Partisinden istifa ederken veryansın eden, ağza alınmayacak sözler söyleyen birinin, hiçbir şey olmamış gibi o partiye geçmesi mi daha rezil…
Yoksa bu kişiyi aday yapanların basiretsizliği mi…
Ya da her türlü sözü yedikten sonra bu kişiyi kucak açarak karşılayanların aciz siyaset anlayışı mı?
***
Açıkçası hangisi daha utanmaz, hangisi daha ahlaksız, ayırt etmek gerçekten zor.