İnsanlık Görev Başına!

Abone Ol

Ninelerle dedeler

Masallar anlatırlardı torunlarına bir zamanlar
Bir varmış bir yokmuşla başlayan
Develerin tellal, pirelerin berber olduğu
Kaf dağının ardında güzel prenseslerin yaşadığı
Yakışıklı prenslerin hep beyaz atlarla gezdiği
İyilerin kazandığı kötülerin cezalandırıldığı
Düş kokulu perili cinli devli canavarlı masallar
Zümrüd-ü Anka kuşlarının mavi göklerde dolaştığı
Kargaların haber ulaştırdığı
Kedilerin, köpeklerin, arıların, karıncaların, tavşanların öykülerinin yer aldığı 
Sonunda illaki gökyüzünden üç elmanın düştüğü
Hayal dünyamızın süsleri filmleri çocukların olmazsa olmazları
Sonralarda masalları beyaz camlarda dedelerin ninelerin yerine
Başkaları anlatır oldu
Ak saçlı ak sakallı büyüklerin pabuçları damlara atıldı
Damlar eski püskü kimselerin dönüp bakmadığı pabuçlarla doldu
Onlar unutulmanın burukluğuyla köşelerinde öylece kalakaldı..
Beyaz camlardaki masallar da masalları anlatanlar da kayboldu
Çocuklar daha renkli daha farklı eğlenceler buldu ellerinde kumandalar
Kendileri girdiler masallara kendileri oldular kahraman, iyi, kötü, cin, peri..
Şimdi bilmiyorum ne haldedir onlar nelerle oyalanmaktalar
Nelere gülüp nelere üzülmekteler..
Ama bildiğim masal kahramanlarının giderken
tüm güzellikleri düşleri renkleri de beraberinde götürdüğü..
Ve dünyanın artık masalsız çok gri çok renksiz çok yapay olduğu..

     Evet, benim gözümde dünya masalsız çok gri ve renksiz, iyi ki hayvanlar var diyorum, onların rengi olmasa yaşam temelli çekilmez olurdu. Bakıyorum pek çok can dostu için de bu görüşüm geçerli.
     Salt insanların yaşadığı, onların var olduğu bir mavi gezegeni düşünmek bile istemiyorum açıkçası.
     İnsan olarak şimdi bize düşen görev; yaşamaları bizlerin ilgi ve sevgisine bağlı olan, adını evcile çıkarttığımız canlıları koruyup, kollamak, hayatta kalmalarını, soylarının tükenmemesini sağlamak.
     Sonbaharın son ayını da geride bırakıyoruz, kış tüm acımasızlığıyla bizi beklemekte. Pandeminin yarattığı sıkıntılar, yokluklar cabası. Tüm bunlara karşın biz duyarlı insanların, sokaklarda yaşam savaşı veren canlarımıza el uzatması gerekir. Korunacakları alanlar yaratmak, beslenmelerine daha bir özen göstermek, hastalandıklarında tedavi ettirmeye çalışmak gerekir.
     Hadi insanlık! Görev başına!