Theogonia, yaklaşık MÖ 700’lü yıllarda Hesiodos tarafından yazılan ve Yunan tanrılarının kökenleriyle şecerelerini tanımladığı bir şiirdir. En önemli sözü ise “Başlangıçta kaos vardı” cümlesidir. Yunan mitolojisi bu cümleyi temel alır. Buradaki “kaos”, bugünkü anlamıyla kargaşa ve düzensizlik değil; biçimsiz, sınırsız, henüz ayrışmamış bir boşluktu. İlk olarak “Toprak Ana-Gaia” ve “Gökyüzü-Uranus” oluştu, sonra onların birleşmesinden de diğerleri. Ve evren (kosmos), yani düzen, kuruldu. Düzen, kaosun içinden doğar. Kozmos, kaosun karşıtı değil; onun dönüşmüş hâlidir ve kaosun üzerinde kurulur. Kozmos düzen anlamına geldiği gibi “süs” anlamına da gelir. Kozmetik sözcüğü de buradan gelmedir. Aristoteles’in ünlü sözüdür: “Suskunluk kadınların kozmosudur.” Yani özetle kadınlar susmalı demek istiyor. Malum, kendisinin “başöğretmen”, “ilk bilim insanı” gibi sıfatları olmasına karşın kölelerden ve kadınlardan pek hoşlanmazdı. Onun suçu değil, devir öyleydi; “demokrasi” ilk kez Antik Yunan’da var olmuştu ancak kölelerin ve kadınların söz hakkı yoktu. Günümüzden ne kadar da uzak, değil mi? Nereden nereye...
Varoluşsal olarak “başlangıçta kaos vardı” demek aslında insanı da tanımlar. Düzen, güven, kimlik, ahlak; hepsi sonradan inşa edilir. İnsan doğduğunda da bilinç bir kaos hâlindedir. Kimlik zamanla kurulur, insan zamanla oluşur. Son yıllarda bu gelişim gittikçe ivme kazanmış. Bakın, geçmişte yazdığımız bir yazıda bunu nasıl dile getirmişiz: “Dişe dokunur ilk aletleri yapalı 300 bin seneyi geçti. Gerçi 70 bin yıldan bu yana da hayli geliştirdik bu yeteneğimizi. O günden bu yana insanlığın en müthiş icadına, yazının bulunmasına kadar geçen süre inanılmaz uzun. Yazıyı ilk bulan da sanıldığı gibi en zekimiz veya günün bilim insanı değil; ambara konan artı ürünü işaretleyen sıradan bir muhasebeci. Her neyse, yazının icadından yazdıklarımızı matbaada çoğaltıp dağıtmak için yaklaşık 5500 yıl beklemişiz. Matbaadan bilgisayara geçiş daha kısa sürdü doğal olarak ama o da 450 yılımızı aldı. Bilgisayardan internete 40 yılda varmışız. Yazının icadından internetin yaygınlaşmasına kadar olan sürede elde ettiğimiz bilgi, son 25 senede kayıt altına alınan bilginin yanında hiç kalır.”
Günümüzde 4-5 yaşlarındaki çocuklar bilgisayar oyunu oynayabilmekte. Yakın geçmişte ilerleme o kadar hızlı, yani. Bütün insanlık homojen olarak bu gelişimin içinde mi acaba? Dışarıda kalanlar, bu hıza ayak uyduramayanlar nedenlerini araştırıyorlar mı? Sanmam; o bilinçte olsalar zaten geride kalmazlardı…