Aynı zamanda Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Feridun Andaç geçtiğimiz günlerde Eskişehir'e geldi.
Büyükşehir Belediyesinin "2026 Eskişehir Yılı" etkinlikleri kapsamında Eskişehir'e gelen ve okurlarıyla buluşan Feridun Andaç'ın söyleşisinde, dinleyiciler arasında önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de vardı...
Aslına bakarsanız bu ikilinin, yani yazar Feridun Andaç ile Büyükerşen'in bir araya gelmesi, yakın geçmişte iki ismin birlikte anıldığı bir olayı yeniden hafızalara getirdi.
Hemen herkes hatırlayacaktır.
2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in ismi ön plana çıkmıştı.
Tarih 15 Haziran'ı gösterdiğinde, dönemin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP'li tüm belediye başkanları Yerel Yönetimler Toplantısı için Eskişehir'de toplanmış, bu toplantıda hemen herkes Yılmaz Büyükerşen'in isminin CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilmesini beklemişti.
Zira...
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak Büyükerşen'i göstereceği o kadar netlik kazanmıştı ki, Büyükerşen'in fraklı elbiselerle fotoğrafları bile hazırlanmaya başlanmıştı.
Ancak toplantı boyunca böyle bir açıklama yapılmadı.
Kılıçdaroğlu ve belediye başkanları günün sonunda Eskişehir'den ayrıldılar.
Herkes büyük bir şaşkınlık yaşamıştı.
Zira kamuoyu, o gün CHP'nin Cumhurbaşkanı adayını açıklayacağına ve bu ismin de Büyükerşen olacağına adı gibi emindi.
Toplantının ertesi günü sürpriz bir şekilde muhalefetin Cumhurbaşkanı çatı adayı olarak Ekmeleddin İhsanoğlu'nun ismi açıklandı.
O gün ne olmuştu da CHP, Cumhurbaşkanı adayı olarak Büyükerşen'in ismini açıklamaktan vazgeçmişti?
Yine, o gün ne olmuştu da bir gün içinde hiç hesapta olmayan, siyasette ismi dahi bilinmeyen Ekmeleddin İhsanoğlu muhalefetin çatı adayı olarak açıklanmıştı?
İşte bu iki sorunun cevabı uzunca bir süre bulunamadı...
İşte geçtiğimiz günlerde Eskişehir'e gelen, okurlarıyla buluşan, Büyükerşen'in de takip ettiği yazar Feridun Andaç, bundan tam bir yıl önce Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde son derece ilginç bir yazı kaleme aldı.
"İroni değil. Gerçek" başlığıyla kaleme aldığı köşe yazısını ilginç kılan, yukarıda işaret ettiğimiz iki sorunun cevabının yazıda yer almasıydı...
Feridun Andaç yazısında, Amerika'da nüfuzlu bir iş insanı olan, Baba Bush ile yakın görüşen Ali Rıza Bozkurt ile yaptığı bir sohbeti sütunlarına taşımıştı.
Rıza Bozkurt, Amerika'nın empoze etmesi üzerine nasıl harekete geçtiğini, Erdoğan'ın yeniden seçilmesi için nasıl girişimlerde bulunduğunu, ilk olarak Büyükerşen'in adaylığının önünü nasıl kestiğini ve yerine seçimi kazanma ihtimali olmayan Ekmeleddin İhsanoğlu'nun aday yapılması için muhalefet liderlerini nasıl organize ettiğini anlatmış, Feridun Andaç da bu dinlediklerini kaleme almıştı.
Böylece yıllar sonra da olsa, Büyükerşen'in 2014 seçiminde Cumhurbaşkanı adaylığının son gün nasıl direkten döndüğü meselesi, Bozkurt'un adeta itiraf niteliğindeki anlatımı ve Feridun Andaç'ın da bu anlatımları köşesine taşımasıyla ortaya çıkmış oluyordu...
Eskişehir'deki buluşmada Feridun Andaç ile Büyükerşen, Cumhurbaşkanı adaylığının son anda nasıl direkten döndüğü meselesini yeniden konuştular mı bilemiyoruz...
Ancak...
Yukarıda da söylediğimiz üzere, bu ikilinin Eskişehir'de buluşması bize doğrudan, CHP'nin Büyükerşen yerine Cumhurbaşkanı adayı olarak son anda Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday gösterme faciasını yeniden hatırlattı.
AÇIKLAMADA KEŞKE DAHA NET İFADELER OLSAYDI...
- İktidarın butlan yoluyla partiye dış müdahalesine karşıyız ama bu, kendi yanlışlarımızla yüzleşmemize engel değil.
---
- Kılıçdaroğlu, partiyi uzun yıllar iktidara taşıyamadı ama Özgür Özel yönetimi de kurumsal dönüşümü sağlayamadı.
---
- Olağan kongre süreci başlatılmalı ama mevcut delege yapısıyla yapılacak bir kurultay, meşruiyet tartışmalarını çözmez.
---
Yukarıdaki cümleler, CHP içinde kendilerini Koca Çınarlar olarak adlandıran grubun partide yaşananlarla ilgili yapmış olduğu açıklamadan alınmış cümleler...
---
“Amaların” bolca kullanıldığı, içinde açıkça olmasa bile “Partimize sonuna kadar sahip çıkacağız” vurgusuyla olası yeni partiye geçilmeyeceğinin vurgulandığı, butlan yönetimini de bir şekilde sindirmek suretiyle CHP'de kalınacağının dile getirildiği bir açıklama gibi geldi bize...
---
CHP'de parti içi demokrasi kanallarının tıkanması ve adayların örgütün tercihi doğrultusunda ön seçimle belirlenmesine yönelik aylar önce yapmış olduğu ve bizim de bu sütunlarda yer vererek altına imza attığımızı belirttiğimiz açıklaması gayet açık ve netti...
---
Bu açıklamasını biraz muğlak, biraz ürkek, biraz da ortadan ve netlikten uzak bulduk...
Zira...
Açıklamanın içeriği, “Kılıçdaroğlu butlanla geldi gelmesine ama Özgür Özel yönetimi de bunu hak etti arkadaş!” der gibi bir anlam çıkarmaya yöneltiyor gibiydi.