Hoş gelişlerin ola Önder Özgür Özel

Abone Ol

Gerçi yazının içeriğinden anlaşılacaktır yazının başına koyduğum yüklem. Yine de birkaç satırla açıklamaya çalışalım!..

Haftalık Cumartesi yazımın konusunu düşünürken, geneliyle CHP’nin son bir aylık sürede uğraştığı “iç sorunları” özetlememeyi kararlaştırmıştım. Aynen son iki-üç yazıda olduğu gibi!..

Klavyenin başına oturduğumda, odada açık televizyondan gelen “Özgür Özel, Eskişehir” sözcükleri iliştiğinde anladım konunun mahiyetini:

“Kastamonu’daki halk buluşmasını gerçekleştiren CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’in önümüzdeki Salı günü Eskişehir’de olacağı öğrenildi. Meclis’in kapalı olması nedeniyle Özel’in haftalık grup toplantısını da Eskişehir’de yapacağı belirtiliyor.”

Düşündüm ki Salı da benim yazı günüm. Ne dinlemeye gidebilirim, dolayısıyla ne de birkaç satır yazabilirim. Aklıma, bugünden ön alıp bir “Hoş geldiniz” derken aynı zamanda yıllar önce bu kentte yaşanan bir olayı da hemşerilerimle paylaşmak geldi.

Bu arada aklıma geliveren yazı başlığının ikinci satırına ilişti gözüm:

-Biri sıfat (önder), diğer ikisi özel isim (Özgür Özel). Nasıl da üç ayrı sözcükte “3 Ö” yan yana gelivermişti.

Hoşuma gitti doğrusu!..

K.K da Eskişehir’deydi!..

Bakın burada da iki (KaKa) yan yana gelivermiş çaktırmadan!..

Kemal Kılıçdaroğlu isminin baş harfleri!..

Yıl 2014’ün yaklaşık bu ayları. Bay Kemal’in Eskişehir’e geleceği duyuruldu. Üstelik de Genel Başkan olarak bazı temaslarda bulunduktan sonra parti organlarından birinin de toplantısını burada yapacaktı. Önemli toplantıydı!..

Önemliydi zira, üç-dört ay sonra Ağustos’un 14’ünde ülkemiz “önemli” bir seçimin arifesindeydi:

-Seçmen Cumhurbaşkanını seçecekti!

AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı aylar, yıllar öncesinden belliydi. Genel Başkanları Recep Tayyip Erdoğan… Zamanın HDP’nin adayı da öyleydi:

-Genel Başkanları Selahattin Demirtaş…

Ne ki ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi hâlâ adayını açıklamamıştı!.. Siyaset kulislerinde pek çok kişinin adı dolaştırılıyordu. Başta kendisi Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere diğer bazı eski siyasetçilerle birlikte…

Ama onlar arasında bir isim vardı ki hem şehrimizde hem de ülke çapında seçmen arasında büyük heyecan yaratıyordu:

-Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen…

Hocamız (hatta Kılıçdaroğlu da Ankara İTİA’dan Maliye hocam diyerek söz edecektir kendisinden). Yılmaz Büyükerşen de kimi kulis bilgileri doğrultusunda aday olacağından umutludur. Beklenti oydu ki Bay Kemal, Yılmaz Hoca’nın adaylığını doğup büyüdüğü Eskişehir’den duyuracaktır kamuoyuna…

Akla gelmeyen aday: Ekmeleddin?

(Üstteki başlığa “akla gelmeyen aday” olarak "eklediğim" Ekmeleddin adını benim bilgisayarım hatalı bularak hâlâ “kırmızı çizgi” çekiyor!)

Neyse, biz devam edelim. Zamanın Genel Başkanı Bay Kemal, kamuoyunun beklentisi olan aday ismini açıklamadan Ankara’ya dönüyor. Beklenti şekil değiştiriyor:

-Herhâlde Ankara’dan, Genel Merkez’den açıklayacak adayını!..

Hemen ertesi gün açıklıyor da;

-Ekmeleddin İhsanoğlu!..

Kamuoyu şaşkın, CHP tabanı perişan!.. Kimdir bu İhsanoğlu? Yavaş yavaş öğreniliyor:

Ekmeleddin Bey, İslam Ülkeleri Birliği’nin genel sekreteriymiş! Ankara Üniversitesinde okumuş, devamında El Ezher Üniversitesinde tamamlamış. Oğullarına da Osman Tuğrul ve Mahmut Orhan adlarını koyan bir “Osmanlı eskisi” kişi.

Kim bulmuş, kim sokmuş (!) kafasına?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli!..

Sonuç: Yüzde 38,44 oyla ikinci!..

Demişti ya “KaKa”, tıpış tıpış gidip oy verecekler. Ona rağmen!

Bir sürpriz de senden olsun ‘Önder Özel’..

Evet, son “ara başlığım” da böyle olsun!..

Giderek halkın gönlünü almakta, “önderlik” seviyesine yükselmektesiniz Sayın Özgür Özel. İnanın, 60 yıllık gazeteci-yazar olarak “tıpış tıpış” olmasa da yurttaşlık görevi gereği giderek oy verdiğim altı oklu ambleme bastım mührü. Derim ki:

-Beklenmedik (belki de beklenen) olaylardan sonra gelinen durum ortada. Beklenen kararınızı Eskişehir’den açıklayın lütfen…