Hiç bir şey tek başına çalınmaz!

Abone Ol

Mutlaka bir ekibe gereksinme vardır. Tek başına çalanlar da var, işte ben onların
çalma inceliklerine hayranım! O kadar güzel çalarlarki hangi makamdan ne çaldığını
anlayamazsın. Yalnız şunu da iyi bilin, herkes iyi çalamaz, sen çalmayı kolay mı
zannediyorsun? Aman hocam! Yapmayın ne olur. Siz de çalmayı överseniz!
Çalmak kolay osaydı herkes çalardı be kardeşim. Ben ıslık bile çağlamıyorum. Islık
deyip geçme, onu da notalı çalan hırsızlar var! Bu günkü konumuz çalmaktı ama biz
musikiden başlayınca her iki çalmanın da inceliklerini anlatalım istedim. Çalmanın da
incelikleri var. Çalmanın inceliklerini uzun bir eğitimden sonra kazanabilirsin!
Çalmak da yetenek ister. Ben çalamıyorum, ben de o yetenek yok diyorsan, sen de
çalanlara destek olma, oluyorsan o zaman sen de hırsızsın derim!
En çok kapı çalan ve kapı arkasından gizlice dinleyenlerle biraz önce aralarından
ayrılan arkadaşının arkasından olumsuz konuşmalar yapan insanlarda hırsızdır.
İnsanın hırsız olması için başkasına ait bir eşyayı çalması gerekmez; başkasına ait
sırları çalmak da hırsızlıktır. Helede bir genç kızın kalbini çalmaksa hırsızlığın en
bayağısıdır. Bir millete karşı işlenen en büyük hırsızlık suçu; o milletin umutlarını ve
geleceğe ait ümitlerini çalmaktır.
Milletimiz de bıktı artık; hep hırsızlık, hep dolandırıcılık hep üçkağıt peşinde
koşuluyor. Namusu ile iş yapan insanlara ne oldu? Eskiden örf ve ananelerine bağlı
bu milletin, yaşlısıyla, genciyle, esnafıyla, kadınıyla bir an önce vatanına ve milletine
bağlı olduğunu haykırmalıdır. Hırsızlık yapana ağır ve korkunç cezalar vermeden
önce, insanlara iş ve aş verirseniz, hiç kimse ölümü bile göze alarak hırsızlık yapmak
zorunda kalmaz, böylece sonuçta kazançlı çıkan ülkemiz olur. Ülkemizin, bütün
ezilen ülkelerin örnek aldığı bir ülke olduğunu artık hatırlamalıyız. İsmet İnönü'nün,
bir duyuma göre, “bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o
memlekette kurtuluş yoktur.” Sözünü unutmamalıyız.
.