Daha önce, insanoğlunun "sosyal mesafeleri" ayaralamasının engelleriden biri olan "farklı dillerin" yakın bir gelecekte aşılacağını yazdım.Uzun bir makaleyle de dil engelinin kalkmasından sonra "farlı kültürlerin ani temasının yaratacağı sorunları" analiz etmeye çalıştım.Bu makaleyi de Dünya Gazetesi'nde yayınladım.
Bir okuyucumuz itiraz etti: " Bir hayal üzerinde bu kadar ciddi sözleri nasıl söyleyebiliyorsunuz?"diye sordu.
Özlem Gürses dijital dönüşümün önder kuruluşları arasında seçkin bir yeri olan Google' in eski başkan yardımcısı Sebastian Thrun' la söyleşi yaptı. Dijital teknolojinin potansiyelinin sınırlarını ayrıntılarında bilen Thrun, "Kesinlikle, hiçbirşeyi unutmayacak, her dili konuşabilecek ve hiç tanımadığımız alanlar denemleyeceğiz.Bunların hepsi bilimkurgu gibi mi geliyor?Son 10 yılı düşünün.Hepsi gerçek.Hepsi gerçek olacak!" uyarısını yapıyordu.
Vizyoner çağ
Vizyon dediğimizde iki bileşenden söz ederiz: Vazgeçilmez bir ideal ile yaratmak istediğimiz sonuç. Thrun'un uyarısı geleceği inşa etmek için hep birlikti "vizyoner insanı ve toplumu yaratmamızı" gerektiriyor.
Vizyoner insan, nereye gittiğini bilir; yaratmak istediği sonuca odaklanır.
Vizyoner insan,özgür ve özgün düşüncelerin beslediği farklı metot ve araçlar geliştirerek insan yaşamını kolaylaştırır.
Vizyoner insan, aklını hiçbir inanca,ideolojiye, yerleşik doğruya, kalıp düşünceye, kör inanca,önyargıya ve ezbere emanet etmez.
Vizyoner insan, maddi ve kültürel zenginlik üreterek,insan yaşamını kolaylaştırma amacından sapmaz,
Çağımız, vizyoner insanların yarattığı bir çağ olarak anılacaktır.Bu çağın yarattığı gelişmeleri "geç farkeden", farkettikten sonra "doğru tanımları" yapmada öncüler adasında yerini alamayan herkes kaybedecek.
Ne yapmalıyız?
Çevremizde olup bitenlerin farkında olmalı ve keşfetmeliyiz.
Keşfetmek yetmez, olguları doğru tanımlamalıyız.Tanımlamadığımız ve betimleyemediğimiz hiç bir olgunun belirleyicisi olamayız.
Tanımlamak da yetmez, doğru stratejilere dayanan doğru yapılar oluşturmalı,doğru kurumlar aracılığıyla doğru sürdürebilir gelişme yaratmalıyız.
Hiç bir şey gizli ve saklı değil...Her şey gözlerimizin önünde oluyor. Hayatta olup bitenleri anlamak için gayret etmiyorsak, kendimizi sevdiğimiz yalandır; ülkeyi sevdiğimizi söylememiz boş laftır. İnsanlığın hizmetinde olduğumuzu söylememiz ise kendimizi kandırmaktır.
Çağı anlamalı, anlamak da yetmez doğru reflekslerin paydaşı olmalıyız!