Hedeflerle yüzleşme özgüveni göstermeliyiz

Abone Ol

Sahada dolaşma hızını azalttım. Yaşımın yarattığı fiziki sınırlama, haftada birkaç gün ülkenin derinliklerinde saha gözlemleri yapmamı sınırlıyor. Sınırlıyor, ama söz konusu Eskişehir olunca “ hayır” deme lüksümüz yok.

Geride bıraktığımız hafta Çarşamba günü Eskişehir Sanayi Odası Meslek Komiteleri toplantısına katıldım. Toplantı sonrasında Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş’ın ilettiği “Vizyon 2030” belgesini özenle okudum; anladıklarımı Sakarya okuyucusuyla paylaşacağım. Önce belirlenen hedeflerle ilgili bir düşünce: Hedef-odaklı olmak rasyonel düşünen herkesin görevi. Bu bir temel görev, çünkü en büyük maliyet hedefsizliktir!

ESO kurumunun sunduğu temel göstergeleri hepimiz zihnimizin en işlek yerine yerleştirmeliyiz. O zaman paylaştığımız tabloyu arşivimize almalı, fırsat buldukça izleyerek gidişatın hızı ve yönü hakkında bilgiye dayalı fikir sahibi olmalıyız.

Tablo: ESO’nun 2030 vizyonu temel hedefleri

Gösterge Bugün 2030 Hedefi

______________________ ______________ ______________

· Üretici firma sayısı 1800 + 2000 +

· Sanayinin toplam cirosu 10 milyar dolar 12 milyar +dolar

· Toplam ihracat 4.8 milyar dolar 6 milyar+ dolar

· Sanayinin GSYH

İçindeki payı %44 %48

· Sanayide çalışan 100.000 + 110.000+

· Orta yüksek ve yüksek Toplam ihracatın

teknoloji ihracatı % 30’u % 32+

· Kilogram başına ihracat 1,95 dolar 2.40 + dolar

· Kişi başına ihracat 4.900 dolar 7.500 + dolar

· Ar-Ge ve tasarım merkezi 24 30

· ESO büyüklüğü 35 milyon m2 38 + milyon m2

· Sanayi alanlarının toplam

Yüzölçümündeki payı %0,4 %0,6

___________________________________________________________________

Cumhuriyet’in 100’uncu yılı hedefleri” belirlenirken çağrılan her yere gittim; soru soran her sektöre bildiklerimi paylaştım. Hedef-odaklı yönetime olan güvenimi her ortamda açıkladım. Sonunda da belirlenen hedeflerin saptığını sorguladım. Sorgulama kendi bildiklerini tek doğru sananların hoşuna gitmedi; tv ekranlarına yansıyan parmak sallamalarıyla da yüzleştim.

Temel düşüncemi bir kez daha yazıyorum: Hedef belirlemek başlı başına önemli; kendimize ve işimize saygının göstergesidir; ama “ hedefleri sorgulama özgüveni” göstermezseniz, hedef etkili iş yapmanın aracı olmaktan çıkar; popülist algı üretmenin sömürücü aracı haline gelir.

ESO’nun bu anlamlı çabasını taçlandırmak istiyorsak; Eskişehir’deki herhangi bir kurum yılda bir kez “ Hedeflerle Yüzleşme Özgüven Toplantısı” düzenlemeli; orada belirlenen hedeflere ulaşılanlardan sevinmeli; sapmaları yaratan eksiklikler belirleyerek, revize edilen yeni hedeflerin izini sürülmeliyiz. O zaman hem bu vizyonu üreten yöneticilerin hakkını verir; hem de

Eksiklerimizi ve boşluklarımızı kavrayarak, bilgiye dayalı fikir üretmenin yaratıcılığından yararlanabiliriz.

Unutmayalım, kalkınmanın yarısı “sermaye” ise diğer yarısı da “faydalı bilgiye erişmedir”.