Güven duygusu üzerine

Abone Ol

Bugün sizlerden ayrı kaldığım on gün içinde güzel ve yalnız ülkemde yaşanan en önemli olaylardan ikisini ele alalım diyorum.

Birincisi, Haluk Levent’in kurmuş olduğu Ahbap Derneği adlı yardım kuruluşunun düştüğü durum. Oysa deprem sonrası Haluk Levent, Kızılay’ın sattığı çadırlardan alarak depremzedelere ulaştırmasıyla nasıl da sükse yapmış, toplumun büyük çoğunluğunun gönlünü çalmıştı. Ama çaldığı sadece gönüller değilmiş. Ona destek veren, yardımda bulunan insanlar ne kadar güç durumda kaldılar, düşünebiliyor musunuz? Bir zamanlar ülkenin en güvenilir adamı seçilen Haluk Levent’in düştüğü duruma bakın!

Bu insanlık için acı veren durumu, bilinen meşhur bir öyküyle ancak anlatabiliriz sanıyorum:

Çölde seyahat eden bir derviş, bir bedeviye rast gelir. Bedevi perişan hâldedir ve ondan su ister. Onun hâline acıyan derviş, yardım etmek için devesinden iner. Bunu fırsat bilen bedevi, o anda deveye atlayarak hızla kaçmaya başlar. Derviş ise arkasından var gücüyle koşmakta ve bağırmaktadır:

“Evladım, deve de senin olsun, üstündeki yiyecek de! Yeter ki ne olur bu yaptığını kimseye söyleme!..”

Bedevi dervişin bu sesini duymuştur. Hayretle döner ve sorar:

“Issız çölde susuz ve devesiz kaldığını dert etmiyorsun da dolandırıldığını mı dert ediyorsun?”

Dervişin cevabı ibretliktir:

“Derdim onlar değil. Bu haber bu diyarlarda bir duyulursa, bundan sonra kimse çölde susuz kalmış birine su vermek istemez!..”

İkinci olay ise hiç kuşkusuz Özgür Özel’in, CHP’den ayrılanlarla birlikte kurduğu Yeni Parti olsa gerek. Aslında bu ikinci olgu da birinciden tamamen bağımsız değil gibi sanki. Kılıçdaroğlu CHP’sinin peşinden yıllarca koşturup faşizmden kaçarken doluya tutulanları anımsadıkça, insan her yeni oluşuma ister istemez bir tedirginlikle bakar oldu.

Ahbap Derneği'nin halkta yarattığı hayal kırıklığının benzerini, şu anda butlancılardan oluşan CHP yöneticileri yaşatmaktadır.

Uygarlık tarihinde Homo sapiens'in bu kadar başarılı olup diğer Homo türlerinin önüne geçerek tek başına yeryüzüne egemen olmasının nedeni olarak iş bölümü yapma yeteneği ön plana çıkarılmıştır. Bu iş bölümünün gerçekleşmesi için ise o işi yapacak bireyler arasında güvene dayalı bir ilişkinin bulunması kaçınılmazdır.

Evet, insan ilişkilerinin sorunsuz yürümesi için en temel ilke, insanların birbirlerine güven duymalarıdır. Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından kandırıldıklarını düşünen kitle, Özgür Özel’in yeni partisine güven duymak istemektedir. Güvencesiz bir ortamda yaşamak, Homo sapiens için kaygı verici ve korkutucudur. Güven duyacakları yöneticiler tarafından yönetilmeye başladıkları gün, elbet bu ülke insanının da yüzü gülecektir.