Gönül gözüyle görmek

Abone Ol

Bugün okuyucuyla bir “manzum anlatım” paylaşacağım. Ailem 1877’de “Büyük Göçü” yaşadı; aradan 147 yıl geçtiği halde “kaçgın” olmanın zihin tortularını beş kuşaktır silip süpürebilmiş değiliz. Toprağını, tarlasını, tapanını, harmanını, aranını , damını, elmasını, vezini, üzümünü, bulakların serin sularını, şarkısını dinlediği derelerini, saçaklarından buzlar sarkan evlerinin damlarını, her şeyini zorla terk etmiş insanların “derin özlemi” kuşaktan kuşağa bitmiyor.

Kırım’da Bahçesaray’ı gezdikten sonra Eskişehir’de kadim arkadaşım Selçuk Önk’le oradaki gözlemlerimi paylaştığımda gözleri buğulanmıştı. Değerli öğretmen büyüğümüz Necmettin Erboral’dan öğrendiğim, “ Sepet sepet cımırta/ Anay meni unutma” türküsünün sadece bir dörtlüğünü Kırım’da yirmi yaşlarındaki delikanlıya söylediğimde, kollarını boynuma dolamış, o ünlü Azerbaycan atasözünü anımsatmıştı: “İnsanın insana ettiğini felek bile etmez!”

 

Bağlantı İnsan sadece giderek, görerek özlemini dile getirmez. Gönül gözüyle gördükleri de değerlidir. Zihinlerde silinmez ve kuşaktan kuşağa aktarılan özlemleri anlatan Karabağ ‘a ilişkin manzum anlatımı paylaşalım:

 

Gelmedim görmedim seni Karabağ

Akıl gözüm gönül sözümde sensin

“Kaçgınlık” sırrını iyi bilirim

Mirasıdır gözyaşında nenemin

 

Fuzuli’den izin aldım yazmaya

Dağını taşını at’la gezmeye

Balbek’le saz ile sözler dizmeye

Ayakta eskisin benim yemenim

 

Erdebir’den yolcu oldum seherde

Tebriz’de de dostluk kurdum her yerde

Dertlerimi terhis ettim bu ser’de

Hudafer Araras’tadır mekanım

 

Zengilan’da bekleyenler darıldı

Yol uzadı doru atım yoruldu

Kubatlı’da yolculuğum soruldu

Cebrail’de yoktu han’ım hamam’ım

 

Alması bahçede üzümü bağda

Laçin’de lavaşlar taptaze yağda

Şuşa’da değildi çok uzak yerde

Yaşamak çok güzel ona eminim

 

Vardım ki Istsu kaynakta coşmuş

Kelbecer yolları yaylayı aşmış

Konak gönülleri sel olup taşmış

Yaşamaktan gayrı yoktur zeminim

 

Ağdere Ağdam’a uzun yolum var

Murovdağ’da tutunacak dalım var

Sugavuşan tarlasında terim var

Ağdam mescidinde olmak yeminim

 

Terter’de kızıl güllü bahçeler

Doru atım yoruldu da tökezler

Dostlar da toplanmış yolumu gözler

Karabağ’da sofralara hayranım

 

Meçhuli kimse “kaçgın” olmasın

İnsanoğlu özüne de kıymasın

Uşaklar vatana hasret kalmasın

Gitmesem de gönlüm ile gezenim