Futbol fado fatima

Abone Ol

Bizim evde, hayatında baştan sona tek futbol maçı bile seyretmemiş eşim bile oynanmakta olan dünya kupası hakkında yorum yapıp, sosyal medyadan bazı klipleri bana gösteriyorsa her evde az çok kupa mesaisi yapılıyor demektir. Futbolun kendisi zaten ilginç bir oyun bir de dünya çapında bir yarışma olunca bunca ilgiyi çekmesi doğal olsa gerek. Dünya yanarken insanların sadece futbola odaklanması hayli düşündürücü, ancak ne yapsınlar, onlar da haklılar bir yerde kaçacak bir alan arıyorlar kendilerine.1932-1968 yılları arasında Portekiz'i tam 36 yıl tek başına yöneten diktatör Salazar'ın halkı uyuşturup oyalamak için kullandığı otoriter bir formül vardı, kısaca “Üç F Kuralı” olarak bilinirdi: "Futbol, Fado ve Fatima". Formül halkı futbolla oyalamayı, melankolik yerel müzik Fado ile duygusal tatmin sağlamayı ve Fatima ile dindar bir toplum yaratmayı amaçlıyordu. Bu üçlünün her biri Portekiz kültürünün ve Salazar rejiminin kilit unsurlarından oluşuyordu. Futbol; Geniş kitlelerin ilgisini siyasetten uzaklaştırmak ve birleştirici bir araç olarak kullanıldı. Fado, Sözcük anlamı "kader" olan, hüzün ve melankoli temalı geleneksel Portekiz halk müziğidir. Halkın acılarını ve sıkıntılarını sanata kanalize etmesini sağladı. Fatima ise Ülkenin Meryem Ana'nın göründüğüne inanılan kutsal hac merkezidir. Dini duyguları canlı tutmak ve rejime bağlılığı artırmak için kullanıldı. Bizde “Fado” İşi biraz zayıf kalıyor onun için sosyal yürüyüş mümkün mertebe “Fatima” ve “Futbolla” götürülmeye çalışılıyor…

AKP’nin mi yoksa milli takımın mı reklamı olduğu pek ayırt edilemeyen reklam sonrası millet yine ikiye bölündü. SİHA’lar, tanklar, toplar, balistik füzeler, uçak gemileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan görüntüleri eşliğinde sanki Amerika’ya top oynamaya değil, savaşa gidiyoruz. Tekbirler, bozkurt işaretleri, ülkücü bıyıkları, Vatan Millet Sakarya edebiyatı, hamaset, goygoy, yaygara, şamata, şımarıklık, saç-baş kavgası ve sonuç: altı gün içinde 48 takım içerisinde gol atamadan elenen ilk takım. Bayraklarla sarılı Togg’larla uğurladığımız takımı bakalım şimdi neyle karşılayacağız. Partinin polisi ve askeri, partinin savcısı ve hâkimi, partinin valisi ve kaymakamı, partinin gazetesi ve TV kanalı, partinin öğretmeni, partinin iş adamı dereken partinin milli takımını da yaratırsan, hamaset ile şişirdiğin her şey gibi bu da kaçınılmaz olarak patlar. Hiç olmazsa şu milli takıma çökmeseydiniz de bir festival keyfi içinde futbol seyretseydik, burnunuzu hiç olmazsa buraya sokmasaydınız. Sosyal Medyada gördüm; Futbol Federasyonu Başkanı, Bilal oğlan, Spor Bakanı ve Montella’nın birlikte çektirdikleri kırmızı formalı fotoğrafın altına bakın ne yorum yapılmış: “Bu asalaklar yüzünden vallahi elendiğimize seviniyorum, kazara üst turlara çıksaydık veya yarı final, final gibi bir şey görseydik bu şarlatanlar her gün gözümüze sokarlardı bu başarıyı ve de her gün bunların yüzünü görmek zorunda kalırdık, verilmiş sadakamız varmış.” Ancak TFF Başkanı Adalet Bakanı Akın Gürlek’e çağrıda bulunup bu muhalifleri hizaya çekin diye ricada bulunuyor. Pes doğrusu! Nasıl da birbirlerine sıkıca sarılmışlar. Büyük rüyadan yenilen şamar sonucu aniden uyanınca insan ne dediğini bilmiyor sanırım. El birliği ile hiç kimsede ulusal sevinç, coşku ve heyecan bırakmadılar…