Filozof kral

Abone Ol

Siyaset felsefesinde devlet yönetimleri hakkında ilk saptamayı 2500 yıl önce Platon “Devlet” adlı eserinde yapmıştır: “Filozoflar devletlerde kral olmadıkça ya da bugün kral ve yönetici dediklerimiz gerçek ve ciddi anlamıyla filozof olmadıkça, siyasal güçle filozofluk aynı kişide birleşmedikçe, insan soyunun dertleri bitip tükenmeyecektir. Devlet yönetimlerinde başka türlü ne devlet ne de kişiler için mutluluk yolu olmadığını kavramak gerekir.” Platon bu önemli cümlesiyle devleti yönetenlerin mutlaka bilge kişilerden oluşması gerektiğini vurgulamaktadır. Platon’a göre devleti yönetecek kişiler hem yönetici kumaşına ve lider kişiliğe sahip olmalı hem de çok çok iyi eğitimli olmalıdır. İdeal devlete ancak bu şekilde ulaşılabileceği, ideal devleti tanımlarken devletin olmazsa olmaz niteliğinin “adaletli” olması gerektiğini ayrıca vurgulamıştır. İşte bu adil kent ya da adil devlet, Platon’un felsefesinin merkezinde olan “İdea” kavramından da yola çıkarak yorumcular tarafından felsefe tarihine “ideal devlet” olarak da ifade edilmiştir. Adaletli bir devlete de ancak filozof kral önderliğinde varılabileceğini belirtir…
Meşhur “Devlet diyaloğu” Platon’un gençlik döneminin eserlerinden sayılır. İlerleyen dönemlerde “filozof kral” fikrinden vazgeçmese de eskisi kadar ısrarcı olmaz. Platon, Devlet’te bu kavramların toplum tarafından anlaşılmasının, dolayısıyla kabul edilmesinin zor olduğunu söyler. Olgunluk çağında yazdığı “Yasalar” adlı eserinde filozof kral kavramını yumuşatır. Belli ki yıllar içerisinde o da fark etmiştir ki böyle bir insanı bulmak, bulunsa da devletin başına geçirmek pek mümkün değildir. Kaldı ki bulunup devletin başına geçirilse bile tek kişiye bunca sorumluluğu yüklemenin pek de doğru bir fikir olmadığını anlamıştır. Çünkü insanın aklı bu ideali gerçekleştirmeye yetse de dürtüleri, tutkuları, arzuları, istekleri buna izin vermeyebilir. Sonuçta Platon yöneticilerin liyakatli kişilerden seçilmesi düşüncesinden vazgeçmeden, devleti belirli yaslara bağlı olarak yönetmenin daha doğru olacağı fikrine varır. Öğrencisi Aristoteles de belli ölçüde bu fikre katılır ve bunu bir adım daha öteye götürüp yasaları da anayasaya bağlayan bir sistem önerir. Siyaset felsefesi tarihini iyi bilmek bugün devlet yönetiminde bulunanlara yol gösterici olabilir…
Not: Bu yazıda “Gazete Pencere” de Gönç Selen’in “İdeal Devlet-Filozof Kral” adlı makalesinden yararlanılmıştır.