Kendimiz şahit olmuştuk; bir yakınımızın apart dairesine anne ve kızı kiracı olarak talip olmuşlardı…
……………
Aile Uşaklı, kız Osmangazi Üniversitesi’nde okuyacaktı…
……………
Anne, “Bize yakın olan Afyon’daki üniversitelerde de kızımın istediği bölüm vardı. Kızım yanlışlıkla ilk tercihi Eskişehir yapınca buraya gelmek zorunda kaldık.” demişti…
…………..
Kız ise “Lise son sınıftayken bizi Eskişehir’e gezmeye getirmişlerdi. Eskişehir’i çok beğendiğim için ilk tercih olarak burayı yazdım.” diyerek gerçeği söylemişti…
………..
Eskişehir, Türkiye’de “Öğrenci Dostu Şehir” seçildi…
…………..
Dünyanın en huzurlu kentleri arasında ilk 10’a girdi…
…………..
“Yaşanacak Şehirler” sıralamasında ise ilk 3’te yer alıyor…
………..
Ve bir zamanlar “Kışın çamuru, yazın tozu” eksik olmayan Eskişehir’e
yılda bir milyon turist geliyor…
……………
Bu güzel kentimize artık “Pasaportsuz girilen Avrupa Kenti” deniyor…
……………
Tüm bunların mimarları ise Yılmaz Büyükerşen ile…
……………
Ahmet Ataç ve Kazım Kurt…
………..
Şimdi Yılmaz Hoca’dan bayrağı Ayşe Ünlüce aldı…
……….
Biz kendisine güveniyoruz…
……….
Ayşe, Ahmet ve Kazım başkanlar el ele vererek…
……….
Eskişehir’i daha da güzel yerlere getireceklerdir…
……………
Yeter ki…
……………….
Siyaset, hizmetin önüne geçmesin…
……………….
Bu yazıyı 16 Temmuz 2024 tarihinde, yani tam 2 yıl önce yazmıştık…
……………
Geçen süre içinde Eskişehir yine Türkiye’nin en huzurlu kenti seçildi…
…………….
Bir kez daha “Öğrenci Dostu Kenti” ilan edildi…
………….
Başkanlar Ayşe Ünlüce, Kazım Kurt ve Ahmet Ataç da geçen bu sürede…
……..
El ele verdiler, birlik içinde çalıştılar…
………….
Bizleri sevindirirken…
…………….
Rakiplerini üzdüler!
DOKTOR!
Bunalıma giren bir rahip, psikoloğa gitmiş. Rahibi sabırla dinleyen psikolog, "Bir doktor olarak sana şunları öneriyorum; birkaç günlüğüne üzerinden bu elbiseleri çıkar, alelade insanlar gibi giyin, büyük şehre git, keyfince yaşa..." demiş.
...........
Doktorun tavsiyelerine uyan rahip, uçağa atladığı gibi Londra’ya gitmiş. Orada gününü gün eden rahip; güzel yemekler yemiş, güzel filmler, müzikaller izlemiş ve gece bir üstsüzler barına gitmiş...
........
Boş bir masaya oturan rahibin yanına, bikinisinin sadece altını giymiş olan harika bir sarışın gelmiş ve "Ne içersiniz, muhterem peder?" diye sormuş.
Panikleyen rahip, telaşla, "Rahip olduğumu nereden anladınız?" demiş...
.........
Garson kız eliyle sus işareti yapmış, sağı solu kontrol ettikten sonra rahibin kulağına eğilip, "Sakin ol, aman kimseye çaktırma; ben Rahibe Teresa. Benim doktorum da aynı." demiş...
……………….
TEMEL’İN KÖŞESİ
KÖPEK
Temel bir gün köpeğiyle tavla oynarken Sümela Manastırı'nı gezmeye gelen turistlerden biri bunları görür. Şaşıran turist hemen yanlarına yanaşır: – Aaa, ne müthiş bir köpek? der. Temel hiç oralı bile olmadan cevap verir: – O kadar da değil canım, son üç eldir mars oluyor...