Eskişehir maden çöplüğü olmasın

Abone Ol

Son yıllarda ülkemizde orman alanlarının, verimli tarım arazilerinin ‘madenciliğe açılması’ konusunda olumsuz gelişmeler yaşanıyor.

Bu bağlamda kısa bir süre önce Türkiye genelinde 485 maden sahasının ihale edileceği duyuruldu.

Bahsedilen ihaleler kapsamında Eskişehir’de 14.354 hektarı aşan bir alanın ‘maden sahası’ olarak açılması öngörülüyor.

Bu sahalar içinde altın, bakır, demir, çinko gibi stratejik madenlerin yanı sıra linyit ve kömür gibi enerji kaynakları da bulunuyor.

En büyük alan ise 6581 hektar ile Mihalıççık ilçesinde yer alıyor.

Ayrıca orman vasfından çıkarılan 2-B grubunda yer alan mermer, traverten, granit ve andezit sahaları da 153 hektarlık bir alanı kapsıyor.

Rakamlara bakıldığında yapılan ihaleler sonrasında yeni maden sahalarının açılmasıyla Eskişehir’in deyim yerindeyse ‘maden çöplüğü’ haline geleceğini söylemek mümkün.

Eskişehir’de açılması öngörülen 16 maden sahası;

Kentin içme suyu havzaları

Sulu tarım arazileri

Meralar ve

Orman varlıkları üzerinde çok büyük bir tehdit oluşturuyor.

Uzun dönemli su güvenliği

Gıda üretimi potansiyelini etkilemesi bakımından da geri dönüşü mümkün olmayan doğa tahribatına yol açacağını tahmin etmek güç değil.

Diğer yandan maden çıkarma ve işleme faaliyetlerinde kullanılan kimyasallar ve atık depolama süreçlerinin de büyük bir ‘çevresel risk’ oluşturduğunu söylemeye gerek yok.

Eskişehir ne yazık ki son dönemde Alpagut-Atalan altın gümüş maden projesi, Kaymaz altın madeni kapasite artış talebi, üçüncü siyanür havuzu yapımı başta olmak üzere “Nadir toprak elementleri” bakımından da iktidarın ilgisini çeken bir bölge.

Tüm bu olaylar yaşanırken maden ihaleleri duyurusu yapıldığı andan itibaren Eskişehir’de duyarlı toplum kesimlerinde büyük bir tepki oluştu.

Maden ihalelerinin iptal edilmesi için kitlesel eylemler yapıldı.

Ancak gelinen noktada toplumsal dirençleri önemsemeyen iktidar açıkladığı takvime göre ihaleleri gerçekleştirdi.

Aldığımız bilgilere göre 1 Nisan’da yapılan maden ihalelerinde Eskişehir’deki 16 maden alanının 9 tanesi için teklif verildi.

Tekliflerin ‘ihale taban fiyatının’ çok üstüne çıktığı söyleniyor.

İhaleyi alan firmalara 15 Nisan 2026 tarihine kadar tekliflerindeki eksiği tamamlama süresi verildiği de gelen bilgiler arasında.

Üzülerek tekrarlamakta yarar var.

Zengin yer altı kaynaklarına sahip olan Eskişehir ne yazık ki iktidarın hedefinde.

Bu nedenle büyük bir “maden talanı” tehdidi altında.

Ve yakın bir gelecekte büyük bir ‘çevre felaketini’ yaşamaya aday durumda.

Tüm bu olumsuz tabloya karşın Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği maden ihalelerinin iptali için hukuki girişimlerde bulunacağını açıkladı.

“Doğa maden değil, yaşamdır” diyen Eskişehir halkı da “Sürdürülebilir bir çevre” için hak mücadelesine devam edecek.

Geçmişte olduğu gibi yine

Havasına

Toprağına

Suyuna sahip çıkmaya devam edecek.