Depremden sonra oluşturduğumuz konteyner kentleri sürekli ziyaret ediyorduk. Bir gün dönemin Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ ile birlikte vatandaşlarımızı ziyaret ederken bir hanımefendi bana dönerek şöyle dedi: "Sayın Valim, size kırgınım." Sebebini sordum. "Beni deprem gecesi aradığınızda yarım saat içinde ekip göndereceğinizi söylediniz ama ekipler daha geç geldi." dedi. O an hiçbir şey söyleyemedim. Çünkü yaşadığı acının yanında benim vereceğim hiçbir cevap anlam ifade etmiyordu.
SİZİN ACINIZ YANINDA
Bir süre sonra ziyaretimiz bitti. Tam ayrılırken yanıma geldi. "Sayın Valim, sizi kırdıysam özür dilerim. Biz sizi çok seviyoruz." dedi. Ben de kendisine şunu söyledim: "Hiç kırılmadım. Sizin yaşadığınız acının yanında benim duygularımın hiçbir önemi yok." Deprem bize bir kez daha insan hayatının ne kadar kıymetli olduğunu gösterdi.
BİTMEDEN AYRILMAK İSTEMEDİM
Deprem sonrası konutların yapımı hızla başladı. Binlerce konut ve iş yerinin inşasını yakından takip ettik. Vatandaşlarımız yeni yuvalarına kavuşmaya başlayınca büyük bir mutluluk yaşadık. Benim tek isteğim, deprem yaraları büyük ölçüde sarılmadan Osmaniye'den ayrılmamaktı.
Çünkü başladığımız işi tamamlamadan gitmek istemiyordum.
ESKİŞEHİR VALİLİĞİ
Allah'a şükür önemli bir kısmı tamamlandıktan sonra Eskişehir Valiliği görevi nasip oldu. Eskişehir’e atanacağımı dönemin İçişleri Bakanı telefonla bildirdi. Bana, “Sizi Eskişehir’e gönderiyoruz. Eskişehir için çok uygun olacağını düşünüyoruz.” dedi.
MUTLULUK VE GURUR
Bunu duyduğumda gerçekten çok sevindim. Çünkü Eskişehir benim için yabancı bir şehir değildi. Daha önce burada altı yıl görev yapmıştım. Sivrihisar ve Tepebaşı’nda çok güzel dostluklar kurmuş, şehri yakından tanımıştım. 21 Ocak 2026 tarihinde görevime başladım. Eskişehir’de yeniden bulunmak benim için büyük bir mutluluk ve gurur oldu.
Bu şehre en güzel şekilde hizmet etmenin gayreti içindeyim.
BENİ BEKLİYORMUŞ GİBİ
Göreve başladığım ilk günden itibaren vatandaşlarımızdan çok sıcak bir ilgi gördüm. Esnaf ziyaretleri yaptım, mahallelere gittim, vatandaşlarımızla bir araya geldim. Halkın içinde olmayı, onların sorunlarını doğrudan dinlemeyi çok önemsiyorum. Eskişehir’in beni bekliyormuş gibi bir hâli vardı. Vatandaşlarımızla çok kısa sürede güzel bir bağ kurduk. Ben makamda oturan bir yönetici olmak istemiyorum. Vatandaşın arasında bulunmak, derdini dinlemek ve imkânlar ölçüsünde çözüm üretmek istiyorum.
SEN BİZDEN BİRİSİSİN
6 Mayıs’ta Mihalıççık ilçemizin Yunus Emre Mahallesi’nde düzenlenen etkinliklere katılmıştık. Protokolle birlikte kalabalığın arasından geçerken yaklaşık 70 yaşlarında bir teyzemiz bana seslendi. “Sayın Valim!” dedi. Yanına gittim. Bana, “Seni üç gün önce televizyonda izledim.” dedi. Ardından da, “Sen bizden birisin, bizden birisin.” diye ekledi. Bu söz beni gerçekten çok mutlu etti. Bir vatandaşımızın bizi kendisinden biri olarak görmesi, benim için alınabilecek en güzel iltifatlardan biridir. Çünkü kamu görevlisinin vatandaşla arasında mesafe olmaması gerektiğine inanıyorum.