Yeni üniversiteyi kazanmış bir öğrenci olduğunuzu düşünün…
………..
Ya da çocuğunuz üniversitenin güzel bir bölümünü kazandı…
………..
Peki, öğrenim göreceği şehir nasıl olmalı?
………
Hangi özellikleri içinde barındırmalı?
………..
Öncelikle huzurlu bir kent olmalı…
………
Öyle ya, çocuklarımız, gençlerimiz güven içinde okumalı…
………
Gözümüz arkada kalmamalı…
………..
Sonra barınma sorunu olmamalı…
………
Büyük devlet yurtları, apartlar bulunmalı. Ama yurtların ücretleri, apartların kiraları pahalı olmamalı…
………..
Ev sahipleri öğrenciye hoşgörülü olmalı. Kendi çocuğu gibi davranmalı…
………..
Ve en önemlisi yaşayan bir kent olmalı…
………
Öğrenciler istediği zaman sinemaya gitmeli, tiyatro izlemeli. Opera ve senfoni ile ruhunu beslemeli…
………
Yeri geldiğinde kız kıza bara gitmeli. Orada güler yüzlü garsonlar görmeli…
………
Erkekler onları rahatsız etmemeli. İki bira, bir patates tavaya da eşek yüküyle para verilmemeli…
………….
Tarihi evleri görmeli, geçmişi içine çekmeli, müzelere gitmeli, her şeyi görerek öğrenmeli…
…………..
Masal Şatosu’nu, korsan gemisinin sadece masal kitaplarında olduğunu düşünmemeli. Kendi gözleriyle görmeli…
………
Hayvanat bahçesine gitmeli, akvaryumda balıklarla birlikte yüzmeli…
…………
O kentin fuar merkezi olmalı. Özellikle kitap fuarları yapılmalı…
………..
Sevdiği kitapları yazarının elinden almalı. Onlarla selfie yapmalı, bu mutluluğu anı olarak saklamalı…
………
İşte öğrenci bunları ister, böyle bir kentte yaşamayı hayal eder…
………
Eskişehir’i görünce de sever, “İşte burası tam benim kentim” der…
………
Bu nedenle Eskişehir öğrenci kenti olmayı hak eder…
…………….
Bu yazıyı 2019 yılının Nisan ayında Eskişehir Ticaret Odası Dergisi’nin “Eskişehir’de Yükseköğretim” konulu sayısı için yazmıştık…
………
Aradan tam 7 yıl geçmiş…
…………
Eskişehir bu süre içinde sadece öğrenci kenti değil…
……………
Her alanda Türkiye’nin gözbebeği il konumuna gelmiş…
……
Ve son seçimde Eskişehirliler, kentin yönetimini kadın belediye başkanına teslim etmiş…
………………
Eskişehir çağdaş bir kent olduğunu bir kez daha göstermiş…
TEMEL’İN KÖŞESİ
O İŞ!
Temel ile Fadime yeni evlenmişler. Fadime ‘Bak Temel, benim saçım topluysa, o iş olmaz. Yarısı açık, yarısı topluysa, belki olabilir. Tümüyle açıksa olur’ demiş. Temel şöyle cevap vermiş ‘Bak Fadime ben her akşam rakı içerim. Bir duble içersem o iş olmaz. İki duble içersem, belki olur, belki olmaz. Ama üç duble içersem, saçına başına bakmam ona göre…