Es-Es Bandosu desteğinde P. Sanches, Trump’a karşı!..

Abone Ol

Önceki gün televizyondan akşam haberlerini izliyorum. Son bir hafta ve öncesinde haberlerin ağırlığı, doğal olarak sınır komşusu olduğumuz İran’ın ABD ve İsrail iş birliği saldırıları. Artık buna saldırı denmiyor:
-3. Dünya Savaşı’nın ilk kıvılcımları!..

Hani 3-4 ay öncesinde İsrail’in, yine ABD’nin desteğinde füze saldırıları ile başlattığı, İran’ın üst düzey yöneticilerinin ve askerî önderlerinin katledildiği “12 Gün Savaşları” olarak tarihe geçen saldırıların devamı gibi bir savaş!..

O günlerden alışkın gibiyiz sanki. Haberlerin arasına giren karşılıklı füzelerin ateşlendiği, onların gökyüzündeki ışıklarının canlı yayınlarda, maç izler gibi izlediğimiz füze görüntüleri sanki.

O günlerden bu yana İsrail bastırıyor: “Devamını getirelim” diye. Arada yapılan açıklamalara bakılırsa Başkan Trump “İstemez, yeter bu kadarı” havasında!.. Yine de arada bir “füze gibi” açıklama salvolarını tekrarlıyor bir yandan da..

Venezuela’nın tadı damağında!..

Hatırlıyoruz: Bugünlerde İran’a karşı söylediği gerekçeleri Venezuela başkanı için de öncesinde tekrarlayıp duruyordu:
-Bu diktatör Amerika’ya saldırma hazırlığında!..

Bir gece baskınında diktatör Maduro’yu eşi ile birlikte ve pijamalarıyla yakalayıp (!) Washington’a getirdikten sonra… Ve de yerine bakacak birilerini belirleyince niyeti belli oldu:
-Venezuela petrolü artık bizim denetimimizde. Biz işleyeceğiz, Amerika halkı zenginleşecek!

Bir süre “Çocuk pornosu” skandalıyla hırpalandı. İktidar gücüyle skandalın üzerine bir şal çekince aklına yeniden kafasındaki İran geldi!.. Orası da Venezuela gibi petrol zengini bir ülkeydi. Üstelik iş başına geldiğinden beri global rakip olarak gördüğü Çin, petrol ihtiyacının yüzde 30’una yakınını İran’dan sağlıyordu.

Öyleyse, dinî lider Hamaney ve üst düzey yöneticilerini ortadan kaldırıp, halkını da parçalara böldükten sonra gerisi kolaydı:
-İran petrolü de ABD’nin denetiminde!..

Birinci hedef başarıldı. İkincisinde tıkandı şimdilik!.. Dilinin altındaki bakla ısınmış olacak ki çıkardı. Baksanıza dün neler söylüyordu:
-Kürtler saldırırsa harika olur. Onlara yardımda da bulunuruz!..

İşte bizi yakından ilgilendiren Trump’ın bu planı...

Karşı duruş, P. Sanchez’den.

Yazının başlığına çektiğim Es-Es Bandosu eşliğinden bir tribün görüntüsü! Sunucu tartışma programının ikinci bölümüne geçerken; “Pedro Sanchez’e bir destek de tribünlerden” diyerek 10 saniyelik bir videoya bıraktı ekranı…

-O marş, o şarkı, dalgalanan, oley oley çeken tribündeki taraftarlar hiç yabancı gelmedi bana…

Açıkçası o kısa anda hiç yabancı gelmedi bana ama fazla da üzerinde durmadım!.. Biraz sonra kardeşim Ersin Kemerden arıyor:
-Abi, Arslanlar grubuna attığım videoyu izledin mi? Helal olsun Eskişehirspor taraftarlarına.

Açıp baktım dikkatlice. Yukarıda izlediğimi söylediğim videodan epey uzun. Orada fark ettim:

Bir grup Es-Es tişörtü giymiş, tribün dolu taraftar, bir zamanların Es-Es Bandosu’nun trombonlarının eşliğinde, ellerinde bayrakları, kimileri de atkıları sallayarak “oley, oley” çekmekte.

Stat bizim eski Atatürk Stadı değil, yenisinde hiç olmadı. Sanıyorum İstanbul’un yenilenmiş statlarından birinde çekilmiş görüntüler. Sonradan öğreniyorum ki kim bulup koymuşsa kısa sürede çok dolaşmış bu video. Amacı;

-İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’e destek ve teşekkür.

Sanchez ki Avrupa’daki tek sosyalist siyasetçi. O sıfatından dolayı da İran savaşı için Amerika’ya kafa tutan lider.

Hatırladım; bir Avrupa Birliği toplantısına katılan diğer ülkelerin liderleriyle birlikte ve elinde bir tek “İmamoğlu’na Özgürlük” pankartı taşıyan lider!..

-Teşekkürler Pedro Sanchez!..