Düşünmek

Abone Ol

Düşünmek, yalnızca zihinden fikir geçirmek değil; gördüğümüz, yaşadığımız ve hissettiğimiz şeyler arasında ilişki kurmak, sorgulamak, anlamlandırmak ve gerektiğinde kendi düşüncemizi değiştirebilmek demektir. Düşünmenin düşmanı cehaletten çok kesinliktir. İnsan, bilmediğini bilmediği zaman düşünme kapasitesi daralır. “Ben biliyorum.” cümlesi bazen düşünmenin sonudur. Oysa bilginin başlangıcı, kendi bilgisinin sınırlarını fark etmektir.

İnsan neden düşünmekte zorlanır? Çünkü düşünmek zihinsel olarak maliyetlidir. Beyin, sürekli olarak daha hızlı ve daha az enerji gerektiren yolları tercih eder. Alışkanlıklar, önyargılar, duygular, korkular ve ait olduğumuz grubun kabulleri düşüncelerimizi etkiler. Düşünce bir sonuç, düşünmek ise bir süreçtir. Bir düşünceye sahip olmak kolay, onu sorgulamak zordur. Düşünmek, bazen kendi düşüncenle mücadele etmektir. Çünkü insanın en büyük entelektüel cesaretlerinden biri, kendi fikrinin karşısında durabilmesidir. Bu nedenle gerçek düşünme, haklı çıkma gayreti değil, gerçeğe biraz daha yaklaşma çabasıdır. Düşünmek, insanın dünyayla kurduğu ilişkinin en temel eylemidir…

İnsanı tanımlarken bile düşünebilme yeteneği öne çıkarılır. Ünlü filozof, matematikçi ve dil felsefesi konularında yaptığı çalışmalarla bilinen Ludwig Wittgenstein’ın önemli bir sözü var bu konuda: “Bir insan kilitli olmayan, içeri doğru açılan bir kapıyı sürekli dışarı doğru itiyorsa ve kendine doğru çekmek aklına gelmiyorsa o odada hapistir.”

Düşünememek, tutukluluk hâlidir; biat kültürünün özünü oluşturur. Özgürleşmeyen zihin köleleşir ve itaati altında bulunduğu sistemi ve efendilerini yüceltmekle kendini ve eylemlerini olumlamaya çalışır. Buyurgana ve boyunduruğa saygı, bir ahlak normuna dönüşerek normalleşir, hatta olumlanır. Düşünmeyi sevmemek, çok geçmeden düşünmeyi becerememeye dönüşür. İnsan zihni, konfor alanında rahatlamayı seçer ve kendisi yerine düşüneni takip etmeyi yeğ tutar. Düşünmenin yerini “inanmak” aldıkça insan kendine yabancılaşır. Yabancılaşma, asıl olandan farklı hâle gelme durumu değil, farklı hâle gelenin “asıl” olma durumudur. Kendine yabancılaşan, artık o insan olmaktan uzaklaşmıştır…

NOT: Emekliye her gün tatil ancak bana biraz izin, azıcık dinlenmek; bu sıcaklarda düşünmeye biraz ara vermek istiyorum. Müsaadenizle…