CHP'de partiye gönül vermiş insanlar “Madem bizi diğer partilerden ayıran en önemli özellik demokrasiye olan inancımız, o halde demokrasi önce gönül verdiğimiz partimizde uygulanmalı” diyor.
***
Demokrasinin gereği olarak da haklı olarak “Partinin adaylarını partinin üyeleri belirlemeli” düşüncesinden hareketle aday belirleme yönteminin ön seçimle olması gerektiğini savunuyor.
Kaldı ki bunu savunurken olmayacak bir şeyi istemiyor partililer.
Partinin bizzat tüzüğünde yer alan aday belirleme yönteminin uygulanmasını istiyor.
***
Partide ön seçimi isteyenler kadar bu aday belirleme yöntemini istemeyenler de var.
Bu istek her dile getirildiğinde ilk ses çıkartanlar onlar oluyor.
“Şimdi ön seçim istemenin sırası mı?” diyorlar.
“Ortada fol yok yumurta yok bu istenilen neyin ön seçimi?”diyorlar.
“Üye yapısı nitelikli ve uygun değil” diyorlar.
Hatta...
“Şu iktidardan bir kurtulalım, sonra demokrasiyi uygularız” diyenler bile çıkıyor.
***
İşin ilginç tarafı, partide ön seçim isteklerine tepki gösterip “Ortada seçim yok. Şimdi bunun zamanı mı?” diye karşı çıkanlar, adayların atama ile belirlenmesi sonrasında “İş işten geçti, geç kaldınız. Ön seçimi adaylar belirlenmeden önce isteyecektiniz” diyerek, adeta dalgasını geçiyorlar.
***
Sonuç olarak:
CHP içinde her dönem “Adaylarımızı partimizin üyeleri belirlenmeli” diyen bir kesimle “Şimdi bunu istemenin zamanı mı?” diye karşı çıkan bir kesim var.
Parti içindeki bu iki kesimin karşı karşıya gelmesi partide ister istemez kırılmalara yol açıyor.
Yaşanan bu kırılmaları önlemenin görünen iki tane yolu var.
CHP ya tüzüğünde yer alan “Hakim huzurunda, üyelerin katılımı ile yapılacak aday belirleme yöntemi” ni koşulsuz uygulayacak.
Ya da...
Bu yöntemi tüzüğünden tamamen çıkartacak.
Zira...
Tüzükte olup da uygulanmayan bir yöntem partinin resmen ayarını bozuyor...
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
KOCA İKİ YIL HEBA OLDU...
-Eskişehir, çeşmelerden akan kullanma suyunu Porsuk Barajından alıyor.
-Porsuk barajının suyu Kütahya’dan başlamak üzere Eskişehir’e gelinceye kadar müthiş bir kirlenmeyle karşı karşıya.
-Suda Nitrit, Nitrat ve Amonyak gibi insan sağlığına son derece tehlikeli kimyasal maddeler var.
-Suyun bu kimyasallardan temizlenmesi için başka bir kimyasal işleme tabi tutulması lazım ki, bu hem çok pahalı bir yöntem hem de tamamen sağlıklı bir suyu ortaya çıkartmıyor.
***
-Eskişehir’in merkez nüfusu 950 bin civarında. yaklaşık120 bin metreküp suya ihtiyacı var.
-2030 yılında nüfus 1 milyon 200 bin olacak ve 150 bin metreküp suya ihtiyaç olacak.
-Bu yüzden yeni su kaynağına ihtiyaç var.
***
-İşte bu yüzden Eskişehir Porsuk suyundan biran önce vazgeçmeli.
-Bu konuda çaresiz değiliz.
Alternatif su kaynaklarımız mevcut…
-Çifteler ilçesinde, saniyede 1,5 metreküp, 24 saatte 130 bin metreküp fışkıran su var. Bu su doğal eğimle Eskişehir’e gelebilir. Seyitgazi’de yer altı sularının yüzde 15’i ancak kullanılabiliyor. Suyun geri kalanı yine doğal eğim ile Eskişehir’e rahatlıkla gelir. Böylece şehir de Porsuğun kimyasallı suyuna mecbur kalmamış olur.
***
Bu konuda DSİ'nin bir çalışması olduğu ve proje çalışmasının son aşamaya geldiğini öğrendiğimizde sevinmiş ve “Umarız bu proje bir şekilde siyasete kurban gitmez” yorumunda bulunmuştuk.
Aradan iki gün geçti korktuğumuz oldu.
Eskişehir'i Porsuk Barajından alınan suya mahkum bırakmayacak alternatif su kaynağı umudu, “Debi düştü-Teknolojik olarak mümkün değil” gibi çeşitli bahaneler ortaya konularak resmen siyasete kurban gitti.
Koca iki yıl resmen heba oldu!
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
DEFALARCA BAKANA MEĞER BOŞUNA GİDİLMİŞ...
Yıllardır bir türlü bitmeyen ilçe yollarının tamamlanması için defalarca Ulaştırma Bakanına ziyarette bulunuldu.
***
Milletvekilleri gitti, İl Başkanı gitti, heyetler gitti...
Her defasında, aralarında yıllardır tamamlanmayan ilçe yollarının gerekli ödenek gönderilerek tamamlanması talep edildi...
***
Buna rağmen yapımına başlanılan ilçe yollarının tamamlanması için gereken ödenek bakanlıktan bir türlü gönderilmedi.
***
Mihalgazi Belediye Başkanı sosyal medyada kıyafeti üzerinden hakarete uğrayınca, olay bir anda ülke gündemine oturunca, Cumhurbaşkanı bu duruma hassasiyet gösterip, kendisini bizzat görevlendirince, Ulaştırma Bakanı soluğu Mihalgazi ilçesinde aldı.
İlçeye adımını atar atmaz da “Mihalgazi yolunu seneye bitireceğiz” açıklaması yaptı...
***
Velhasıl iş bir anda tersine döndü.
Yukarıda da söylediğimiz gibi, eskiden yolların yapılması için bakana gidilirdi, Mihalgazi Belediye Başkanıyla ilgili yaşanan olay bu kez bakanın gelmesine neden oldu.
Ve anlaşılacağı üzere, Mihalgazi yolunun diğer ilçe yollarından daha önce tamamlanma ihtimali ortaya çıkmış oldu...
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,