Tam 1 ay olmuş Bay Kemal filminin son versiyonunu izlemeye başlayalı!
Bir şeyi daha anladım: O filmi izlemeye başlayalı da neredeyse 13 yıla ulaşmışız. Keyifle, bir parça da umutla umutla izliyorduk tanıtım jeneriğini!..
Öyle ya CHP’de yeni bir yüz çıkıyordu sahneye.
-Hem de başrolde!..
Gerçi öncesini de giderek öğrenmeye başlamıştık medyamız sayesinde. Kendisi uzun yıllar Sosyal Sigortalar Kurumu’nun Genel Müdürlüğünü yapan biriydi. Bu göreve Bülent Ecevit’in Başbakanlığı döneminde atanmıştı. Sonrasında selefi Demirel de kendisine ulaşan referanslar nedeniyle “kıyamamış” görevine devam etmesini sağlayan Başbakan olmuştu..
Bu arada bir parantez açalım. CHP’de figüran rollerinde bir milletvekiliyken, doğrusu yavaştan kendisini parlatmaya başlamıştı. Zamanın AKP’sinin önde gelenleri, belediye başkanlarıyla TV’lerde tartışma programlarında görünmeye başlamıştı. Doğrusu, edindiği belgelerle, onları savunmasıyla başarılı bir portre çiziyor, ilgi görüyordu.
Kim ‘görevlendirdi’ soruları!..
Daha doğrusu, kim/kimleri, “hangi güç odakları” olarak düzeltip, bir parça daha gerilere dönüş yapalım: Bugünlerde anlaşılıyor ki “Bay Kemal” SSK’dan emekli olduktan sonra, siyasette de “güç olmayı” kafasına yerleştirmiş!.. Şu “butlan” olayı sonrasında kendisini iyi tanıyan meslektaşları tarafından ortaya atılan “iddialara” göre, önce DYP kanadındaki çevresi tarafından girişimlerde bulunuyor.
-Nedense pek yüz verilmiyor kendisine!..
Olmadı, CHP’ye yanaşıyor. Kimlerin referansıyla (Belki de Deniz Baykal!) bilinmiyor: Kabul görüp önce üye, sonra milletvekili yapılıp, idealini gerçekleştirmek üzere adım adım, sabırla yürümeye başlıyor.
Ya CHP Genel Başkanlığı?..
***
Enteresandır, orası biraz karışık!.. Bilinen, parti içinde en yakıştırma tabiri ile “usta hizipçi” olarak bilinen merhum Deniz Baykal (Kumpas mı, yoksa gerçeği var mı belirsiz) bir özel hayat müdahalesiyle karşılaşıyor! Yani, bir beklenmedik kaset dolaşıma sokuluyor!) ve istifa etmek zorunda kalıyor.
-CHP’yi alıyor bir telaş: Kimi genel başkan yapsak?
Yanılmıyorsam sevgili hemşehrimiz Cevdet Selvi’nin geçici genel başkanlığında kulisler, gruplaşmalar derken birden “Kemal Kılıçdaroğlu” adı ön plana çıkıyor. epey bir aday adayı arasından, Genel başkanlığa buyur ediliyor! Ama hatırladığım bi şey var: Partinin değişmez Genel Sekreteri Önder Sav’ın, KK’nın tercihinde önemli rolü olduğudur. Bir şey daha;
-Bay Kemal’in ilk seçimde Önder Sav’ı listeye almayarak siyasetten elemesidir!..
Bu fotoğrafın hikayesi!..
Son 1 ayda CHP’de yaşananlara ve kamuoyunun butlanla yatıp kalkmasına “aldırış etmeden!” çok özet bir Kılıçdaroğlu profili çizmeye çalıştım.
Üstelik de gördüğünüz fotoğrafı, sevgili meslektaşım Emine (Avcı) Çiftçi arşivinden arakladıktan sonra değerlendirmek istedim!
***
Cemiyetimizin o zamandaki yönetim kurulu, günübirlik bir Ankara turu düzenlemiş. Bendenizi de (onursal Başkan olarak davet etmişler) Sanırım turun başlangıcında ilk durak Milletvekilimiz Kültür Turizm Bakanı Nabi Avcı ziyareti var.
Bizimkileri (Milletvekilleri) arayıp bir de TBMM’ye uğrayalım, denmiş olmalıyız ki, gittik. Tam tarihini Emine Çiftçi bildiriyor: 18 Mayıs 2016!..
Meclis’in bahçesinde bizimle sevgili milletvekilimiz Utku Çakırözer ve Hemşehrimiz İzmir Milletvekili Atilla Sertel ilgileniyor. Bir ara yanımıza gelip duyurdular:
-Heyetimizi saat 15.00’de sayın genel başkan bekliyor.
Kalkıp gittik. Kemal Bey nezaketle karşıladı EGC heyetini biraz hal hatır, ayrılıyoruz. Milletvekillerimiz “Bir anı fotoğrafı çektirelim deyince koltukların arkasında dizilmeye başladı arkadaşlar. Kemal Bey, kadın olarak yanındaki koltuğa davet ederken, bana dönüp “üstad siz de benim yerime deyip arka sıraya geçti.
_-Böyle bir hikaye işte!
_____________
Ayaktakilerin başlında yer alan iki kişiye tanımıyorum. Ön koltukta ben ve Emin’e çiftçi. Arkadakiler (soldan sağa) Mv. Utku Çakırözer, Bülent Özyazıcı, Yılmaz Karaca, Bay Kemal, Hakkı Sağlam, Mv. Atilla Sertel…