Zeka Testi Merkezi diye bir merkez var.
Bu merkez her yıl araştırma yapıyor.
Araştırmanın sonuçlarını da kamuoyuyla paylaşıyor.
Söz konusu merkezin yaptığı araştırmalarda Eskişehir sürekli üst sıralarda yer alıyor.
Yani…
Eskişehir, söz konusu araştırma sonuçlarına göre Türkiye’nin en zeki şehirleri arasında sürekli ilk sırada yer alıyor.
***
Son yapılan araştırmada Eskişehir yine Türkiye'nin en zeki ili olmuş.
Zekilik konusunda Ankara ve İstanbul'u sollayan Eskişehir, dünya sıralamasında da 15’inci sıraya yerleşmiş.
***
Yapılan araştırmada dikkate alınan kriterleri ya da araştırmanın doğruluğunu veya yanlışlığını elbette tartışmayacağız.
Ancak…
***
Zeki olmanın en büyük özelliği anlatılırken, hatta zekiliğin tanımı yapılırken genelde şu söylenir:
“Zeki insanlar, karşılaştıkları her problemi ve her zorluğu kolayca halletmesini bilen insanlardır.”
***
İşte yapılan bu tanım, bizi ister istemez Eskişehir’in gerçekten zeki bir kent olduğu konusunda şüpheye düşürüyor.
***
Zira…
***
Madem zeki insanlar, karşılaştıkları her problemi ve her zorluğu kolayca halletmesini bilen insanlar; o halde zeki insanların yaşadığı bir şehirde sorun ve problem olmaması gerekir, değil mi?
***
Hatta…
***
Var olan sorun ve problemlerin de zeki insanların yaşadığı bir şehirde kolayca halledilmesi gerekir, öyle değil mi?
***
Öyleyse…
***
Bu kadar zeki bir kentte biz niçin yapısal sorunları bir türlü çözemiyoruz?
Madem zeki bir şehiriz, o halde başta ulaşımla ilgili sıkıntılarımızı yıllardır niçin halledemiyoruz?
Gerçekten zeki bir şehir isek, bu zeki şehirde neden her şey olabildiğince vasat?
Sahiden zeki bir il olsaydık, örneğin bu şehir ismi büyükşehir olmasına rağmen niçin küçük bir şehir konumunda?
Bu kadar zeki bir kente neden hâlâ kasaba dedikodusu hâkim?
***
Demek ki…
***
Ya bu araştırma sonucu yanlış ya da bu şehrin zekiliği ile ilgili oluşmuş, incelenmeye değer bir algı var…
Metni içeriğini değiştirmeden, yalnızca dil bilgisi, imla ve anlatım bozuklukları açısından düzelttim:
BAKANLIK SİYASETEN Mİ YAPMIYOR? YOKSA UMURSAMIYOR MU?
Eskişehir'de Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi ihtiyacı had safhada.
Odunpazarı Belediyesi, bu eksikliği bir nebze kapatabilmek adına bir Yaşlı Bakım Merkezi açmaya karar veriyor.
Eskişehir'in önemli iş insanlarından Lütfü Yüksel bunu duyuyor, “Madem bu şehirde para kazandık, bu şehre olan borcumuzu da ödememiz lazım” düşüncesiyle söz konusu merkezin maliyetini karşılamayı üstleniyor.
Bunun üzerine Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi tamamlanıp hizmete giriyor.
Ancak...
Bu merkezde hizmet alan yaşlıların bakımlarının yanı sıra bir de doktor kontrolünde olması lazım.
Belediye, Sağlık Bakanlığı’ndan söz konusu merkeze doktor görevlendirmesi için defalarca talepte bulunuyor ama gelin görün ki bu görevlendirme bir türlü yapılmıyor.
Şimdi şöyle bir durum var ortada:
Bakanlık eğer söz konusu Yaşlı Bakım Merkezi’ne talep edilen doktor görevlendirmesini ciddiye almadığı ve umursamadığı için yapmıyorsa, bu çok kötü bir durum...
Eğer Bakanlık bu merkeze doktor görevlendirmesini siyaseten ve kasıtlı olarak yapmıyorsa, bu daha da kötü bir durum yaratıyor.
ESKİŞEHİR TEKNİK ÜNİVERSİTESİNİN İKİ HEDEFİ...
Sekiz yıl önce Anadolu Üniversitesi'nden bölünerek kurulan Eskişehir Teknik Üniversitesi'nin Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan ile konuşuyoruz...
Üniversitenin kısa sürede küçümsenmeyecek bir yol aldığını söylüyor önce.
Ardından...
Üniversitenin, Türkiye'nin tek Deprem İzolatör Test Merkezi’ne sahip olduğunu; olumlu sonuçlanan patent yüzdesi göstergesinde yüzde 16'lık oranla Türkiye birincisi olduğunu ve yıllık 112.600 yolcu ile en fazla yolcu taşıyan 16'ncı havalimanına sahip bir üniversite olduğunu söylüyor.
***
Rektör Özcan, üniversitenin ESTÜ olan kısaltma ismini kullanmama kararı almış.
“ODTÜ mesela. Bu kısaltma ile anılmaya başlanması hiç kolay olmadı. Önce Orta Doğu Teknik Üniversitesi oldu, sonra ODTÜ. Biz de önce Eskişehir Teknik Üniversitesi olacağız, sonra ESTÜ” diyor.
Kendisine iki büyük hedef belirlemiş...
Birincisi; üniversitenin tüm programlarını İngilizce eğitimle verilecek hale getirmek, ikincisi de Eskişehir Teknik Üniversitesi’ni bir Araştırma Üniversitesi statüsüne kavuşturmak...
***
Her iki hedefin de Eskişehir Teknik Üniversitesi’ni nitelikli hale getireceğine, üniversitenin geleceği için bu konumun Eskişehir'e de çok yakışacağına inanıyor.
Anlattıklarını dinlerken kendisini son derece gayretli ve kararlı gördük...
Umarız Eskişehir Teknik Üniversitesi bu iki hedefe en kısa sürede ulaşır.
Kendisinin de söylediği gibi, bu hedeflere ulaşmış nitelikli bir Teknik Üniversite Eskişehir'e de çok yakışır...
SAKSIDA YAŞAMIYORSANIZ EĞER...
Bir okur uyarmış…
“Önemli konulara değiniyorsunuz. Her gün okuyorum. Ama bir de asgari ücret ile insanların nasıl geçinebileceğini yazın.”
Bu arada not da düşmüş…
“Gazeteyi ya internet sitesinden ya da kahvehanede bedavaya okuyorum.”
Valla asgari ücret alan birinin ailesiyle birlikte nasıl geçinebileceğinin formülünü bilmemiz mümkün değil.
Zira…
3-4 kişilik bir ailenin çay-simit hesabı bile asgari ücreti tutturamıyor.
O yüzden okur bize dünyanın en zor sorusunu sormuş.
Ama yine de cevap vermek lazımsa şunu söyleyebiliriz:
Asgari ücret, eğer saksıda yaşayan bir bitki değilseniz, kimseye; hele bir aileye asla yetmeyecek bir ücrettir.
Daha da önemlisi…
Bildiğiniz utanç ücretidir!